FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


Milliler tarih yazdı





hekimusta
Quote:
Milli Takım, dün gece unutulmaz bir zafere imza attı. Grubundaki son maçında Çek Cumhuriyeti ile karşılaşan Ay-Yıldızlı ekip, 2-0 yenik duruma düşmesine ve kalecisiz kalmasına rağmen maçı 3-2 kazanmasını bildi.



Çeyrek finale yükselen Türkiye, müsabakayı son çeyrekte lehine çevirdi. 75. dakikada Arda'nın golüyle 2-1'i yakalayan A Milli Takım, daha sonra Nihat'la güldü. İlk iki maçta tutuk gözüken Nihat Kahveci, 87'de kaleci Cech'in hatasından yararlanarak skoru 2-2'ye taşıdı. Maç bitti denilen dakikada yıldız futbolcu, klasını konuşturdu. Hamit'in ara pasında muhteşem bir vuruşla topu filelere gönderen Nihat, tribündeki seyircilerin yanı sıra bütün Türkiye'yi sevince boğdu. Maçın uzatma dakikalarında beklenmedik bir hadise yaşandı. Ceza alanı içinde Koller'i iten Volkan, kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Oyuncu değiştirme hakkı bittiği için kaleye Tuncay geçti. Maçın penaltılara gitmesi halinde Türkiye'nin kalesinde Tuncay olacaktı. Stresli iki dakikanın ardından son düdüğü çalan hakem, Türkiye'nin Avrupa'daki en iyi 8 takımdan biri olduğunu ilan etti. Çeyrek finale yükselen Ay-Yıldızlı takım, 20 Haziran'da Hırvatistan'la karşılaşacak. Kırmızı kart gören kaleci Volkan ile sarı kart cezalısı Mehmet Aurelio, Viyana'daki çeyrek final maçında forma giyemeyecek. Tarihî galibiyetin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Teknik Direktör Fatih Terim, "Bu futbolcuların alnından öpmek lazım. Tarih böyle yazılır." dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan da, maçın ardından Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ve Teknik Direktör Fatih Terim'i arayarak tebrik etti.

İşte tarih böyle yazılır

Tarihî bir galibiyete imza atarak, çeyrek finale yükselmeyi başaran A Milli Takımımız'da, karşılaşma sonrası açıklama yapan teknik direktör Fatih Terim, oyuncularından övgüyle bahsederken, "Tarih böyle yazılır." dedi. Terim, maç biter bitmez yaptığı konuşmada "Milli futbolcuları alnından öpmek lazım. Birinci yarı oynadığı oyunu bir kenara atıp, ikinci yarıda golü yemesine rağmen, ayağa pas yapan, pres yapan bir takım izledik. Çocuklarımız ilk sekizde. Tarih böyle yazılır. Bu çocuklar da bugün bunu yaptı." şeklinde konuştu.

Türkiye, Euro 2008'de çeyrek final mücadelesi verdiği Çek Cumhuriyeti'ni ilk kez devirdi. Gruptan çıkabilmek için mutlak galibiyete ihtiyacı bulunan A Milli Takım, rakibiyle daha önce yaptığı maçların hiçbirini kazanamadı. Ay-Yıldızlı ekip, Çek Cumhuriyeti ile daha önce yaptığı 4 özel maçtan 3'ünü kaybederken 1'inde ise berabere kalmıştı. Bu arada A Milli Takım futbolcuları "Milli marşlarda neden her takım gibi omuz omuza vermiyorlar?" sorusuna adeta Çek maçından önce cevap verdi. Türk halkının inanışı olan "saygı duruşu" mantığını bozmamak adına şu ana kadar genelde her milli marşta hazırola geçen Ay-Yıldızlılar, bu maç için kuralı bozdu ve omuz omuza vererek milli marşı hep birlikte okudu.

Öte yandan maç çıkışında hakemler futbolcuların ayakkabı kontrolünü yaparken İsveçli hakem Peter Fröjdrfeld, Servet Çetin'in kramponunu değiştirmesini istedi. Servet izah etmeye ve uygunluğunu söylemeye çalışınca hakem sert bir şekilde 'git ve kramponunu değiştir' talimatı verdi. Bunun üzerine saha kenarına gelen milli futbolcu, yeni bir krampon giydi. Hakem, Servet'in yaptığı krampon değişikliğinin ardından karşılaşmayı yaklaşık 5 dakika geç başlattı.

Aurelio ve Volkan, Hırvatistan maçında yok

Maçın son dakikalarında kırmızı kartla oyundan atılan kaleci Volkan ile karşılaşmanın 11. dakikasında sarı kart gören Mehmet Aurelio, cezalı duruma düştü. Her iki futbolcu, 20 Haziran'da Viyana'da çeyrek finalde karşılaşacağımız Hırvatistan'a karşı forma giyemeyecek. Bu arada Euro 2008'de A Grubu'ndaki ilk iki maçında turkuaz renkli formayı giyen A Milli Takım grubundaki son maçında kırmızı-beyaz forma ile mücadele etti. Ay-Yıldızlılar, şampiyonadaki 3. maçına klasik kırmızı-beyaz formasıyla çıkarken, karşılaşma öncesi taraftarlar futbolcuları tek tek tribüne çağırarak, sevgi gösterisinde bulundu. Hatırlanacağı gibi milliler, Portekiz ve İsviçre karşılaşmalarında yeni tasarlanan turkuaz formayla sahaya çıkmıştı. Öte yandan dün maçın 57. dakikasında Mehmet Topal'ın yerine oyuna giren Colin Kazım'ın yakınları milli futbolcuyu yalnız bırakmadı. Colin Kazım'ın babası Rodney, annesi Emine, kardeşi Remish, dayısı Mehmet, halası Sonya ve yeğeni Ceydin maçı tribünlerden izledi.Baba Rodney, yaptığı açıklamada, "Babalar günü özel bir gün. Benim oğlum gurur duyduğum Türkiye'nin formasını giyerek bana zaten en büyük ödülü verdi." şeklinde konuştu.

Terim sistemi değiştirdi

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Çek Cumhuriyeti karşısında hem oyun sisteminde hem de ilk 11'de revizyon yaptı. Son oynanan İsviçre karşılaşmasında tek forvetle sahaya çıkan Ay-Yıldızlı ekibimizde dün, Nihat Kahveci ile Semih Şentürk hücumda görev yaptı. Sakatlığı sebebiyle Emre ve Tümer'in yokluğunda ise Mehmet Topal forma giyerken savunmada Emre Aşık'ın yerine Emre Güngör oynadı. Milli Takımımız şampiyonada oynadığı 4-3-3 oyun sisteminden dün vazgeçerek Ay-Yıldızlı takımı 4-4-2 sistemiyle sahaya sürdü. Grup maçlarında birçok karşılaşmada sakatlıklar yüzünden kadro kurmakta zorlanan Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, şampiyonada da aynı sebepten dolayı ideal 11'ini sahaya süremiyor. Portekiz maçında sakatlanan Servet, İsviçre maçından sonra dün de Çekler karşısına sakat sakat çıktı. Dizi bandajlı olan başarılı savunma oyuncusun bazı pozisyonlarda acı çektiği gözlendi. Orta sahanın önemli isimlerinden takım kaptanı Emre Belözoğlu ile Tümer Metin de dün gece sakatlıkları yüzünden takımdaki yerlerini alamadı.

İsviçre, Portekiz'i Hakan Yakın'la geçti

A Grubu'nda daha önceden liderliği garantileyen Portekiz, St. Jakop Park'ta ev sahibi takımlardan İsviçre'ye 2-0 mağlup oldu. İsviçre'ye galibiyeti getiren gol, karşılaşmanın 70. ve 82. dakikasında Hakan Yakın'dan geldi. İsviçre'nin turnuvada attığı 3 gole de imzasını koyan Hakan Yakın'ın, Portekiz'e attığı gollerden sonra sevincini Frei ile paylaşması dikkatlerden kaçmadı. Avrupa Futbol Şampiyonası tarihindeki ilk galibiyetini Portekiz karşısında alan İsviçre, Euro 2008 A Grubu'nu 3 puanla tamamladı. Portekiz ise Çek Cumhuriyeti ile aynı puanı paylaşmasına rağmen grubu lider olarak tamamladı ve çeyrek finale yükseldi. Bu arada Euro 2008'de çeyrek finale yükselmeyi garantileyen Portekiz'de teknik direktör Luis Felipe Scolari, kadroda geniş çaplı revizyona gitti. Türkiye ve Çek Cumhuriyeti maçından farklı olarak 8 değişiklik yapan Scolari, süperstar Cristiano Ronaldo'yu yedek kulübesinde tuttu. Defans kurgusunu Bruno Alves ve Pepe üzerine kuran Brezilyalı teknik adam, sol tarafta Ferreira, sağ kanatta Miguel'e forma verdi. Orta alanda Fernando Meira, Quaresma, Nani ve Velosa'ya şans veren Scolari, hücum hattında ise Nuno Gomez'in yerine Halder Postiga'yı sahaya sürdü. Türkiye ve Çek maçlarında orta sahada mücadele eden Deco, Moutinho, Petit, Simao ise yedek kulübesinde forma bekledi.

Gurbetçiler, Milli Takım'ı yalnız bırakmadı

Avrupa Futbol Şampiyonası'nda grubundaki son maçına çıkan Türkiye'yi desteklemek üzere çok sayıda gurbetçi maça geldi. Çevre kentler ve ülkelerden Cenevre'ye akın akın gelen gurbetçiler karaborsada bile bilet bulmakta zorlanırken, karşılaşmada kale arkası biletlerin karaborsada 150 Euro'ya kadar alıcı bulduğu öğrenildi. Stat önünde toplanan çok sayıda Türk ve Çek taraftarlar, ilginç kıyafetleri ve yaptıkları coşkulu gösteriler ile ilgi çekti. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı stat çevresinde polis, stada gelenleri sıkı bir aramadan geçirdikten sonra içeri aldı. Karşılaşmaya basın mensuplarının da ilgisi oldukça yüksekti. Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçını toplam 264 foto muhabiri ve spor yazarı izledi. A Milli Takım'ın çeyrek finale çıkması açısından mutlak yenmesi gereken karşılaşmayı spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Çalışma Bakanı Faruk Çelik Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ile birlikte tribünde izledi.

kaynak zaman.com.tr
palavra
insallah hirvatlari da yeneriz!
atas_oktay
arda golü attığında ben dedim 2-2 olur diye ama cok az istemişim Razz
tufansaba
son 20dk da ne ses kaldı ne uyuyan binayı yıktık yerinden oynattık Laughing

Ve ayrıca golun sevincini anlatan tek kare Razz

sefilim
tek kelimeyle inanılmazdı Very Happy
nagra
arkadaslar bu tarihi maci nereden temin edebilirim?
vcd/dvd/ veya internetten indirmek?
BURAK_X
nagra wrote:
arkadaslar bu tarihi maci nereden temin edebilirim?
vcd/dvd/ veya internetten indirmek?
youtube a düşmüştür büyük ihtimalle
hekimusta
goller hemen hemen tüm sitelerde var ama tam maçı istiyorrsan büyük ihtimalle bulamayabilirsin. en azından şimdilik
maniac_ea
maçı kuruçeşmede izledik arkadaşlarlar kuruçeşme arenadaki organizasyon kötü olsada 5-6 bin kişiyle maç izlemek ve böyle bir maçı izlemek süperdi
tufansaba
yoo maç bittikten 2 saat sonra elimdeydi maç

hdsini buldumda oda almanca SadVery Happy
sefilim
aşağıdaki bağlantıdan maça ait (maçın tamamı) rapidshare bağlantılarına ulaşabilirsiniz

http://forum2007.antu.com/KonuOkuZiyaretci.aspx?gID=70&fID=81&kID=4484
nagra
sefilim wrote:
aşağıdaki bağlantıdan maça ait (maçın tamamı) rapidshare bağlantılarına ulaşabilirsiniz

http://forum2007.antu.com/KonuOkuZiyaretci.aspx?gID=70&fID=81&kID=4484

çok saol arkadaş...
loserk
tarih yazmaya devam ediyorlar, yarı finalde almanyanın karşısındayız... Semih bir mucize sankii Razz
BURAK_X
Allah'ım ya nasıl oldu o öyle, son saniyede çaktık gölü
hekimusta
Dualarla çeyrek finali de geçtik sırada almanya var. ama yarı finalde 4 tane kart cezalısı oyuncumuz var. sakatları da eklersek işimiz gerçekten zor ama Allah büyük. İnşallah yarı finali de geçeriz.
palavra
bir aralar amerika icin denilirdi, siyahlarin beyazlara ustunluk saglayabildikleri tek yer boks ringleri diye

simdilik bizim de disarida ulkemiz adina sevinebildigimiz tek sey milli takimimiz.

insallah almanyayida geceriz.


Quote:
Karşılaşmanın 118. dakikası... Maç boyunca dökülen Modriç sağdan giriyor ve üzerine gelen Rüştü'nün hatasını da değerlendirip topu kaleye gönderiyor.





70 milyonun hayalleri topun üstüne yapışmış Klasniç'in kafasına doğru süzülüyor. Bir kafa ve o da ne top ağlarımızda gol... İnanılır gibi değil. Turnuvada oynadığı iki maçı da geri çevirerek tarih yazmış Türk Milli Takımı yarı finalin kapısından dönüyor. Bizim topçuların hepsi yere serilmiş büyük bir travma geçiriyor, tıpkı milyonlarca Türk'ün olduğu gibi. Hırvat cephesinde ise öyle bir sevinç yaşanıyor ki, anlatılacak gibi değil. Takımın antrenörü Biliç bizim kalenin önüne kadar depar atıyor. Oysaki maç henüz bitmemişti. Sevinçten aklî melekelerini yitirmiş sanki.

Böyle olamazdı, her şey planlandığı gibi giderken tarihin kapısından böyle dönülemezdi. Ama bir mucize gerekiyordu golü bulmak için. 4. hakem 1 dakikalık uzatmanın uzatmasını da kaldırmıştı. Hırvat tribünleri yıkılıyor, eminim ki halkı da bitiş düdüğünü beklemeden sokaklara dökülmüştü. Ama o da ne... Rüştü topu havaya dikiyor, Hırvatlar derin bir oh çekerek hakemin bitiş düdüğünü çalacağını zannediyorlar. Top süzülüyor, süzülüyor. 70 milyonun duasını da yüklenerek Semih'in önüne düşüyor. Sol ayakla penaltı üzerinde öyle bir vuruyor ki... Sadece maçı değil tarihi çeviriyor, yarım kalan tarihi. Derken penaltılar başlıyor. Yılların tecrübesi Rüştü kalesinde öyle bir devleşiyor ki sormayın. Sanki kalede 11 tane Rüştü var, kalemize Viyana duvarları örülmüş. Bir kaçırıyorlar, iki kaçırıyorlar, üçüncüyü de Rüştü tutuyor. İnanılır gibi değil yarı finaldeyiz. Böyle bir maç böyle bir takım olur mu? Dünya Türkiye'yi konuşuyor. Turnuvaya gelirken kendimizi hatırlatacağız diyordu Fatih hoca. Ne hatırlatması ezberlettiniz hocam ezberlettiniz.

Tarihî zaferin ardından günün en anlamlı fotoğrafını ise Fatih Terim veriyordu. Fatih hocanın, zaferi yaşamak yerine rakip takımın hocası Biliç'e sarılarak teselli etmesi turnuvaya damgasını vuracak bir enstantaneydi. Avusturya Hava Yolları ile Viyana'ya gelirken bir şey dikkatimi çekmişti. İstanbul-Viyana seferini yapan uçakta EURO 2008'in izlerine fazlasıyla rastlamak, Cenevre ve Basel'de izlediği üç maçta aradığı ilgiyi bulamayan biri için fazlasıyla şaşırtıcıydı. Ancak beni asıl şaşırtan olay, ekranlarda yaklaşık yarım saat boyunca dönen turnuva tanıtım reklamlarında Türkiye'den sadece 10 saniye bahsedilmesiydi. O da Nihat'ın grup eleme maçında Norveç'e attığı nefis yarım vole golüydü. Oysaki geride kalan 15 takımın neredeyse masörleriyle bile röportajları yayınlanıyordu.

Bunun sebebi için birkaç fikir yürütülebilir ama zannederim en geçerli olanı Avusturyalıların Türkiye'ye şampiyonada hiç şans tanımaması olacaktır. Bu tanıtım filmleri turnuva öncesinde hazırlanmış, buna şüphe yok. Ama hor gördükleri bu takım şimdi yarı final oynuyor.

Avusturya basını da, kapı komşusu saydıkları Hırvatlara küçük bir iltimas daha geçerek maç günü sayfalarının büyük bölümünü Biliç ve öğrencilerine ayırmıştı. Spor sayfalarının dışındaki bahis sayfalarında da Türkiye'ye verdikleri şans neredeyse mucizeye eşitti. Maçın 18. dakikasında kendi çapında büyük bir mucize gerçekleşmişti aslında. Modriç sağdan sıfıra inip ortaladı, Oliç altı pastan topu üst direğe vurdurdu, dönen topu da Kovaç kafayla auta attı. Mucizenin devamını ise Terim ve oyuncuları getiriyordu.

Ülkenin buna ihtiyacı vardı

Türkiye'nin Hırvatistan ile oynadığı tarihî karşılaşmayı, Viyana'ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da izledi. Başbakan maç sonu sevincini şu görüşlerle dile getirdi: "Çok mutluyuz. Hırvatistan'ı burada çok çileli bir mücadeleden sonra mağlup ettik. Ümitsiz olmadım. Tuncay'ın bir hareketi vardı, 'hep beraber yüklenelim' diye. Semih onu yakalayınca umutlarım yeşerdi ve gol oldu. Millet olarak mutluluğu yaşıyoruz. Eşim ağlaya ağlaya aradı. Ülkemizin bunlara ihtiyacı var. Çok daha iyi yerlere geleceğiz."

Emeğimizin karşılığını aldık

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Hırvatistan zaferinin ardından, "Pes etmedik, yılmadık ve kazandık. Daha önce penaltı çalışmadık. Oyuncularımı baskı altına almak istemedim. O an kim kendini iyi hissediyorsa ona attırmak her zaman başarılı bir taktiktir." dedi. İki yıllık bir emeğin karşılığını Euro 2008'de aldıklarını belirten Terim, "5 tane eksik oyuncumuz vardı. Ancak kaybetmeyi düşünmedik. Bu galibiyet Türk milletine armağan olsun. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun." diye konuştu.


sefilim
inşallah Very Happy

palavra wrote:
bir aralar amerika icin denilirdi, siyahlarin beyazlara ustunluk saglayabildikleri tek yer boks ringleri diye

simdilik bizim de disarida ulkemiz adina sevinebildigimiz tek sey milli takimimiz.

insallah almanyayida geceriz.


Quote:
Karşılaşmanın 118. dakikası... Maç boyunca dökülen Modriç sağdan giriyor ve üzerine gelen Rüştü'nün hatasını da değerlendirip topu kaleye gönderiyor.





70 milyonun hayalleri topun üstüne yapışmış Klasniç'in kafasına doğru süzülüyor. Bir kafa ve o da ne top ağlarımızda gol... İnanılır gibi değil. Turnuvada oynadığı iki maçı da geri çevirerek tarih yazmış Türk Milli Takımı yarı finalin kapısından dönüyor. Bizim topçuların hepsi yere serilmiş büyük bir travma geçiriyor, tıpkı milyonlarca Türk'ün olduğu gibi. Hırvat cephesinde ise öyle bir sevinç yaşanıyor ki, anlatılacak gibi değil. Takımın antrenörü Biliç bizim kalenin önüne kadar depar atıyor. Oysaki maç henüz bitmemişti. Sevinçten aklî melekelerini yitirmiş sanki.

Böyle olamazdı, her şey planlandığı gibi giderken tarihin kapısından böyle dönülemezdi. Ama bir mucize gerekiyordu golü bulmak için. 4. hakem 1 dakikalık uzatmanın uzatmasını da kaldırmıştı. Hırvat tribünleri yıkılıyor, eminim ki halkı da bitiş düdüğünü beklemeden sokaklara dökülmüştü. Ama o da ne... Rüştü topu havaya dikiyor, Hırvatlar derin bir oh çekerek hakemin bitiş düdüğünü çalacağını zannediyorlar. Top süzülüyor, süzülüyor. 70 milyonun duasını da yüklenerek Semih'in önüne düşüyor. Sol ayakla penaltı üzerinde öyle bir vuruyor ki... Sadece maçı değil tarihi çeviriyor, yarım kalan tarihi. Derken penaltılar başlıyor. Yılların tecrübesi Rüştü kalesinde öyle bir devleşiyor ki sormayın. Sanki kalede 11 tane Rüştü var, kalemize Viyana duvarları örülmüş. Bir kaçırıyorlar, iki kaçırıyorlar, üçüncüyü de Rüştü tutuyor. İnanılır gibi değil yarı finaldeyiz. Böyle bir maç böyle bir takım olur mu? Dünya Türkiye'yi konuşuyor. Turnuvaya gelirken kendimizi hatırlatacağız diyordu Fatih hoca. Ne hatırlatması ezberlettiniz hocam ezberlettiniz.

Tarihî zaferin ardından günün en anlamlı fotoğrafını ise Fatih Terim veriyordu. Fatih hocanın, zaferi yaşamak yerine rakip takımın hocası Biliç'e sarılarak teselli etmesi turnuvaya damgasını vuracak bir enstantaneydi. Avusturya Hava Yolları ile Viyana'ya gelirken bir şey dikkatimi çekmişti. İstanbul-Viyana seferini yapan uçakta EURO 2008'in izlerine fazlasıyla rastlamak, Cenevre ve Basel'de izlediği üç maçta aradığı ilgiyi bulamayan biri için fazlasıyla şaşırtıcıydı. Ancak beni asıl şaşırtan olay, ekranlarda yaklaşık yarım saat boyunca dönen turnuva tanıtım reklamlarında Türkiye'den sadece 10 saniye bahsedilmesiydi. O da Nihat'ın grup eleme maçında Norveç'e attığı nefis yarım vole golüydü. Oysaki geride kalan 15 takımın neredeyse masörleriyle bile röportajları yayınlanıyordu.

Bunun sebebi için birkaç fikir yürütülebilir ama zannederim en geçerli olanı Avusturyalıların Türkiye'ye şampiyonada hiç şans tanımaması olacaktır. Bu tanıtım filmleri turnuva öncesinde hazırlanmış, buna şüphe yok. Ama hor gördükleri bu takım şimdi yarı final oynuyor.

Avusturya basını da, kapı komşusu saydıkları Hırvatlara küçük bir iltimas daha geçerek maç günü sayfalarının büyük bölümünü Biliç ve öğrencilerine ayırmıştı. Spor sayfalarının dışındaki bahis sayfalarında da Türkiye'ye verdikleri şans neredeyse mucizeye eşitti. Maçın 18. dakikasında kendi çapında büyük bir mucize gerçekleşmişti aslında. Modriç sağdan sıfıra inip ortaladı, Oliç altı pastan topu üst direğe vurdurdu, dönen topu da Kovaç kafayla auta attı. Mucizenin devamını ise Terim ve oyuncuları getiriyordu.

Ülkenin buna ihtiyacı vardı

Türkiye'nin Hırvatistan ile oynadığı tarihî karşılaşmayı, Viyana'ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da izledi. Başbakan maç sonu sevincini şu görüşlerle dile getirdi: "Çok mutluyuz. Hırvatistan'ı burada çok çileli bir mücadeleden sonra mağlup ettik. Ümitsiz olmadım. Tuncay'ın bir hareketi vardı, 'hep beraber yüklenelim' diye. Semih onu yakalayınca umutlarım yeşerdi ve gol oldu. Millet olarak mutluluğu yaşıyoruz. Eşim ağlaya ağlaya aradı. Ülkemizin bunlara ihtiyacı var. Çok daha iyi yerlere geleceğiz."

Emeğimizin karşılığını aldık

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Hırvatistan zaferinin ardından, "Pes etmedik, yılmadık ve kazandık. Daha önce penaltı çalışmadık. Oyuncularımı baskı altına almak istemedim. O an kim kendini iyi hissediyorsa ona attırmak her zaman başarılı bir taktiktir." dedi. İki yıllık bir emeğin karşılığını Euro 2008'de aldıklarını belirten Terim, "5 tane eksik oyuncumuz vardı. Ancak kaybetmeyi düşünmedik. Bu galibiyet Türk milletine armağan olsun. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun." diye konuştu.


hekimusta
Maç bitmiş Hırvatlar üzgün. O an objektiflere bu görüntü takılıyor. Futbolcuları teselli eden hakem Rozetti



sefilim
daha ne beklenirdi ki Confused hakem dediğin düdüğünü çalar gider soyunmaya


hekimusta wrote:
Maç bitmiş Hırvatlar üzgün. O an objektiflere bu görüntü takılıyor. Futbolcuları teselli eden hakem Rozetti



nagra
Oyuncularımız ya bizimle kafa buluyor ya da Allah'ın işi Very Happy
ghostweb
hakemde hırvat tabi o yüzden teselli ediyor Smile
atas_oktay
ghostweb wrote:
hakemde hırvat tabi o yüzden teselli ediyor Smile


kendisi hırvat deil italyan Smile annesi hırvat Very Happy
palavra
Quote:
Haşmet Babaoğlu/Vatan

Milli Takım’ın geniş coğrafyası ve derin tarihi

Üç maçta yaklaşık 400 dakika oynayıp sadece 9 dakikalık bir galibiyet serisiyle yarı finaldeyiz.
Bir gürültüdür gidiyor.
Kimisi “pes etmeyenlerin zaferi” diyor. Ama neden pes etmediğimizi anlatamıyor...
Kimisi “ne denirse densin, ballıyız” diyor. Ama bu kadar “bal”ın da tesadüfi olamayacağı noktasını sorgulamaya yanaşmıyor...
Kimisi işi derininden tutmak için değil, sırf kendi tahminleri boşa çıktığı için zevzekliğe vuran bir üslupla “okunmuş çocuklar” diye tarif ediyor bizimkileri...
İşi Fatih Terim’in karakter analizine ve “hangimiz Terim’den daha çok nefret ediyoruz” yarışmasına döken medyacılar var.
Olup bitenleri oturup uslu uslu, pür futbol mantığıyla anlatmaya çalışanlara gelince, Milli Takım değil ama onlar çoktan pes etti! “Futbol bu! Futbolu bunun için seviyoruz” deyip geçiyorlar.
Doğrusu ben de en azından şu an için bu “sakat top”lara girmeyi hiç düşünmüyorum.
Bugün başka bir şey anlatmak istiyorum.
Milli Takımımız’ın sadece ve basitçe futbol oynamadığını, aslında bambaşka bir “kavga” verdiğini anlatmak...
İşin ilginç yanı, bu gerçeği futbolcularımız biliyor, daha doğrusu bunu hissederek oynuyorlar da futbol yorumcularımızın bu taraklarda hiç bezi olmadığı için onlar “anlayamıyor!”
Anlamak için Hamburg’tan Gazze’ye; Üsküp’ten Tebriz’e çok geniş bir coğrafya’da dolaşmak gerek!


***


Geçen akşam 22. Dönem Sakarya Milletvekili, Sınır Tanımayan Hekimler örgütü üyesi Dr. Süleyman Gündüz’le karşılaştım.
Sohbet ederken gözleri yaşardı ve sonra açıkladı: “Çek Cumhuriyeti maçı sırasında Gazze’deydim, orada seyrettim.”
Bir süredir yedeklerini de askere çağıran İsrail ordusu Gazze’yi kuşatma altında tutuyor. On binlerce Filistinli mülteci çok zor koşullar altında; yiyecek, içecek, elektrik, su ve ilaç sıkıntısı yaşıyor.
Bizim maç başlarken bütün Gazze sokaklarını gezmiş Dr. Gündüz.
Herkesin evlerine çekildiğini, bizim maç için ekran başında toplandıklarını görmüş. Kazanmamız için bir ağızdan dualar ediliyormuş; heyecan inanılmaz yüksekmiş.
İki gol yiyip mağlup duruma düştüğümüzde Arap spiker şiirsel bir dille “tarih boyunca bu aslanların ne mağlubiyetleri aşıp başları dimdik çıktıklarını gördük, bu çocuklar döndürecek maçı” diyormuş. Ardından da ekran başındakileri tek yürek olmaya çağırmış: “haydi, Allah Türklerin ayağına kuvvet versin diye dua edelim!”
“Nihat’ın galibiyet golünden sonra bütün Gazze’nin nasıl sevinç seline dönüştüğünü görseydiniz, Türkiye’nin maçlarının oralarda sadece futbol olarak algılanmadığını hemen anlardınız” diye anlattı Dr. Gündüz.
Daha ilginci de şu...
Dr. Gündüz ve arkadaşları İsrail tarafına geçerken sınır kapısındaki İsrailli komutan da tezahürat yapmış: “Bravo Türklere, biz bu turnuvada milli takımınızı destekliyoruz”


***


Hırvatistan maçı sırasında Ülke TV’de Meksika Sınırı programı vardı.
Böyle bir maç oynanırken akıllı, uslu bir kültürel-düşünsel sohbet programını sürdürmek ne zordur, yaşayan bilir.
Sevgili İsmail, Selahattin ve Tarık da çok zorlanıyordu; hep “ah şu canlı yayın olmasaydı da, maça baksaydık” havasındaydılar.
Nihayet maç bitince Saraybosna ve Üsküp’deki arkadaşlarına bağlandılar.
Ama konuşmak ne mümkün!
Hem Saraybosna’da hem de Üsküp’de yer yerinden oynuyordu, telefondaki konuşmaları anlamak imkânsızdı. Galibiyetimizin sevinciyle Bosna ve Makedonya sokaklarına dökülen coşkulu kalabalıkların gürültüsü her şeyin önüne geçmişti.


***


Milli Takım kazandığında tarihsel-kültürel izlerimizin varlığını sürdürdüğü bütün coğrafyalarda bir başka rüzgâr esmeye başlıyor!
Bu galibiyetlerin futbol dışında bir “ruh”u var.
Bunu da bilelim artık.
Bu galibiyetler “çevre”ye itilip horlananların kibirli “merkez”e vurduğu darbeler olarak algılanıyor o coğrafyalarda.
Avrupa Şampiyonası’nda pes etmeyen Türk Millli Takımı, dünya coğrafyasında pes etmeye zorlanan ama direnen Müslümanların sesi artık...
Bundan hakikatten hoşlanmayanlar olabilir.
Bunun lafının edilmesini spor kültürüne ve siyasi kabullerine ters bulanlar olabilir.
Ama hakikat, hakikattir.
Related topics
Frihost nedir ? Size neler sunar ?
İstanbul Forumu
Visitor notebook for php
Atatürk neden öldü?
Yunanistan yalanlarını kabul etti
PHP NUKE için yeni araçlar, bloklar, modüller ve buluşlar
Radio
Yıkın...
Kitaplarımızı paylaşalım mı?
Klavyeyi kullanma hızınız nasıl?
paylaşım programı seçerken!
tarih kurumundan yeni bir hamle
18 mart 1915 - ÇANAKKALE ZAFERİ
Standart Çözünürlük Tarih Oluyor
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.