| Quote: |
Bardakta mısırdan sonra Malezya’dan bu kez de helal diş macunu ithal ettik. İçinde anason bulunmayan helal sertifikalı diş macunu Mu’min adıyla piyasayada...
Bardakta mısırdan sonra Malezya’dan bu kez de helal diş macunu ithal ettik. Fatih Koç adlı girişimci içinde anason bulunmayan helal sertifikalı diş macunu getirterek Mu’min adıyla piyasaya sürdü.
“Artık sizin de bir diş macununuz var” sloganıyla tanıtılan macunlar marketlerin yanı sıra dini yayınevlerinde de satışa sunuldu. Dişlerini helal macunla fırçalamak isteyenler saf nane şeker aromalı Mu’min’i evine de isteyebiliyor. Malezya İslam Kalkınma Dairesi ve Malezya Müslüman Tüketiciler Birliği tarafından denetlenerek helal sertifikası alan macunun kutusunda da bu bilgiler yer alıyor.
175 GRAMLIK DEV TÜP
175 gramlık tüpüyle Türkiye’deki diş macunları arasında en büyüğü olan yeşil kutulu Mu’min’in fiyatı ise 5 YTL. Memnun kalınmadığı takdirde ürünü 15 gün içinde iade aldıklarını söyleyen Türkiye Distribütörü Koç, “Anasonun bazı çeşitlerinin belli bir oranı geçtiği zaman alkole dönüştüğü biliniyor. Bu çerçevede piyasadaki diş macunlarının alkol içerip içermediğinden emin değiliz. Şayet böyleyse haram olacağını söyleyenler var. Biz de Malezya ile irtibat kurduk. Helal damgalı bu ürünü Türkiye’ye getirdik.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden de gerekli tüm belgeleri aldık. Satışlarımız gayet güzel” diye konuştu. |
http://www.haber10.com/haber/130883/
Böyle bir aptallığı da yaptık sonunda... Bakalım dini istismara daha ne kadar devam edecek bunlar?
PS: Artık sizin de bir diş macununuz var (!)
eheuhe
Adıda güzel reklamıda güzel
Aldıktan sonra uzun birsüre kullanılacağa benziyor.
acaba kampanya dahilinde hediye olarak misvak da veriyorlar mı yanında 
Gerçekten dini istismar sınır tanımıyor...
Arkadaslar bunlar sadece bizi bolmek için yapılan seylerdir. Tıpkı turbanın ortaya atılması gibi. Bunlar insanlarımızı kışkırtmak için yapılan şeyler...
turkıye sartlarında garıp gorunuyor ama bır cok ulkede bu gayet sıradan bır uygulama
bu helal damgası turk standardları tse gıbı bır kalıte belgesı
butun pasıfık ulkelerınde
malezya,endenozya,tayland,kambocya,vıetnam,fılıpınler ve dıgerlerınde urunler uzerınde bu damga gorulebılır ve buraların muslumanları marketten bır sey alırken bu damganın oldugu urunlerı tercıh eder
urunlerının uzerıne bu damgayı vurdurmak ısteyen sırketler bu kuruma muracat eder ve gereklı sartlara haız olduklarını ıspatlarlarsa helal damgasını kullanabılırler
cukolata,gofret,tuz,su, cay, makarna, da dahıl olmak uzere her urunde gorulebılır
aynı uygulama yahudıler ıcın de gecerlıdır
dunyanın neresınde olursa olsun bır yahudı alısverıs yaparken
uzerınde koser damgasını arar
koser yahudı fıkhında helal demektır
sırketler koser damgasını vurdurmak ıcın bu mevzuda uzman olan hahamların ıncelemesıne tabı olurlar
| palavra wrote: |
turkıye sartlarında garıp gorunuyor ama bır cok ulkede bu gayet sıradan bır uygulama
bu helal damgası turk standardları tse gıbı bır kalıte belgesı
butun pasıfık ulkelerınde
malezya,endenozya,tayland,kambocya,vıetnam,fılıpınler ve dıgerlerınde urunler uzerınde bu damga gorulebılır ve buraların muslumanları marketten bır sey alırken bu damganın oldugu urunlerı tercıh eder
urunlerının uzerıne bu damgayı vurdurmak ısteyen sırketler bu kuruma muracat eder ve gereklı sartlara haız olduklarını ıspatlarlarsa helal damgasını kullanabılırler
cukolata,gofret,tuz,su, cay, makarna, da dahıl olmak uzere her urunde gorulebılır
aynı uygulama yahudıler ıcın de gecerlıdır
dunyanın neresınde olursa olsun bır yahudı alısverıs yaparken
uzerınde koser damgasını arar
koser yahudı fıkhında helal demektır
sırketler koser damgasını vurdurmak ıcın bu mevzuda uzman olan hahamların ıncelemesıne tabı olurlar |
başka ülkelerin neler yaptığı, ne yediği ne içtiği bizi ilgilendirmez, Türkiye'nin ne yaptığı önemlidir. Ben bir gıda mühendisiyim, bu işler için hahama ya da imama değil bilen kişilere danışılmalı. Yediğiniz ekmeğin içinde, içtiğiniz gazozların içinde alkol olduğunu, üzüm beklediği zaman sirkeden önce alkole dönüştüğünü ya da bazı tanınmış markaların dahi salam veya sosislerinde (bazılarında), et dışında et olarak tüketilemeyecek her türlü organın (kan, kıkırdak, bağırsak, sinir, işkembe) bulunduğunu biliyor musunuz ? Patlıcanın bağımlılık yapma sebebi içerdiği "nikotindir" ! Patlıcan yiyene de engel mi olunmalı? Ekmek için de mi "helal" damgası vurdurmak gerek? ... Saçmalamayın...
dinimiz gereği kurban kesilip kanı akıtılıldıktan sonra parçalanan etleri yiyiyoruz. buna helal et denir.
eminimki herkezin babası kurban kesmiştir. bu gelenekle büyümedikmi hepimiz?
diğer ülkeler örneğin amerikada hayvana elektrik şoku verip yada
kafaya güçlü vurma ile öldürülüp etini parçalarlar.
yani hayvan öldüğünde kanı akmıyor. kan bir süre ölü hayvanın vucudunda kalıyor
buda dini kurallarımıza aykırı
insan davranışlarını yönlendiren bilgileri ve İNANÇ larıdır.
din de bir inançtır. kesilirken kanı akmayan hayvanın etini inançlarım sebebi ile yememek en doğal hakkımdir. ve benim kendi tercihimdir.
bu tercihim kimseyi ilgilendirmez. kendi özgür düşüncem ile verdiğim bir karardır
loserk gıdalarımızın içinde ne artıklar olduğunu bilmek önemli değil
önemli olan insanları kandıran firmaları teşhir edip ticaret hayatına son vermektir.
her malın etiketi içeriğni bildirir. içeriğe uymayan firmalar cezalandırılır.
her ne hikmetse neyin yanlış olduğunu hepimiz biliyoruz ama yanlışlara çözüm bulamıyoruz.
yanlışı bilimek değil o yanlışa çözüm üretmek olmalı gayemiz.
yoksa böyle gelmiş böyle gider olur hayatımız.
böyle gelmiş böyle gitmez diyenler topluma katkısı olan insanlardır.
ayrıca gıda mühendisliği yeni çıkan bir meslek ve bilgi dalı
yüzlerce sene evvel gıda mühendisleri yoktu ! hahama ve imama sormak zorundaydı millet.
ben kimse için şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın, inancınızı değiştirin falan diyen biri değilim, haddime de düşmez zaten, yanlış anlaşılma olmasın sakın. Benim anlatmak istediğim gıdaların içinde ne artıklar olduğundan bahsetmek de değil, ki eğer bu olsaydı uzun uzun sohbetler yapmak zorunda kalırdık.
Beni forumda tanıyan tanır, henüz yeni üye olduğun için kimin neye inandığı, ya da ne yönde düşünceleri olduğunu henüz saptayamamış olabilirsin. Demek istediğim şu, inanç elbette ki insanın kendi tercihidir - bunda kimsenin şüphesinin de olmaması gerekir. Ama benim karşı çıktığım nokta, bu inancı kullanarak para kazanma yoluna gidilmesi, bu inancın istismar edilmesidir. Yani bugün "helal" adı altında diş macunu satan, yarın "alkolsüz" adı altında ekmek de paketler, "kıkırdaksız" adı altında et de satar.
Bugün bize amerikalıların yaptığı yanlış geliyor doğru, ancak Türkiye'de yediğin etlerin bir kısmı da bayıltma ya da hayvanı CO2 tünelinden geçirme yoluyla elde ediliyor. Nereye varacak bu işin sonu, piyasaya bundan sonra özel "kanı akıtılmış hayvandan elde edilmiş" damgalı etler mi çıkacak?
Seni bilmem ama biz yüzlerce sene evvelinden bahsetmiyoruz, bugünden bahsediyoruz, konumuz da "helal" gıdalar. Bugün gıda mühendisleri var, ve üretilen gıdaları denetlemekle yükümlüler, imamların görevi değil bu. Düşüncelerimizi söylemeden önce doğruluğu hakkında bir kez daha düşünelim.
Ben de müslümanım ve benim de dinim alkolü yasaklar, ancak yarın öbür gün birisi çıkıp da "alkolsüz ekmek" ya da "helal gazoz" üretmeye kalkarsa mesleğimin ve etiğin gereği olarak karşısında beni bulur, buna karşı olduğumu da herkes bilsin.
helal diş macunu.. pazarlama tekniklerininin abartılmış bir örneği ile dinin istismarı oluyor.
bu oltaya gelen olursa satar ve para kazanır.
alan olmazsa zarar edip batar gider.
özel "kanı akıtılmış hayvandan elde edilmiş" damgalı etler yani helal et
milyonlarca dolar değerinde bir pazar.
bu pazardan binlerce firma ekmek yiyor.
talep varki arz oluyor
yıllarca amerikada kaldım. kardeşimin helal et tutkusu sebebi ile
30 kilometre uzaklıktaki ve şehirdeki tek marketten hep helal et almak zorunda kaldım.
halbuki 2 sokak ötede helal olmayan et vardı
kardeşim başka eti ağzına sokmazdı.
çok çektim yani helal etten! ( kardeşim dindarda değildi. helal et takıntısı vardı!)
helal sohbetini görünce balıklama daldım konuya içimi boşaltmak için.