FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


gazetecilik sansur seref mahkeme feraset





palavra
kovulan minik kus emin colasan ve eski patronu arasindaki dava butun hiziyla ve yeni yeni gercekleri ortaya cikararak devam ediyor.
ayrintilari okumak benim icin eskilerin pehlivan tefrikalarini takip etmeleri gibi heyecanli bir hal aldi

oncelikle kimsenin parasinda gozumuz yok ama ertugrul ozkok un iddiasina gore colasana bir bucuk milyon dolar prim vermisler
hamdolsun alnimin teriyle kazandigim uc kurusu , kiralik kalemlik yaparak kazanilan milyonlara tercih ederim
ama yinede sormak lazim asgari ucretin malum oldugu ulkemizde kim kime milyon dolari nicin vermis

VERGISI ODENMISMI?

takip edilsin , hic bir hakikat gizli kalmasin Wink

hem yazilarinda milli duygular mevzu oldugunda mangalda kul birakmaya biri nasil dolar uzerinden maas ister bu da kendisine sorulsun.(mahkeme gibi oldu biraz)





ikinci perde ise sansur ve serefle ilgili

vaktinde bu emin efendi

--merhum yavuz gokmeni kastederek gercek bir gazeteci yazisina sansur uygulatmaz
uygulatiyorsa ya istifa eder ya serefsizdir demisti

simdi kendisni mahkemey veren eski patronu karsisinda kankasi bekir coskunu sahit gostererek hurriyette her yazara sansur uygulandigini soylemis
bekir coskun da mahkemede bu sekilde ifade vermis

yani emin colasana gore hurriyetteki butun yazarlar serefsiz oluyor malesef

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=24.10.2008&y=TahaKivanc


yine bir hurriyet yazari sansurlumu sansursuzmu oldugunu bilmedigim bir yazisinda

gayet kendinden emin bir sekilde birlesmis milletler gecici guvenlik konseyine secilemeyecegimizi

yazmis . netice herkesin malumu acaba bu zat yanilttigi okuyucularindan ozur dileme veya ben bu isi kiviramiyorum dusuncesiyle istifa yolunu dusunuyormu?

Quote:
Hey Allah'ım, ne büyüksün; bu günleri de mi bana gösterecektin!

Son haberi herhalde almışsınızdır. Hürriyet'ten kovulan Emin Çölaşan'ın yazdığı kitapta ileri sürdüğü iddialara itirazı olan Aydın Doğan yargı yoluna başvurmuştu. Aydın Bey gazete yazarlarına sansür uyguladığı iddiasına itiraz ediyor. Emin Çölaşan da tanık da göstererek Türkiye'nin en büyük medya patronunun kendisini sansürlediğini ispata çalışıyor.

Bir ara konuyla ilgili eski yazılarımı kanıt olarak mahkemeye sunacağını işitmiştim. Şimdilik Bekir Coşkun'la idare edeceği anlaşılıyor. Halen Hürriyet'te yazan Bekir Coşkun Ankara'da yargıca ifade vermiş. “Evet” demiş Hürriyet yazarı, “Hürriyet'te sansür uygulanıyor.”

Dediği şu: “Zaman zaman Ertuğrul Özkök, Emin Bey'e 'İktidarı eleştiriyorsun, takıntı halinde devamlı iktidarı eleştiriyorsun, eleştiriler çok sert, bazen hakaretvari yazılar var, bundan vazgeç' şeklinde uyarıda bulunuyordu. Kitapta yazıldığı şekilde uyarıldığını biliyorum. Ertuğrul Özkök bu uyarılarını davacı Aydın Doğan'ın talimatına istinaden yaptığını söylüyordu. (..) Ben de Hürriyet gazetesinde yazı yazmaktayım. Üç beş senelik süreçte, bir iki kez benim yazılarıma da Ertuğrul Özkök tarafından müdahaleler olmakla birlikte sorun çıkmadı. Bana müdahale edilen yazılar, hükümet ile ilgili olan yazılardı.”

Kovulduğu için patronu aleyhine yazıp konuşan birinin tanıklığı neyse, ama Bekir Coşkun Hürriyet'te halen yazıyor ve çok okunduğu için de itibar görüyor. Onun “Bizim grupta sansür var” demesinin ağırlığı başka.

Konunun beni ilgilendiren tarafı şu: Uzun yıllar önce, benim çok değerli bir dostum olan Hürriyet'in bir başka yazarı merhum Yavuz Gökmen'e demediğini bırakmazdı Emin Çölaşan; vefatından kısa süre önce de, “Yazıları patron tarafından sansürleniyor, bir tek kelimesinin bile sansürlenmesine razı olan yazar şerefsizdir” diye yazıp dururdu.

Şimdi kendisine o zamanlar bile 'sansür' uygulandığını mahkeme önünde ispat edebilmek için belge topluyor, yakın dostlarını tanık olarak kullanıyor.

Düşmez kalkmaz bir Allah, gerçekten...

İyi de, Bekir Coşkun'un “Bizim gazetede patron hepimizi sansürlüyor, beni bile” demesinden sonra Doğan Medya Grubu'nun yazarları ne yapacaklar? Bekir Coşkun sözgelimi? Kendilerine 'sansür' uygulandığı mahkeme tutanaklarına geçmiş gazetelerde yazarlık yapmaları kendilerini hiç mi rahatsız etmeyecek? Her yazısından sonra, Bekir Coşkun'a dönüp, “Bu yazına da sansür uygulandı mı Bekir Bey?” diye sorsak haksız olur muyuz? Mehmet Y. Yılmaz'a, Yalçın Doğan'a ve diğerlerine...

Yalçın Doğan'ın dünkü yazısının altına eklediği notu okurken beni bir gülme tuttu, görmeliydiniz... Hükümetin önemli bir bakanını hedefe koymuş, iddianın asıl sahibi olan CHP milletvekilini bile sollayarak şunu yazıyor: “Böyle durumlarda insanlar görevlerinden istifa ediyor. 'Ahlaki olmaz' diyerek, istifa ediyor. Beşir Bey klasını konuşturup, istifa eder mi? Sanmıyorum, ama başı çok ağrıyacak, o belli.”

Peki bir yazar ne zaman istifa eder? Aynı gazeteden iki yazarın, mahkemeye çıkıp yemin altında “Bizim gazetede patron sansür uyguluyor” demeleri yeterince bir istifa sebebi sayılmaz mı? “Bana olmadı” demesi bir anlam taşımıyor, çünkü o zaman ya kendisinin müdahale edilecek kadar önemli sayılmadığını, ya da yazdıklarının 'oto-sansür' sonucu olduğunu kabul etmemiz gerekebilir.

Yazarların da istifa etmesini gerektirecek bir dönüm noktası mutlaka vardır.

Bir ay kadar önce “New York'ta bizimkiler kuleye çarptı” diye bir yazıyla çıktı okur karşısına Yalçın Doğan. İşlediği konu Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne geçici üye olarak seçilme arzusuydu. O sırada ben de New York'taydım ve yazıyı okuyunca gülmüş, Türkiye arzusunu gerçeğe döndürdüğünde ele almak üzere bir kenara iliştirmiştim.

O yazıda, İzlanda ve Avusturya karşısında Türkiye'nin şanssız olduğunu dillendiriyor ve bunu BM'deki büyükelçi Baki İlkin'in seçimden kısa süre önce emekli olmasına bağlıyordu. “Büyükelçimiz yok, lobi çalışması boşuna, seçilemeyeceğiz” keskinliğinde bir yazıydı.

Oysa Büyükelçi İlkin'i devrede tutacak formül çoktan bulunmuş, geçici de olsa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatı kendisine verilerek çalışmalarını sürdürmesi sağlanmıştı. Türkiye 191 ülkeden 151'inin oyunu alarak Güvenlik Konseyi'ne seçildi.

Bunu öngöremeyen bir yazıya imza atan yazar “Benden bu kadar” deyip istifayı düşünmezse, kim düşünür Allah aşkına?

Sansürleniyor, ses yok! İddialı yazısı fos çıkıyor, yine ses yok!

Aydın Bey kendine uygun bir yazar kadrosu kurmuş; kovulmadıkça gıkları çıkmıyor.
Quote:


Tanık olarak ifade veren Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Çölaşan'ın kitabında 'yazılara müdahale' olarak anlattığı konuların, Doğan grubunun tüm yayın organlarında geçerli yayıncılık ilkeleri olduğunu söyledi. Bu müdahalelerin sansür anlamına gelmediğini ifade eden Özkök, Çölaşan'ın şahsi meselelerini takıntı haline getirdiğini belirtti. Çölaşan'ın Hürriyet'ten ayrıldığı güne kadar iktidarla ilgili yazı ve eleştirilerini istediği şekilde yaptığını anlatan Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çölaşan her görüşmemizde bana, 'Grubumuzun menfaatleri yönünden hükümet aleyhine yazmamızı istemiyor musunuz?' sorusunu sormuştur. Bu, bende Çölaşan'ın sanki üzerinde bir teyp var, bunu kayıt etmek istediği intibaını uyandırmıştır. Her görüşmemizde kendisine şunu söyledim: 'Siz, Özal, Çiller, Ecevit, Mesut Yılmaz ve Tayyip Erdoğan aleyhine istediğiniz her yazıyı yazdınız. Ancak evrensel gazetecilik ilkelerinin ve yasaların zorunlu kıldığı bazı sınırlar vardır. Biz şunu istiyoruz; şahsi meselelerinizi takıntı haline getirmeyeceksiniz. İnsanlara küçültücü lakaplar takmayacaksınız, iftira atmayacaksınız. Melih Gökçek ile ilgili yazdığınız yazılar yüzünden hakkımızda 76 dava açıldı. Kaybettiğimiz davalar nedeniyle 100 bin doların üzerinde tazminat ödedik. Bunları gazetemiz ödüyor. Kazandığınız davaların tazminatlarını ise kendiniz alıyorsunuz. Ama burada paradan daha önemlisi, yayın ilkelerimizle ters düşmemizdir. Yasaların suç olarak benimsediği yazma tarzını devam ettirmeniz doğru değildir.' dedim.

2001 krizinde Hürriyet'ten 200 tane genç insanı çıkarmak zorunda kaldık. Çölaşan aynı gün maaşının dolara bağlanmasını istedi. Kendisine, 'Bunu yaparsak 10-15 kişinin daha işine son vermek zorunda kalırız' dedim. Buna rağmen ısrar edince maaşını dolara çevirdik. Hürriyet tarihinde dolar üzerinden maaş alan tek elemanımız Emin Çölaşan'dır. Emin Bey, Türk Lirası'nın değerinin yükselmesi üzerine bu defa maaşının Türk Lirası'na çevrilmesini talep etmiştir. Ayrıca çalıştığı süre boyunca Hürriyet'ten 1 milyon 500 bin dolara yakın prim almıştır. Bu bilgileri şu nedenle veriyorum, bizim Çölaşan ile meselemiz, hükümeti eleştirmesi değildir. Kendisi ile anlaşamadığımız konu, Doğan Yayın Konseyi'nin ilkelerine uymamakta direnmiş, bir anlamda kendisini gazetenin üzerinde görmüştür. Dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir gazetede böyle bir tavra izin verilmez.''

Türenç: Çıkan haberden patronun haberi olmaz

Hürriyet Yazişleri Müdürü Tufan Türenç de, yazılarındaki yasalara aykırı bölümleri Emin Çölaşan'ı uyararak düzelttiklerini, bundan gazete patronunun hiçbir zaman haberi olmadığını söyledi. Davalı avukatının konuyla ilgili sorusuna da şu cevabı verdi: "Patronların haberin girişinden ve çıkışından haberi olmaz. Böyle bir gelenek yoktur. Aydın Doğan'ın yayına hiç müdahalesi yoktur. 20 yıldır köşe yazarı olarak Aydın Doğan'ın herhangi bir müdahalesine ve imasına tanık olmadım. Yazara danışmadan yazıdan bir sözcük bile atmayız."Mahkeme, diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

Çölaşan: Çıkarları için sansür uyguladılar

Çölaşan, Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra 'Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi' adlı bir kitap yazarak Aydın Doğan hakkında çeşitli iddialarda bulunmuştu. Doğan grubunun çıkarları için yazılarına sansür uygulandığını savunan Çölaşan, özetle şu ifadeleri kullanmıştı: "Ankara'daki görüşmemizde Özkök bana şöyle dedi: 'Bak, Doğan Grubu'nun bütün kuruluşları çok iyi gidiyor. Fakat hükümet isterse en sağlam kuruluşları, bankaları bile bir günde batırır. Senden ricam iki-üç ay hükümetle ilgili bir şey yazma. Aydın Bey'in ricasıdır.' Bunun mümkün olmadığını söyleyince 'O halde bir ay yazma.' dedi." Aydın Doğan, iddialar üzerine 50 bin YTL'lik tazminat davası açmıştı.
Embarassed
Related topics
Yarışma!!! En Parlak fikre, centilmene, sevilene 500MB...
Telefonlara Format Atmak
Türkiye ye Çin Usulü İnternet Sansürü:@
bir kez daha galatasaray.
lig deki sike iddialari.
Saddam İdam Edildi
tusiad dan demokratikleşme(!) raporu
bosna-soykirim
gazeteci transferleri
Youtube'a erişim kapatıldı
sansur
Suçu: İnternetten kadın hakları raporu indirmek
Samsung’u Şok Eden Mahkeme Kararı
Samsung’dan rakibi Apple’a mahkeme darbe
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.