FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


Türban'a Elveda





maeglin20
Quote:
Anayasa Mahkemesi düzenlemeyi iptal etti

Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliğini, laklik ilkesi ve Yüksek Mahkeme'nin kuruluş hükümleri çerçevesinde iptal etti.


Yüksek Mahkeme, ilk kez bir Anayasa değişikliğinde esasa girerek karar verdi.

Yüksek Mahkeme'nin iptal gerekçeleri Anayasa'nın şu maddeleri:
"Anayasa'nın 2. maddesi: 'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir".


Anayasa'nın 4. maddesi: 'Anayasa'nın 1. maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyet'in nitelikleri ve 3. madde hükümleri değeştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez'.


Anayasa'nın 148. maddesi: 'Anayasa Mahkemesi, kanunları, kanun hükmündeki kararnameleri ve TBMM iç tüzüğünü Anayasa'ya şekil ve esas bakamından uygunluğunu denetler' "


Kusura bakmayın ...'un Timi, Türkiye araplaşmayacak.. Eğer illede bir dinle yönetilmek isterseniz, buyrun Şamanizmle yönetilelim..
loserk
oh oldu, çok iyi oldu... yakında kökü de kurutulur bu türban saçmalığının...
palavra
biraz akilli olalim beyler
ayni filmi cumhurbaskanligi secimindede gormustuk

neticenin ne oldugunu biliyorsunuz herhalde. Laughing

bazi akli evveller -- elektrik kesilir ,kaza olur o eleman cankayaya cikamaz falan diyorlardi
youtube sebegi oldular sesleri kesilenler kendileri oldu. Embarassed

Turkiyede bir seyler degisiyor degil beyler
Turkiyede bir seyler coktan degisti, sadece bunu anlamak istemeyen bir guruh ayak diretiyor.

bundan sonra Turkiye necip milletimizin iradesi dogrultusunda yonetilecek.
hic bir grub, klik,gizli orgut,yabanci devlet,ergenekon,cete,zart-zurt buna mani olamayacak

bekleyin ve gorun
Wink
mr.emre
palavra wrote:

Turkiyede bir seyler coktan degisti, sadece bunu anlamak istemeyen bir guruh ayak diretiyor.

Anayasa Mahkemesi bunu anlamak istemeyen güruh mu? Very Happy

palavra wrote:

bundan sonra Turkiye necip milletimizin iradesi dogrultusunda yonetilecek.
hic bir grub, klik,gizli orgut,yabanci devlet,ergenekon,cete,zart-zurt buna mani olamayacak

Gerçekten tarikat şeyhi gibi konuşuyorsun Very Happy ...'un okuluna giren çıkamıyor demiştik.
darkeagle
mr.emre wrote:

Gerçekten tarikat şeyhi gibi konuşuyorsun Very Happy ...'un okuluna giren çıkamıyor demiştik.


Laughing
palavra
maeglin20 wrote:
[Eğer illede bir dinle yönetilmek isterseniz, buyrun Şamanizmle yönetilelim..[/b]


daha once hic bir saman tanidigim olmamisti

nasil bir sey bu samanizm

garip maskeler giyip atesin etrafinda dansmi ediyormusunuz?

maeglin20
palavra wrote:
maeglin20 wrote:
[Eğer illede bir dinle yönetilmek isterseniz, buyrun Şamanizmle yönetilelim..[/b]


daha once hic bir saman tanidigim olmamisti

nasil bir sey bu samanizm

garip maskeler giyip atesin etrafinda dansmi ediyormusunuz?



Allah denen puta tapacağıma giderim garip maskelerle ateşin etrafında dönerim..
sefilim
midem bu tür milleti oyalama taktiklerinden iyice bulanmaya başladı

türban türban türban ... Confused

milletin cebinde parası yok
işsizlik hat safada
ekonomi gittikçe çöküyor
kamu kuruluşlarımız özelleştirilerek birbir elden gidiyor
mevcut çoğu şirket kapanyor ya da iflasın eşiğine geliyor


daha sayamayacağımın çeşitli şeyler Cool

kimse yukarıda saydığım sıkıntıları dert etmesin diye milletin aklına sokmuşlar bir türban oyalayıp duruyorlar

daha da yorum yapmaya gerek yok
palavra
maeglin20 wrote:
palavra wrote:
maeglin20 wrote:
[Eğer illede bir dinle yönetilmek isterseniz, buyrun Şamanizmle yönetilelim..[/b]


daha once hic bir saman tanidigim olmamisti

nasil bir sey bu samanizm

garip maskeler giyip atesin etrafinda dansmi ediyormusunuz?



Allah denen puta tapacağıma giderim garip maskelerle ateşin etrafında dönerim..


madem Allah'a inanmiyorsun universitelerdeki yuzbinlerce ogrenci icinde uc-bes tanede basi ortulu olmus veya olmamis ne farkeder senin icin.
Allah'a inananlar sana bir kotuluk mu yaptiki bu kadar hazimsiz davraniyorsun.


Quote:
Oligarşik bürokrasi diye tam da buna diyorlar sanıyorum. Yoksa krallık mı demek daha doğrusu? Evet, 11 kişilik kurumsal krallık.
Denetlenemeyen, gücünü kendinden alan, yetki alanını kendi belirleyen yargıçlar krallığı bağımsızlığını ilan etti. Bugün laiklik kisvesi altında bütün bir milletin egemenliğine kelepçe vuran bu krallık, yarın başka bir gerekçe ile herkesin egemenliğine kelepçe vurabilir.

Bir bilim kurgu filmi düşünün. Bir tür canlı robot icat edilir. Bunun görevi, dışarıdan gelen hücumlara karşı şehri korumaktır. Şehir halkı tarafından ona verilen programlar doğrultusunda bu görevini yerine getirirken bir gün kendine yeni görevler tanımlamaya başlar. Yeni bir kol ekler kendine, yeni güç merkezleri. Şehri korumak için hoyratça donatılan bu yaratık artık kontrol edilemez bir haldedir. Artık görev ve yetki alanını kendi belirlemektedir.

Bugün laiklik kisvesi altında yapılmasından dolayı bazılarımıza güzel görünen bu eylem, yarın başka gerekçelerle bambaşka eylemler için kullanılabilir. Mesela böylesine saçma sapan bir karara imza atanlar yarın özel mülkiyeti ya da ne bileyim medyayı, holdingleri de düzenlemeye kalkabilir. Başörtüsü yasağını destekleyenler bile verilen kararın hukukla hiç alakası olmadığını, istenildiği kadar sündürülsün bu yasalardan böylesine bir kararın çıkmayacağını düşünüyor ve bunun mahcubiyetini yaşıyor. Anayasa Mahkemesi üyeleri de zaten aldıkları kararı çıkıp savunamadı.

Toplumu çözümsüz halde bırakmak, en makul, en masum, en mutedil üslupla talep edilen isteklere karşı bile böylesine katı, böylesine esnemez davranmak, 'dünya ne kadar değişirse değişsin bu ülke 1940 yılında yaşayacak' demek Türkiye'yi nereye götürür? 411 milletvekili ile, yüzde 65 oy potansiyeli ile bu ülkede bir yasa çıkaracaksınız, 9 tane üye buna yok diyecek. Üstelik Anayasa'da bizzat yasaklanmış bir yetkiyi kullanarak ülkenin ekser çoğunluğunun istediği bir düzenlemeyi iptal edeceksiniz. Böyle bir hukuk, böyle bir yüksek yargı dünyanın neresinde vardır? Milyonlarca insanın talebinin, isteğinin, seçtiği insanlara verdiği yetkinin hiçbir anlamı yok. Birkaç tane atanmış, bütün herkesin her şeyin üstünde duruyor. Hukukun bittiği, yasaların rafa kaldırıldığı, her şeyin iki dudak arasına sıkıştığı bir zamanı yaşıyoruz.

Bu karar, Anayasa Mahkemesi'nin; şehri korumak için icat edilmiş robot gibi denetlenemez, kontrol edilemez, kendi yetki sınırlarını kendi belirler bir hale gelmesinin resmidir. Anayasa'nın değiştirilemez maddesi sadece laiklik değil ki. Hukuk devleti olmasını nereye koyuyorsunuz? Kafalarda oluşturulan laiklik anlayışı uğruna diğer bütün yasalar (içinde değiştirilmezlerin de olduğu) askıya alınabilir mi? Türkiye jakoben laiktir diye bir madde bırakıp diğer bütün yasaları ortadan kaldıralım o halde. Bütün her şey bu jakoben laikliğin varlığını devam ettirebilmesi uğruna değiştirilebilir, sündürülebilir, yorumlanabilir, askıya alınabilir diyelim.

Bu nasıl bir projeydi, yüksek yargının bu denli siyasallaşması ne zaman başladı hatırlıyor musunuz? Bu süreç Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığında başladı, ama asıl 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde zirve yaptı. Böylesine ideolojik saplantıları olan üyeler atayan Ahmet Necdet Sezer'in bize nasıl yutturulduğunu hatırlıyor musunuz? Seçilmesi konusunda kamuoyunun ikna edilmesi sürecinde Sezer demokrasi, insan hakları, yetki paylaşımı, hukukun üstünlüğü gibi sözleri hiç ağzından düşürmüyordu. Ahmet Necdet Sezer her geçen gün Türkiye'nin üstünde kara bir gölge gibi durmaya devam ediyor.




palavra
kambocyanin %3 u musluman
ulke yillar suren kanli kizil kmer yonetimi ve ic savaslardan sonra harap bir halde
turkiye ile hemen hemen hic bir alis-verisi yok

gecen hafta burada malezyalilarin yaptirdigi bir caminin acilis torenine katilan basbakan hun sen,
kambocyanin ozgur ve inanclara saygili bir ulke oldugunu isteyen musluman ogrencilerin --liseler de --dahil olmak uzere basortusu takabilecegini,turkiye gibi musluman ulkelerde bile olmayan bu ozgurlugun kendi ulkelerinde oldugunu ifade etti.

Quote:
Phnom Penh - Cambodian Muslims must be integrated into the community and their religious restrictions and needs universally respected, Prime Minister Hun Sen said Thursday.

Speaking at the inauguration of a new mosque, Hun Sen called for religious tolerance and acceptance of Muslims, who make up just a small percentage of the population but have been part of Cambodian culture for centuries.

'Some countries prohibit Muslim uniforms in schools. Cambodia allows it ... it is up to the individual,' he said, in reference to headscarves sometimes worn by Muslim women.

He also demanded that Muslim prayer rooms be widely available, especially in places such as airports.

And he called on international media to be slower to blame Muslim groups when covering suspected terrorist attacks, alleging some major international news groups such as CNN appeared biased against Muslims in their coverage.


http://www.monstersandcritics.com/news/asiapacific/news/article_1405632.php/Cambodian_Muslims_have_full_religious_freedom_says_Prime_Minister
palavra


Quote:
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün, Org.Başbuğ ile görüşmesini iki gün önce yalanladığı ortaya çıktı.




Hürriyet'ten Enis Berberoğlu'nun köşesine taşıdığı bölüm şöyle:

...

Mesela Başbuğ görüşmesini Hürriyet olarak biz de duyduk ve önceki gece Paksüt'e iki kez sorduk, kesin dille yalanladı.

Merak ettim, neden kendisini arayan muhabire, "Paşa benim yakın dostumdur, hep görüşürüm, ne gariplik var bunda?" diyemedi de ertesi günkü imalı haberlere geçit verdi acaba?

Yargıçların kararlarıyla konuşmaları esastır. Ama daha önemlisi, tam doğruyu söylemeleridir.

(Enis BERBEROĞLU)



hurriyetten enis berberoglunun yazisina gore anayasa baskan yardimcisi osman paksut resmen yalan soylemis.
maeglin20
Cami size dar mı geliyor ? Türbanınızı gidin camide takın dışarda görüntü kirliliği oluşturuyor.

Evet türbana karışıyorum, peki biz çıkıp kendi ibadetimizi istediğimiz şekilde yaparız desek, nasıl karşılanır ?
nagra
letonya kır çiçeği.
palavra
maeglin20 wrote:
Cami size dar mı geliyor ? Türbanınızı gidin camide takın dışarda görüntü kirliliği oluşturuyor.

Evet türbana karışıyorum, peki biz çıkıp kendi ibadetimizi istediğimiz şekilde yaparız desek, nasıl karşılanır ?


hamdolsun camiler dar gelmiyor,huzur veriyor
bu cemiyette ister istemez herkesin en azindan hayatinda bir kere gidecegi yerlerdir camiler.
kimi her gun bes defa gider,kimi omrunun sonunda bir defa

laik bir toplum oldugumuz veya olmaya calistigimiz icin kimsenin baska bir kimsenin ibadetinden gocunmaya hakki yok
isteyen istedigi gibi ibadet eder kimse karisamaz

din insanin butun hayatini ve hayattan sonrasini da ilgilendirdigi icin camilere hapsedilemeyecek kadar muhimdir
anna babaya saygiyida ,vatan savunmasinida bize din ogreti
savasta askerimiz "Allah Allah " diye savasir

--siz savasa gitseniz gok tanri diyemi savasacaksiniz
--nasil ibadet ediyorsunuz
--biz genelde dini buyuklerimiizden ogreniyoruz ,siz saman olmaya nasil karar verdiniz
hekimusta
maeglin20 wrote:
Cami size dar mı geliyor ? Türbanınızı gidin camide takın dışarda görüntü kirliliği oluşturuyor.

Evet türbana karışıyorum, peki biz çıkıp kendi ibadetimizi istediğimiz şekilde yaparız desek, nasıl karşılanır ?

Kardeş kusura bakma ama sen hangi dinden olursan ol ben saygı duyarım ama sen benim müslüman olmama saygı duymazsın ve duymuyorsun. Senin hangi dinden olursan ol asla dininden dolayı küçük düşürecek sözler sarfetmem ve bir müslüman da sarfetmez, sarfetmemesi gerekir.
Eğer sizin ibadetleriniz toplum yapısına uygun düşüyorsa pekala tabi istediginiz gibi yapabilirsiniz ama eger degilse kusura bakmayın.
eğer ibadethanenizde yapabileceginiz birşeyse elbette yapabilirsiniz ancak eğer toplumu ilgilendiren bir yerdeyse sokak ortası gibi uygunsa yapabilirsiniz. Örnegin bir ayin yapacaksanız bunu ibadethanenizde yapablirsiniz ama sokak ortasında hos karsılanmaz. Nasıl bir kişinin namazı cami kılması gibi. Ve o adam sokak ortasında namaz kılarsa müslümanlar bile yadırgarlar. İbadethanede yapılması gerekenler var dısarda yapılabilecek ibadetler var ama degil mi?
Başörtüsü de bunun gibi birşey. Umarım seni kırmadan fikirlerimi anlatabilmişimdir.
Önemli olan birbirimizin güzelliklerini örnek alarak daha güzel bir hayat yaşamak olmalı bence ve hepimiz bu ülkenin havasını soluyup suyunu içiyorsak ve Türkiye'nin daha iyi bir yerde olmasını istiyorsak ortak beraber çalışmalıyız.. birbirimize engel olacagimiza birbirimize yardım etmeliyiz.
loserk
hekimusta wrote:

...Nasıl bir kişinin namazı cami kılması gibi. Ve o adam sokak ortasında namaz kılarsa müslümanlar bile yadırgarlar. İbadethanede yapılması gerekenler var dısarda yapılabilecek ibadetler var ama degil mi?


Ankara'da yaşayanlar bilir, her cuma namazında Kızılay Ankaray İstasyonu'na 10 dakika mesafedeki Kocatepe camiiye gitmesi gerekenler, bunu yapmayıp Kızılay Ankaray istasyonundaki mesciti tercih ediyorlar ve istasyonun mescit olan tarafı cuma namazı saatinde iptal oluyor. Sanırım demek istediğin buydu.

http://www.aksariyer.com/?p=342

Quote:
Kebapçıda namaz metroda namaz
Yalçın Doğan - Hürriyet

ÖYLE sıradan bir lokanta değil. Hürriyet’in ekinde bir ara en iyi on kebapçı arasında yer almış, Ankara’daki kebapçılardan biri.

İki katlı. Lokanta sahibi ikinci katı içki servisinin verildiği bir yer haline getirmek istiyor. Ne mümkün. O mümkün olmadığı gibi, başka garip şeyler mümkün hale geliyor.

Kebapçı revaçta, çok kalabalık, yemekleri lezzetli olduğu için, buraya sık sık bazı bakanların da yer aldığı AKP’li guruplar geliyor. O bakanların da yer aldığı guruplar, her sefer, "lokantada mescit nerede" diye soruyor. Yemeğe geliyorlar, namaz kılmak için mescit soruyorlar.

Lokanta sahibi bakıyor ki, olmuyor, içkili hale getirmek istediği ikinci kat, bırakın içkiyi, lokanta olmaktan çıkıyor ve mescide dönüşüyor.

Gelen AKP’li guruplar, sofradan kalkıyor, önce erkekler, arkadan kadınlar, lokantanın mescidinde gurup ve sıra halinde namaz kılıyor. Yemek yerken namaza gitmek, daha önce böyle bir adet var mı, sırf gösteri.

Bu farklı bir tarz-ı hayat, farklı bir yaşam biçimi.

TUNALI’DA MESCİT

Ankara’nın en büyük camii Kocatepe Camii. O camiye açılan en büyük cadde, Tunalı Hilmi Caddesi.

Cami bir kaç yüz metre ilerde, yine de, Tunalı Hilmi’nin kavşağına mescit yapılıyor. Dün cuma. Cuma nedeniyle, Tunalı’daki mescitte namaz kılınıyor. Her cuma olduğu gibi, namaz kaldırımlara taşıyor, insanlar yürüyecek yol bulamıyor. Oysa, cami işte hemen şurada.

Bu farklı bir tarz-ı hayat, farklı bir yaşam biçimi.

METRODA MESCİT

Kızılay Metrosu. Aynı zamanda alış veriş merkezi.

Metroda mescit var. Dün cuma. Kızılay metrosundaki mescitte cuma namazı kılanlar, metroya taşıyor, insanlar metroya binmek için, birbirinin üstüne çıkıyor.

Daha da tatsızı, namaz kılanlar, yoldan geçen ve namaz kılmayanlara yan gözle bakıyor.

Bu farklı bir tarzı-hayat, farklı bir yaşam biçimi.

Lokanta, metro, hastane, pastane, postane, hava alanı fark etmiyor, her yer mescitle doluyor.

DEMOKRASİ DİYE DİYE

En sık söylenen söz, en başta türban dahil, "herkes istediği gibi giyinir, istediği gibi yaşar, neden insanlar birbirine karışıyor" gibi, sözüm ona, özgürlük ve serbestiyet. Sözüm, ona demokrasi. Demokrasi, arkasına sığınılan kutsal kavram.

Elbette demokrasi. Ama, bunların demokrasiyle, özgürlükle ilgisi yok. Demokrasi diye diye, tarz-ı hayat değişiyor. Siyasal rejim değişiyor. Değişim yavaş yavaş ve iki türlü.

1- Dayatma, belli dinsel simgeleri topluma fiilen kabul ettirme yolayla. Örneğin, türban Çankaya’ya fiili olarak çıkmış bulunuyor. Bu tarz-ı hayatın değişimi işareti.

2- Alıştırma yoluyla. Başkentin göbeğinde, kebapçıdan metroya uzanan mescit zinciri, kaldırımlara taşan namazlar, toplumda önce garipseniyor, ardından alıştırma dönemi geliyor.

Gerçekte günlük yaşam biçimi değişiyor. Dini motiflerin ağır bastığı sisteme kayıyor.

Biri geçen yıl, diğeri on yıl önce, ben iki kez İran’a gidiyorum. Cuma namazları dahil, İran İslam Cumhuriyeti’nde ne sokaklara taşan namazlar var, ne iki durakta bir, mescit. Ama, dayatma sonuna kadar.

Burası laik Türkiye Cumhuriyeti. Başkentte sokaklara taşan manzaralar, ne bazı salakların dilinden düşürmediği demokrasi ile izah edilebilir, ne isteyen istediğini yapsın, aldatmacası ile.
BURAK_X
loserk wrote:
Kızılay Ankaray istasyonundaki mesciti tercih ediyorlar

adı üstünde "Mescit" Wink
loserk
BURAK_X wrote:
loserk wrote:
Kızılay Ankaray istasyonundaki mesciti tercih ediyorlar

adı üstünde "Mescit" Wink


ben de başka bişey demedim zaten, mescit dedim... ama parçada anlatılan anafikir farklı...
palavra
Quote:
Safiye Nur; ilkokul birinci sınıfa başladıktan bir ay sonra imtihana tabi tutularak 2. sınıfa alındı. Doğarken de zamanını beklememiş ve 6,5 aylık olarak dünyaya gelmişti.
Doğumunda olduğu gibi öğrenme konusunda da bir hayli aceleciydi. Yaşıtlarından daha zekiydi ve öğretmenleri koca bir yılı 1. sınıfta geçirmesine gerek görmemişlerdi. Üstelik 1 yaşında kalça çıkıklığından dolayı geçirdiği ameliyat, ilkokula başlarken yeniden yapılmıştı. Okula giderken de ayaklarındaki rahatsızlıktan dolayı rehabilitasyon merkezinde tedavi görüyordu. İki yılın bütün hafta sonlarını bir özel hastanede fizik tedavi görerek geçirdi. Hafta içi okuldan sonra evde, hafta sonu hastanede yürüme konusunda çektiği sıkıntılara çözüm bulabilmek için uğraştı.



Annesi Elif Hanım; her gün kızını okula götürdü ve okuldan aldı. Bütün hayatının dizaynını buna göre ayarladı. Okuldan sonra tedaviye götürüyor, sonra da evde saatlerce o tedaviyi tekrar ettiriyordu. Elif Hanım için hafta sonu demek Safiye Nur'un tedavisi için hastaneye gitmek demekti. Safiye'yi okuldan almak demek evde saatlerce sürecek bir tedavinin başlaması demekti. Kızının ayaklarında meydana gelecek birazcık iyileşmeyi umutla bekledi. Küçücük bir iyileşme için bile saatlerce, günlerce, aylarca hatta yıllarca uğraştı. Ne kendine ayırdığı zamanı oldu, ne de bunu istemeyi düşünebildi. Yağmuru, soğuğu, sıcağı hesap etmeden, yıllarca o tedavi senin, bu okul benim kızını sırtında taşıdı.

Bu arada Safiye Nur, okuldaki başarısını sürdürmüş, Hüseyin Yıldız Anadolu Lisesi'nden başarıyla mezun olmuştu. Çok zaman sonra Safiye Nur'daki problemin ortopedik değil de nörolojik olduğu anlaşıldı. Büyükçekmece Devlet Hastanesi'nden alınan raporda, Ataksi teşhisi ile çalışma kaybının yüzde 64, sağ hemiparezi teşhisi ile de tüm vücut fonksiyonlarındaki kaybın yüzde 75 olduğu görüldü. Baba Serhan Bey, 17 yıl boyunca kızının sağlığını düzeltebilmek için gitmediği doktor, araştırmadığı sağlık merkezi bırakmadı.

Safiye geçtiğimiz pazar günü üniversite imtihanına girdi. Vücudunun elverdiği ölçülerde eczacı olmayı çok istiyordu. Serhan Bey ile Elif Hanım kızlarına hem moral olsun, hem de imtihan stresini atabilsin diye o gün piknik havasında yola koyuldular. Yıllardır yanlarından ayırmadıkları kızları içeride ter dökerken belki kahvaltı yaparız diye hazırlıklı gittiler. Elif Hanım okulun kapısına gelince yıllardır yaptığı gibi kızını sırtına almak ve içeri götürmek için tekerlekli sandalyeye doğru eğildi. Ancak iki tane görevli buna engel oldu. "Başörtünüz var. Bu yüzden içeri giremezsiniz. Kampüs sınırları dışına çıkmalısınız. Öğrencinin babası burada bekleyebilir." dediler. Safiye Nur'u başkaları sınıfa götürdü. Bu hareket Elif Hanım'a kızının rahatsızlığından çok daha ağır ve çok daha yıkıcı geldi. Safiye Nur belki ilk kez, her imtihan öncesi hissettiği annesinin o güven dolu elini hissedemedi.

Bu arada filmin başka bir yerinde Ahmet Necdet Sezer, Kemal Gürüz, Erdoğan Teziç, Anayasa Mahkemesi'nin üyeleri, Mesut Parlak ve kafalarında kurdukları heyula rejimin bütün bekçileri büyük bir mutluluk ve gurur yaşıyorlardı. Çünkü rejimi korumuşlardı; bir annenin sımsıcak ve güven dolu elinden...



hekimusta
loserk wrote:
BURAK_X wrote:
loserk wrote:
Kızılay Ankaray istasyonundaki mesciti tercih ediyorlar

adı üstünde "Mescit" Wink


ben de başka bişey demedim zaten, mescit dedim... ama parçada anlatılan anafikir farklı...


anafikir: isteyen müslüman bir kişi indetigi ibadethanesinde ibadetini yerine getiremez getirirse boyle medya onu gündeme taşır.

adam cıkıp kızılayda yolun ortasına seccade sürüp orada kılmıyor. mescidde kılıyor.
maeglin20
Quote:
Cuma namazı için Kızılay İstasyonu’ndaki mescide gelenler, istasyonun koridorlarını kapatıyor.


Benim demek istediğim bu.. Sen ibadet yapıcam derken başkalarının işlerini aksatamazsın..
loserk
hekimusta wrote:


adam cıkıp kızılayda yolun ortasına seccade sürüp orada kılmıyor. mescidde kılıyor.


bilmeden her lafa atlanmaz ki... hayır efendim mescit varken, yolun ortasında kılıyor, buradaki fotoğrafa iyi bak, sonra konuş... ayrıca istiyorsan gezdireyim sana Ankara'yı, yollardaki bu rezaleti...
BURAK_X
loserk wrote:
hekimusta wrote:


adam cıkıp kızılayda yolun ortasına seccade sürüp orada kılmıyor. mescidde kılıyor.


bilmeden her lafa atlanmaz ki... hayır efendim mescit varken, yolun ortasında kılıyor, buradaki fotoğrafa iyi bak, sonra konuş... ayrıca istiyorsan gezdireyim sana Ankara'yı, yollardaki bu rezaleti...
demekki metroyu işleten kişi izin veriyor, o zamanda denecek birşey yok
hekimusta
sorun metronun izin verip vermemesi degil insanların rahatsız olup olmamasıdır.
Quote:
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN (İlahiyatçı): Her zaman her yerde namaz kılınır. Ancak cemaat namaz kılarken kamuya açık alanları da kapatmamalı, buna gereken özen gösterilmelidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed, “Kimsenin yolunu daraltmayın, sohbet ederken bile kenarda durun” der. Kızılay’daki istasyonda daha önce de benzer durumlar yaşanıyordu. Trenden inene adım atacak yer kalmıyordu. Şikâyet ettiler, uyarılar yapıldı, cemaati çekmişlerdi. Son durumu bilmiyorum. Ne ibadet eden, ne de etmeyen itiş kakış yaşamamalı.

Prof. Dr. SAİM YEPREM (Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi): Cuma namazlarının diğer namazlar gibi evde, işyerinde değil, cami ya da cami hükmünde bir yerde, mutlaka cemaatle birlikte kılınması gerekir. Ankara’daki mevcut camiler cuma namazlarında yetmiyor. Cami dolduğunda gelenler sokaklara kadar taşmaması için ne yapacak, etrafta camiler almıyor ki. Normal namaz kılma maksadı dışında gelmişlerse o doğru olmaz, ama normalde namazın sokaklara taşmasının dinen hiçbir sakıncası yoktur.


Eğer camiler yeterli degilse cami bahcesi gibi yerlerde kılınabilir ancak bunda dikkat edilmesi gerek konular vardır. birincisi riya denilen yani gösteriş amaçlı olmamlıdır. o zaman zzaten kılınan namaz Allah rızası için kılınmış olmaz ve kabul edilmez. ikinci husus ise insanlara rahatsızlık verilmemesi gerekmektedir. Dr. Beyza BİLGİN de yeterince açıklamış. olması gerekenleri soylemiş. islamiyeti yaşanan şekliyle düşünmek yanıltıcı olur. özellikle müslüman olmayanlar açısından yanlış olur. İslamiyet yaşanılandan öte yaşanılması gereken gibidir. Yani insanların yaptıgı rahatsız edici davranışların hiçibiri islamiyette yoktur. Asıl olan insandır, insanın refahıdır mutlulugudur.....
BURAK_X
hekimusta wrote:
sorun metronun izin verip vermemesi degil insanların rahatsız olup olmamasıdır.
Quote:
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN (İlahiyatçı): Her zaman her yerde namaz kılınır. Ancak cemaat namaz kılarken kamuya açık alanları da kapatmamalı, buna gereken özen gösterilmelidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed, “Kimsenin yolunu daraltmayın, sohbet ederken bile kenarda durun” der. Kızılay’daki istasyonda daha önce de benzer durumlar yaşanıyordu. Trenden inene adım atacak yer kalmıyordu. Şikâyet ettiler, uyarılar yapıldı, cemaati çekmişlerdi. Son durumu bilmiyorum. Ne ibadet eden, ne de etmeyen itiş kakış yaşamamalı.

Prof. Dr. SAİM YEPREM (Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi): Cuma namazlarının diğer namazlar gibi evde, işyerinde değil, cami ya da cami hükmünde bir yerde, mutlaka cemaatle birlikte kılınması gerekir. Ankara’daki mevcut camiler cuma namazlarında yetmiyor. Cami dolduğunda gelenler sokaklara kadar taşmaması için ne yapacak, etrafta camiler almıyor ki. Normal namaz kılma maksadı dışında gelmişlerse o doğru olmaz, ama normalde namazın sokaklara taşmasının dinen hiçbir sakıncası yoktur.


Eğer camiler yeterli degilse cami bahcesi gibi yerlerde kılınabilir ancak bunda dikkat edilmesi gerek konular vardır. birincisi riya denilen yani gösteriş amaçlı olmamlıdır. o zaman zzaten kılınan namaz Allah rızası için kılınmış olmaz ve kabul edilmez. ikinci husus ise insanlara rahatsızlık verilmemesi gerekmektedir. Dr. Beyza BİLGİN de yeterince açıklamış. olması gerekenleri soylemiş. islamiyeti yaşanan şekliyle düşünmek yanıltıcı olur. özellikle müslüman olmayanlar açısından yanlış olur. İslamiyet yaşanılandan öte yaşanılması gereken gibidir. Yani insanların yaptıgı rahatsız edici davranışların hiçibiri islamiyette yoktur. Asıl olan insandır, insanın refahıdır mutlulugudur.....

hmm, şimdi biraz daha aydınlandım sağol
ProgRammerTR
...
Allah'ın kitabında Başınızı örtün mü yazıyor !
Kendi kendinize niye ceza veriyorsunuz.
Böyle aptallık olamaz.
AKP de kapanıyor görün siz ey mi yaman bey mi yaman.

Vatansever kardeşlerim ! BUNLARIN ÜSTÜ ERMİŞ ALTI VERMİŞ !
hekimusta
sen böyle dedikçe insanın şeriatçı olası geliyor. şeriat gelse de boyunlarınızı uçursak Razz
darkeagle
ProgRammerTR wrote:

ÜSTÜ ERMİŞ ALTI VERMİŞ !


Demekte benden önce davrandın aklımda bir makale vardı kafamda toplamaya çalışıyordum az ve öz olacak şekilde yazmışsın sen zaten...
selim06
bu konu artık sınırlarını aşmış.Her türlü hoşgörüden uzaklaşmıştır.Birbirinizi bulsanız İstiklal Mahkemesi kurup birbirinizi astıracaksınız.Herkes haberleri, yorumları kendi penceresinden yorumlamış; diğer üyelerimizi suçlayacak ifadeler kullanmış.Böyle tartışacaksanız kahvehaneler var.Gidin orada bağırın çağırın, şu foruma siyaset, ideoloji, hakaret sokmayın.
Yorum yapmakla, eleştirmekle suçlamak arasında farklar var.Lütfen bunları ayırt ediniz.
-close-
Related topics
Yargıtay'dan türban serbestliğine sert tepki
ADSL HIZLANIYOR!!!
Müzik listesi
Cumhurbaşkanı Adayımız
Elveda arkdaşlar! Gidiyorum
11. Cumhurbaşkanı abdullah gül
Emeklilik :)
anayasa mahkemesi
Bu Cumhuriyet Bunu Hak Etmedi !
yeni YOK baskanimiz
CHP'li Arıtman'dan çirkin benzetme: Sümerler'de fahişeler...
Edebiyatcilar Cankayada
Atatürk ve çocuk...
GUNCEL KONU : AKP YI KAPATMA DAVASI
This topic is locked: you cannot edit posts or make replies.    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.