FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


6. Turkce Olimpiyatlari





palavra
Turkce Olimpiyatlari her yil buyuyerek devam ediyor.
Gecen yil 100 ulke vardi bu yil 110 ulke.
Ogrenciler bir hafta ulkemizde kaldiktan sonra burada muthis bir Turkiye ruzgari estiriyorlar.
Bizim ogrencimiz "cile bulbulum" parcasiyla yarismaya katiliyor.


Quote:
Ankara dün sıra dışı günlerinden birini yaşadı. Türkçe Olimpiyatları'na katılmak için 110 ülkeden gelen öğrenciler, başkente unutulmaz bir şölen sundu.



Farklı milletlere mensup gençler, söyledikleri şiir ve şarkılarla adeta Ankara'nın havasını değiştirdi. Altınpark'ı tıklım tıklım dolduran vatandaşlar da, Türkçenin dünya dili olma serüvenine şahitlik etti.

Moğol Altan-ochır'ın söylediği 'Gesi Bağları' türküsü ile Moldovalı öğrencilerin sahnelediği 'Giresun karşılaması' büyük ilgi görürken, Kamboçyalı gencin 'Çile Bülbülüm Çile' şarkısına binlerce kişi eşlik etti.

Başkentteki Kültür Şöleni'ne komşu illerin yanı sıra İzmir ve Bursa'dan gelen ziyaretçiler de büyük ilgi gösterdi. Şölene öğrencilerden önce gelen vatandaşlar, yağmur altında stantların açılışını bekledi.

Misafir öğrencileri bağırlarına basan Çorumlular, çuvallar dolusu leblebi dağıttı. Bursa'dan otobüslerle gelenler de İzmir ve diğer illerden gelenler gibi öğrencilere hayran kaldı.




Quote:
Türkmen kızı Meryem Çoban'ın okuduğu 'Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor' şiiri, Moğol Setsen Altan-ochır'ın söylediği 'Gesi Bağları' türküsü, Kazak bir öğrencinin seslendirdiği 'Süleymaniye'de Bayram Sabahı' şiiri, ABD Nevadalı Emma White'ın söylediği 'Mehlika Sultan' şiiri Türkiye'nin değişik yerlerinden gelen vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi.



Quote:
Moldovalı öğrencilerin sahnelediği 'Giresun karşılaması' oyunu ile Pakistanlı Ramazanşoh ve Şohruhi'nin sergilediği Hacivat Karagöz de yoğun ilgi görürken, Kamboçyalı öğrencinin söylediği 'Çile Bülbülüm Çile' şarkısına izleyenler hep birlikte 'Allah' dedi. Her bir ülkenin kendi kültürünü tanıtmak için oluşturduğu stantlar gezilirken kalabalıktan adım atmak imkânsız hale geldi. Kültür Şöleni'ni izlemeye gelenler hemen her ülke genciyle ayrı ayrı fotoğraf çektirdi. Gerçek bir yerli kabile şefinin papağan tüyünden yapılan başlığını takan Brezilyalı Carmen Nieto, yerli kıyafeti giyen Mozambikli Henrique Bazar, sempatik Vietnamlı Mai Khanh fotoğrafının çekilmesi için sıraya geçilenlerden.


Quote:
Özellikle ülkesinde hiç kış yaşamayan bazı öğrenciler, Ankara'nın 10-15 dereceye inen serin havasında üşüdü. Sıcaklığın yıl boyunca 30 derecenin altına düşmediği Kamboçya'dan gelen Maliny Chea, kışı olmayan Çad'dan olimpiyatlara katılan Chaikadin Saleh, yağmurun bile sıcak yağdığı Burkina Faso'dan gelen Sankara Adam da Ankara'da üşüyenlerden. Gelirken Burkina Faso'da sıcaklığın 55 derece olduğunu söyleyen Sankara, Ankara'da özellikle akşamları çok üşüdüğünü söylüyor. Öğretmeninin verdiği kabanla gezen Kamboçyalı Maliny ise Ankara'da 'Türk halkının ilgisi ve Türkçenin sıcaklığıyla' ısındığını belirtiyor.


http://www.samanyoluhaber.com/haber-102885.html
maeglin20
palavra wrote:

Quote:
... izleyenler hep birlikte 'Allah' dedi. ...



Burayı vurgulaman ilginç..
mr.emre
Powered by ...
selim06:gelen şikayetler doğrultusunda herhangi bir şahsa hitaben şahsın izni olmadan nüfus bilgileri haricinde lakapların kullanılması Frihost politikalarıyla uyuşmamaktadır.Malum adlandırma kaldırılmıştır...
palavra
yapilan is bence her turk vatandasini gururlandiracak kadar guzel
bu is icin emegi gecen herkeste ,bu guzel isteki payindan dolayi takdire layiktir.
keske baskalari tarafindan da powered olan guzel isler gorseydik.

-----"Allah " vurgusu Ercan Saatci ye ait . TRT deki programda o da sarkinin bu kadar guzel okunmasina hayret ettigini soylemisti.

Quote:
6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na katılmak üzere 110 ülkeden Türkiye'ye gelen öğrencilerin TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyareti renkli görüntülere sahne oldu. Toptan, yöresel kıyafetleri ile gelen öğrencileri, "Burada edindiğiniz dostlukları ülkenize taşıyacak, dünya barışına hizmet edeceksiniz." sözleri ile karşılarken minikler Meclis Başkanı'na şarkı ve şiirlerden oluşan küçük bir konser verdi.



6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na katılmak üzere 110 ülkeden Türkiye'ye gelen öğrencilerin TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyareti renkli görüntülere sahne oldu. Toptan, yöresel kıyafetleri ile gelen öğrencileri, "Burada edindiğiniz dostlukları ülkenize taşıyacak, dünya barışına hizmet edeceksiniz." sözleri ile karşılarken minikler Meclis Başkanı'na şarkı ve şiirlerden oluşan küçük bir konser verdi. Tanzanya'dan gelen Ali Asgher Abbas, 'Seviyorum Seni', Kırgızistan'dan gelen Venera Suserenko ise 'Deniz ve Mehtap' şarkısını seslendirdi. Pakistanlı öğrenci Raskil Kamaş ile Myanmarlı Homaira Pyae Wen Naing ise Anne şiirini seslendirdi.

6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'nda dün akşam şarkı yarışması heyecanı yaşandı. Ön elemeleri geçen 19 yarışmacı, şarkı finalinde Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi'ni dolduranlara unutamayacakları bir gece yaşattı. Jüri birbirinden güzel şarkı ve türkü söyleyen öğrencileri seçmekte zorlanırken halkın oylarına sunulmak üzere 10 ülke belirlendi.

'Hepsi gönlümüzün birincisi' denilerek ilan edilen Türkçe Olimpiyatları Şarkı yarışmasında 10 finalist, Azerbaycan, Türkmenistan, Letonya, Kamboçya, Tacikistan, Endonezya, Moğolistan, Rusya, Arnavutluk, Yemen oldu. Bu ülkelerden ilk üçe girecekleri ise halk, cep telefonlarından göndereceği mesajlarla (sms) belirleyecek. Bugünden itibaren başlayacak sms'ler, İstanbul'da 1 Haziran'da gerçekleştirilecek ödül törenine kadar devam edecek.

İlker Gültekin'in sunuculuğunu yaptığı gece, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Olimpiyat Tertip Komitesi Başkanı Mehmet Sağlam'ın açılış konuşmasıyla başladı. Sağlam, olimpiyatları düzenlemekteki temel amaçlarının, 'Türkçenin bir sevgi ve hoşgörü dili olarak bütün dünyada giderek daha yaygın bir şekilde gelişmesini, bir kültür ve ilim dili olarak dünya dilleri arasında daha da mümtaz bir yere ulaşmasını sağlamak' olduğunu söyledi.

Atatürk'ün "Her Türk Türkçeyi daha da geliştirmek için elinden geleni yapacaktır." sözünü hatırlatan Sağlam, "Bu bize verilen kutsal bir görevdir. İşte Türkçe Olimpiyatları bu görevin 5 kıtada 110 ülkede gerçekleşmiş halidir." dedi. Dünyanın dört bir tarafına yayılan okullarda görev yapan öğretmen ve onlara destek olan işadamlarını 'kahraman' olarak niteleyen Mehmet Sağlam, "Bir de çok uzaklarda bu işin bir fikir babası var, onun manevi desteğiyle bütün bu işler yürüyor. Ona da buradan minnetlerimizi, şükranlarımızı sunuyoruz." diye konuştu.

Dünya Renkleri Korosu'nun sahnelediği 'Aşure tadında dünya barışı' dans tiyatrosu gecede, dostluk, kardeşlik, sevgi mesajları verdi. Oyuncuların açtığı 'Aşure tadında Türkçe Olimpiyatları' pankart yoğun alkış aldı. Sahnede dekor olarak ise tüm dünyanın aynı gemide olduğunu simgeleyen ülke bayraklarının süslediği yelkenlerden oluşan gemi kullanıldı.

Başkanlığını Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın'ın yaptığı jüride sanatçı, yapımcı ve akademisyen olan Erhan Güleryüz, Ertuğrul Erkişi, Gürkan Vural, Mehmet Hayri Altan, Prof. Dr. Murat Özbay, Nuray Hafiftaş, Orhan Seyfi Güner, Doç. Dr. Salih Aydoğan, Prof. Dr. Yücel Elmas, Zekai Tunca ve Deniz Arcak yer aldı. Şükrü Akalın, "Bu etkinliğin en yorulanı jüri üyeleri oldu. Zevkle dinlediğimiz, zaman zaman gözlerimizin yaşardığı bu gençleri yetiştiren öğretmenleri kutluyorum. Bu öğretmenleri yetiştiren öğretmenleri kutluyorum. Bu öğretmenleri uzak diyarlara gönderen ve Türkçenin sesini dünyanın dört bir yanına gönderen değerli insanları kutluyorum." dedi.

Hüseyin Demirtaş'a vefa ödülü

Programda 'dönmemek üzere gidenlerden' Hüseyin Demirtaş'a vefa ödülü verildi. Kazakistan'daki okullara öğretmen olarak giden ve 12 yıl kalan Demirtaş, kısa sürede Kazakistan'ın sevgisine mazhar olmuş, yakalandığı bir hastalık sebebiyle de geçen sene vefat etmişti. Seyircilerin dakikalarca ayakta alkışladığı Demirtaş'ın ödülünü eşi Münevver Demirtaş kızıyla birlikte alırken, ödülü TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin verdi.

Şahin, "Çocuklar bizden daha güzel konuştu, bizim susmamız lazım." dedi. Programda ayrıca dünyanın dört bir tarafında Türkçe öğreten öğretmenlere Türk Ocakları tarafından ödül verildi. Ödülleri takdim eden Türk Ocakları Vakfı Genel Sekreteri Hüseyin Erdem, "Sözün bittiği yerdeyiz. Bu kahramanları gördükten sonra söyleyecek bir şey kalmıyor. İşte bunlar sayesinde dünyaya adalet, sevgi ve barış yayılacak." diye konuştu.

'Sakarya Türküsü'nü bir günde ezberlemiş

6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na katılmak üzere Türkiye'ye gelen öğrenciler TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaret etti. Öğrencileri makamında kabul eden TBMM Başkanı Toptan, "Burada edindiğiniz dostlukları ülkenize taşıyacak, dünya barışına hizmet edeceksiniz."dedi. Öğrenciler de Toptan'a şarkı ve şiirlerden oluşan mini bir konser verdi. Tanzanya'dan gelen Ali Asgher Abbas, 'Seviyorum Seni', Kırgızistan'dan gelen Venera Suserenko ise 'Deniz ve Mehtap' şarkısını söyledi. Myanmar'dan gelen Homaira Pyae Wen Naing ise Anne şiirini seslendirdi. Moğolistanlı Dolgorma Sainbayar'ın eline aldığı kalemi mikrofon yaparak müzik eşliğinde okuduğu Necip Fazıl Kısakürek'in 'Sakarya Türküsü' şiiri de Toptan'ı duygulandırdı. Toptan, Sainbayar'a "Nasıl ezberledin?" diye sorarken, Moğol öğrenci şiiri bir günde ezberlediğini söyledi. TBMM Başkanı, ziyarette öğrencilere şapka ve tişört hediye etti.

İşte Türkçe Olimpiyatları Şarkı finalistleri

Azerbaycan - Hatice Alizade (Ben Seni Sevdiğimi) Türkmenistan- Abadan Halmedova (Dön Gel Bir Tanem) Letonya - Anna Zelencava (Gülü Susuz Seni Aşksız Bırakmam) Kamboçya - Maliny Chea (Çile Bülbülüm Çile) Tacikistan - Suman Kurbanova (Aldım Başımı Gidiyorum) Endonezya - Nixiie Lesmana (Sen Ağlama) Moğolistan- Togsbayar Enkhtaivan (Harmandan Geldik) Rusya - Darya Shkalkova (Sen Gelmez Oldun) Arnavutluk - Blerta Gjolaj (Rüzgar) Yemen - Sara Mohamad (Al Gaşimi Anadolu)

mr.emre
...'un amacı güzel iş yapmak, Türkçe'yi yaymak değil bunu hepimiz biliyoruz.
Bunlar "nur"unu yayma peşinde.
selim06:gelen şikayetler doğrultusunda herhangi bir şahsa hitaben şahsın izni olmadan nüfus bilgileri haricinde lakapların kullanılması Frihost politikalarıyla uyuşmamaktadır.Malum adlandırma kaldırılmıştır...
palavra
oncelikle gormek istemeyene hicbir sey gosteremezsiniz
anlamak istemeyene hic bir sey anlatamazsiniz
ne kadar anlatirsaniz anlatin; karsidakinin anlayacagi sadece seviyesi kadardir.

ikinci olarak birbirimize asgari saygiyi ihmal etmemeliyiz
uslubu beyan ayniyla insan


son olarak kambocyali ogrenciye oy vermek isteyen arkadaslar icin

104 yazip 3077 ye mesaj atiyoruz
destekleyen arkadaslara simdiden tesekkurler.

1 haziran son gun.
mr.emre
palavra wrote:

ikinci olarak birbirimize asgari saygiyi ihmal etmemeliyiz
uslubu beyan ayniyla insan


...'a mı saygı göstereceğim?
selim06:gelen şikayetler doğrultusunda herhangi bir şahsa hitaben şahsın izni olmadan nüfus bilgileri haricinde lakapların kullanılması Frihost politikalarıyla uyuşmamaktadır.Malum adlandırma kaldırılmıştır...
sefilim
hoşuma giden en iyi ve de en büyük organizasyon
maeglin20
mr.emre wrote:
palavra wrote:

ikinci olarak birbirimize asgari saygiyi ihmal etmemeliyiz
uslubu beyan ayniyla insan


...'a mı saygı göstereceğim?


Ahh şu ... "eğitim" (!) kurumlarından bir türlü kurtulamadım..
selim06:gelen şikayetler doğrultusunda herhangi bir şahsa hitaben şahsın izni olmadan nüfus bilgileri haricinde lakapların kullanılması Frihost politikalarıyla uyuşmamaktadır.Malum adlandırma kaldırılmıştır...
palavra
http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/2008/05/27/

bir cok secme video

yarismada ilk ona giren butun ogrenciler

http://www.samanyoluhaber.com/haber-103128.html
mr.emre
Olimpiyat da oldukça Türkçe bir sözcük buarada.
hekimusta
maeglin20 wrote:
palavra wrote:

Quote:
... izleyenler hep birlikte 'Allah' dedi. ...



Burayı vurgulaman ilginç..

Allah kelimesi geçti. şeriat devleti kurmak istolar. hemen infaz etmek şart Razz
palavra
mr.emre wrote:
Olimpiyat da oldukça Türkçe bir sözcük buarada.


kokeni itibariyle turkce degil ama turk dil kurumunun hazirladigi sozluge girdigine ve herkes tarafindan kullanildigina gore artik turkce olmustur bence.
palavra

Quote:
110 ülkeden 550 öğrencinin katıldığı 6. Türkçe Olimpiyatları'nda final heyecanı yaşanıyor. Pazar günkü ödül töreninden önce şiir, şarkı ve folklorda finale kalanlar Anadolu'nun farklı illerinde jürinin karşısına çıktı.



Olimpiyatın en dikkat çekici bölümlerinden birini ise folklor mücadelesi oluşturdu. Kayseri'deki finalde 10 ülkeden 100 öğrenci Anadolu'nun yöresel kıyafetleriyle halk oyunlarını sergilerken, zirveye Vietnam ekibi çıktı. Yaklaşık 14 bin kişinin izlediği halk oyunları yarışmasında Vietnamlı efeler, Aydın yöresinden 'Zeybekler' oyununu başarıyla sergiledi ve jüriden 94,60 puan aldı. Şölen havasında geçen finalde, öğrencilerin okuduğu şiir ve şarkılar seyircilere duygulu anlar yaşattı.

6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Halk Oyunları final yarışmaları Kayseri'de yapıldı. Kadir Has Kongre Merkezi'ndeki yarışma şölen havasında gerçekleşti. Misafir öğrenciler halk oyunları gösterilerinin yanı sıra okudukları şarkı ve türkülerle de izleyicilerden büyük alkış topladı. Moğolistanlı Tsetsen 'Gesi Bağları' türküsünü, Slovenyalı Tibor da 'Ben Gibi' şarkısını söyledi. Bangladeşli Farzana'nın 'Üsküdar'a Giderken', Ugandalı Muyanda'nın 'Fesüphanallah' şarkıları izleyicilere coşkulu anlar yaşatırken, Moğolistanlı Dolgorma'nın 'Sakarya' şiirini okuması salondakileri duygulandırdı. Jüri üyeleri adına konuşan Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Mehmet Kınık, "Türk halk oyunları dünyada en zor oyunlardır. Ritimler ve ezgilerin yanı sıra yöresel kıyafetlerin özellikleri en zor ama en çok beğenilen halk oyunları yapmıştır." diyerek, misafir öğrencilerin çok başarılı olduğunu ifade etti.

Halk oyunları yarışmasında birinci seçilen Vietnamlı öğrenciler ödüllerini Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'den aldı. Vali Bilici, "Yapılan bu organizasyonda, öğrencilerin yetişmesinde emeği geçenlere, jüriye teşekkür ediyorum." dedi. İkinci olan Azerbaycanlı ekibin ödüllerini veren Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki de dünyanın değişik ülkelerine giderek Türkçe öğreten fedakar öğretmenlere şu sözlerle teşekkür etti: "Bu, Türkiye adına yüzyılın projesidir. Hepsine teşekkür ediyoruz. Hepsinin alnından öpüyorum."

Yarışmada üçüncü olan Moldova halk oyunları ekibine ödüllerini takdim eden Kayserili işadamı Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, yarışmaya katılan bütün öğrencilere 300'er dolar yol harçlığı vereceklerini söyledi.


Francis, nasıl şapka yakıştı mı?

Türkçe Olimpiyatları'na katılan öğrenciler Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i ziyaret etti. "Sizleri ülkemizde görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Türkçe bildiğiniz, şarkı söylediğiniz ve şiirler okuduğunuz için de sizi tebrik ediyoruz." diyen Bakan Çelik, Türkiye'de kaldıkları sürece kalıcı dostluklar edinmelerini istedi. Öğrenciler, kendi ülkelerinden getirdikleri hediyeleri Bakan Çelik'e takdim ederken, Çelik de öğrencilere birer saat hediye etti. Misafir ğrencilerle samimi bir havada sohbet eden Bakan Çelik, bir ara Madagaskarlı Francis'in şapkasını başına takarak 'Nasıl, yakıştı mı?' diye sordu.


En güzel şiir Arnavutluk'tan

Olimpiyatların 'Yazma, Dil Bilgisi, Şiir, Sunum, Genel Kültür, Özel Beceri ve Makale dalındaki final yarışması Bursa Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleştirildi. Birinciliği, Arnavutluklu öğrenci Adeila Selimaj, Arif Nihat Asya'nın Naat isimli şiirini okuyarak kazandı. Yarışmada, ikinciliği Endonezya'dan Anisa Fitria Dewi, üçüncülüğü ise Sudan'dan Walaa Tarık Mohamed aldı. Konuk öğrenciler final öncesi söyledikleri şarkı ve türkülerle salonu dolduran binlerce kişiye bazen keyifli bazen de duygulu anlar yaşattı. Yarışmada dereceye giren öğrenciler ödüllerini Vali Vekili Ali Rıza Çalışır, Emniyet Müdürü Tahsin Demir ile Vakıflar Bölge Müdürü Mürsel Sarı'dan aldı.

darkeagle
maeglin20 wrote:
Ahh şu ...'un "eğitim" (!) kurumlarından bir türlü kurtulamadım..


Allah kurtarsın kardeş...
palavra


Quote:
Haftalardır süren ön elemeler ve finallerin ardından 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'nda özlemle beklenen gün geldi. Samanyolu Haber TV günboyu canlı yayınlarla İstanbul Gösteri Merkezi'ndeki coşkuyu ekrana getirecek. Ödül gecesi saat 18.00'den itibaren Samanyolu TV, Samanyolu Haber TV, Kral TV ve Kanal A'dan canlı olarak ekrana gelecek.

Samanyoluhaber.com an be an bütün gelişmeleri aktaracak

Türkçeyi yabancı dil olarak seçen öğrenciler, 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için günler öncesinden Türkiye'ye gelmişti. Bu akşam yapılacak törende dereceye giren öğrencilere ödülleri verilecek. İstanbul Gösteri Merkezi'nde saat 18.00'de başlayacak ödül töreni, Kemal Gülen ve Ebru Gediz'in sunumuyla ekrana geliyor.

2003'te 17 ülkeyle başlayan Türkçe Olimpiyatları'nda yarışmacı ülke sayısı her yıl artıyor. Dilini öğrendikleri ülkeyi gören ve insanlarıyla kaynaşan yüzlerce öğrenci ve öğretmen, ülkelerine sadece madalya değil, tatlı anılar da götürüyor. Türkiye'nin tanıtımında da büyük rol oynayan Türkçe Olimpiyatları'nda bu yıl Arjantin'den İngiltere'ye, Malavi'den Tanzanya'ya kadar 110 ülkeden gelen 550 yabancı öğrenci şiir, şarkı, sunum, makale ve temel Türkçe becerileriyle yarıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yanısıra katılımcı ülkelerin temsilcilerinin ve Türk devlet erkânının konuk olacağı gecede öğrencilerin hazırladığı sürprizler olacak.



Quote:
Bir sevdadır Türkiye
Kazakistan…

Baharın en güzel demleri...

Bozkırın ortası ve dağ çiçekleri…

Üzerinde karın eksik olmadığı Alatav Dağı'nın, başı yukarıda ama gözü hep şehrin üzerinde…

Sevgilisine bakan bir ece gibi, dağın yamaçlarından uçsuz bucaksız bozkıra doğru bakıyor.

Orta Asya'nın kalbi Almatı'dayız…

Bahçeler…

Gül kokulu caddeler…

Heykeller, kabartmalar, büyük pazar yerleri…

Elma kokusuyla karışmış bir hava, dağlardan süzülmüş ışık…

Caddelerde koşuşturmalar…

Her yerde yeni bir bahara uyanışın canlılığı göze çarpıyor.

Almatı, Asya'nın yeni dirilişinin merkezi gibi.

Asya'nın bu büyülü şehrinin ümit taşan caddelerinden geçerek Kazak-Türk Lisesine ulaştığımızda, Anadolu'dan yüreklerinde yakıcı ayrılıklarla ayrılan, gittikleri yerlerde acılarını, taze sevinçlere dönüştüren öğretmenler karşıladı bizi.

***

Bu gün “6. Türkçe Olimpiyatları”nın final günü. Dünyanın dört bir yanından öğretmenleriyle birlikte gelen 550 öğrenci dereceye girebilmek için yarışacaklar.

110 ülkeden gelen bu çocuklar;

Türkçe konuşuyorlar…

Şiirlerini Türkçe okuyorlar…

Türkçe yazıyorlar…

Türkçe rüya görüyorlar…

Duygularını Türkçe dile getiriyorlar…

Sevdalarını, Türkçe söylüyorlar.


Dünyanın hiçbir yerinde 110 farklı ülkenin insanı bir araya gelerek aynı dili konuşmuyor.

Onun içindir ki geçen yılki Olimpiyatlar haklı bir şekilde Guinness Rekorlar kitabına girdi.

Bu öğretmenler rekora koşuyor…

Bu öğrenciler rekora koşuyor…

Daha da önemlisi el ele verip hep birlikte evrensel barışa koşuyorlar.


Aynı dili konuşanlar, aynı irfanı paylaşmadıkları sürece anlaşamazlar.

Kendi ülkemizde aynı dili konuştuğumuz halde birbirimizi anlayamadığımız gibi.

Bu çocuklar sadece Türkçe konuşmuyorlar.

Aynı irfanı da paylaşıyorlar;

insana, sadece insan olduğu için saygı duyma irfanını.

Dillerinden, ırklarından ve renklerinden dolayı birbirlerine düşmanca bakmıyorlar.

Minik yüreklerinde dünyaları dolduracak sevgi büyütüyorlar.

Dünyanın yüz on ülkesinden havalanan uçaklar Anadolu'ya Türkçe konuşan çocuklar taşıyor. Ses bayrağımız dalgalanıyor, gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliklerinde.

ABD'li bir öğrenci ebru yapıyor.

Afrikalı siyah öğrenciler “çayda çıra” oynuyor.

Bir Kızılderili Karadeniz şivesiyle şarkı okuyor.

Siyahî bir çocuk;

“Afrikalı bir çocuğum

Sizlerden hiç farkı olmayan

Göğsünüzde mavi boncuğum

Ve siyah bir gülüm solmayan”

Şiirini söylüyor.

Bu okullarda Türkçe okutulmuyor diyenleri, 110 ülkeden binlerce çocuk tekzip ediyor.

Bir önceki Meclis Başkanımız Bülent Arınç Bey'in dediği gibi, “dublör değil gerçek bu çocuklar.”


1998 Mayısı'nın son günleriydi...

27 Mayıs Darbesi'nin kudretli subaylarından Muzaffer Özdağ'la birlikte Kazkistan'daydık.

Gezide bir general bir albay ve bazı gazeteciler de vardı.

Paşalar endişeliydi. Kendilerini nasıl bir tablonun beklediğini bilmiyorlardı.

“Türk okullarında Türkçe öğretmiyorlar,” diye duymuşlardı.

Ülke seçimini kendileri yaptılar. Kazakistan Almatı şehrindeki Kazak-Türk Lisesine vardığımızda öğrenciler bahçede oynuyorlardı.

Bizi fedakârlık ve hasret hırkasına bürünen öğretmenler karşıladı.

Malzemeleri insan…

Ellerinde, tebeşir, silgi, bilgisayar ve kitaplar…

Bir de sevgileri…

Sevgi olmazsa, ellerindeki araçların geçersiz ve işe yaramaz olduğunun farkındalar.

Muzaffer Özdağ Bey, bahçedeki bir öğrenciye “evladım bir dakika gelir misin?” dedi.

Kazak öğrenci saygı ile yaklaştı.

Komutanın gözleri çakmak çakmaktı.

Cebindeki kitabı çıkardı ve eliyle işaret ettiği bölümü okumasını istedi.

Kazak öğrenci İstanbul ağzıyla duygulu bir şekilde okudu.

Subayların memnuniyeti yüzlerinden okunuyordu. Gezi boyunca gördükleri karşısında ziyadesiyle duygulandılar. Bu seyahatimiz basına “Türk okullarına askerlerden tam not.” diye yansımıştı.

Son gün akşam yemeğinde gazeteciler, “Buralarda bu kadar güzel işler yapılıyor da bazı kesimler bu okullara neden karşı?” diye, sordular.

Bir yetkili, “Kimleri kastediyorsunuz bilmiyorum ama şu ana kadar hiçbir Başbakanımız ve hiçbir Cumhurbaşkanımız bu okulların aleyhinde olmadıkları gibi, hep moral desteği verdiler.” diye cevap verdi.

Gazeteciler, “Bizim neyi kastettiğimizi siz çok iyi biliyorsunuz” deyince, yetkili,

“Şayet askerlerimizi kastediyorsanız, subaylarımız burada sorunuza onlar cevap versinler.” dedi.

Merhum Muzaffer Özdağ; “Arkadaşlar biz buraya gelirken tedirgindik ama şu anda bütün şüphelerimiz izale oldu. Buralarda bayrağımız dalgalanıyor, İstiklal Marşı'mız okunuyor, öğrenciler İstanbul ağzıyla Türkçe konuşuyorlar, Türkiye sevdalısı olarak yetişiyorlar. Bu okullar hem bu ülkelere hem de ülkemize büyük hizmetler veriyorlar. Bir zamanlar Atatürk Üniversitesi'ni ziyaretim esnasında öğrencilere ve öğretim üyelerine, bir ordu kadar ülkemize hizmet veriyorsunuz demiştim. Şimdi bu okulları görünce, ordular kadar hizmet verdiklerini anladım.” dedi.

Türkiye'ye döndükten sonra bir gün karşılaştığımızda düşüncelerini üst makamlara sözlü ve yazılı aktardığını söyledi. İyi bir devlet ve fikir adamıydı. Hakperestti.Türk dünyası hayranı idi. Ölünceye kadar Orta Asya'daki kardeşlerimiz için koşturdu durdu.

Dil ve mefkûre dünyamızın güzide simalarından Yavuz Bülent Bakiler, “Yoldakiler” isimli kitabıma lütfettikleri önsözde;

'Gazi Paşa diyor ki: “Bir milletin iki ordusu vardır. Asker ordusu, irfan-kültür ordusu. Asker ordusu vatanın hayatını kurtaran ordudur. İrfan, yani kültür ordusu vatanın geleceğini kuran ordudur. Bu iki ordu çok önemlidir. Bana 'bu iki ordudan hangisi daha önemlidir?' diye sorarsanız kültür ordusudur derim. Çünkü kültür ordusu, asker ordusuna, neden bu vatan topraklarını sevmek, onun uğrunda çarpışmak, gerektiğinde, kanını ve canını vermek mecburiyetinde olduğunu anlatan ordudur. Bir milletin kültür ordusu, yeteri kadar kuvvetli olmazsa, asker ordusunun muharebe meydanlarında kazandıklarını, sulh masalarında kaybeder!”

Yavuz Bülent Hoca, “ yerle gök arası kadar doğru bir tespit” diye tasdikliyor.

İrfan ordularımız, “Önden Giden Küheylanlarımız” şimdi dünyanın dört bir yanında durmadan koşuyorlar.

Bu gün “6. Türkçe Olimpiyatları”nın final günü.

Dünyanın yüz on ülkesinden havalanan uçaklar Anadolu'ya Türkçe konuşan çocuklar taşıyor.

İnsan ister istemez soruyor: Dünyanın hangi ülkesinde 110 farklı ülkenin insanı bir araya gelerek aynı dili konuşuyor?

Sadece Türkiye'de.

Bu muhteşem tabloda, ülkemizin, dünyanın dört bir yanında milyonlarca sevdalısı olduğunu görüyoruz.

Türkiye yalnız değil…

Türkiye büyük ve güzel bir ülke…
palavra





Quote:
6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, dün İstanbul'da düzenlenen muhteşem bir ödül töreniyle sona erdi. 110 ülkeden, her renk ve kültürden 550 öğrencinin ortak bir dilde buluştuğu olimpiyatlar, Türkiye'nin gurur tablosunu oluşturdu.




Yaklaşık bir aydır Anadolu'nun değişik yerlerinde yaşanan final heyecanı yerini Türkçe sevdalılarından ayrılmanın burukluğuna bırakırken, şiir, şarkı ve folklorla birlikte 13 dalda zirveye çıkan öğrenciler, bütün dünyaya barış mesajı gönderdi.

Şampiyonlara ödüllerini Meclis Başkanı Köksal Toptan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in de aralarında bulunduğu seçkin davetli topluluğu verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan ise törene katılamamanın üzüntüsünü, partisinin Kızılcahamam kampında dile getirdi. Türkçe Olimpiyatları'nın medeniyetler ittifakı ve barış açısından önemine dikkat çekerken, "Dünyanın değişik ülkelerinde Türkçe konuşanları gördükçe iftihar ediyoruz." dedi.

Alkışlar Türkçenin yıldızlarına
Bu yıl 6.sı düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'nın gala gecesi muhteşem bir finale sahne oldu. Dili, dini, rengi ve ırkı farklı 110 ülkeden 550 öğrenci Türkçede buluşurken, dünyaya da barış, kardeşlik, sevgi ve hoşgörü mesajları verdi. İstanbul Gösteri Merkezi'ni dolduran binlerce insan da Türkçenin şampiyonlarını alkış yağmuruna tuttu. Kemal Gülen ile Ebru Gediz'in sunduğu ödül gecesi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Programın açılış konuşmasını yapan Tertip Komitesi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Türkçenin bir sevgi ve hoşgörü dili olarak dünya dilleri arasındaki yerini almasını istediklerini dile getirdi. Öğretmenlerin, akıncı ataları gibi dünyanın her tarafına gittiklerini ifade eden Sağlam, "Bunlar kalem tutan akıncılar. Her gittikleri yerde destanlar yazdılar, dünyanın beş kıtasında yüzlerce okul kurdular. Bunların Türkçe ve ülke sevdası ile ahlak timsali yaşantıları dünyaya örnek oldu, her gittikleri ülkede saygı sevgi ve itibar gördüler." dedi.

Tanzanya, Makedonya, Vietnam ve Moğolistanlı öğrencilerden oluşan Olimpiyat Halk Dansları Topluluğu'nun halay, semah, karşılama, türkü, teke ve zeybekle iç içe sergilediği Anadolu mozaiği oyunu büyük beğeni topladı. Yasin İlhan yönetimindeki her milletten çocukların oluşturduğu Olimpiyat Korosu, birbirinden güzel şarkılarla davetlileri adeta büyüledi. Dünya çocuklarının oluşturduğu Dünya Korosu, "Biz dünya çocuklarıyız, bir ağacın dalıyız, evreni kucaklayan, sevgi ile barışız" mesajı verdi. Kenya'dan olimpiyatlara katılan Samuel'in Cem Karaca'dan söylediği 'Allah Yar' şarkısı yoğun alkış alırken, Kamboçyalı öğrencinin söylediği 'Çile Bülbülüm Çile' şarkısına seyirciler hep birlikte 'Allah' dedi. Senegal halk oyunlarının hem Kırklareli hem de kendi yörelerinden sergilediği halk oyunlarını, Moldovalı öğrencilerin oynadığı Giresun yöresi karşılama oyunu izledi. 'Haydi ya Allah' diyerek sahneye çıkan Endonezya Mehter Takımı gecenin en çok ilgi gören ekiplerinden biri oldu. Mozambikli Henrique, 'Ben siyah bir gülüm' derken, Iraklı Erdal Hüseyin, 'Altın hızma' türküsünü söyledi. Ukraynalı Anastasya, 'Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda' derken, Moğol öğrencinin okuduğu Sakarya Türküsü bütün davetlilere duygulu anlar yaşattı.

Ünlü futbolcu Hakan Şükür, şarkı yarışmasında dereceye girenlerin ismini açıklamak üzere çıktığı sahnede duygulu bir konuşma yaptı. 'Sahaların sultanı' anonsuyla sahneye gelen Şükür, 'inanılmaz bir gurur yaşadığını' söyledi. Dünyanın birçok ülkesinde büyük kalabalıkların önüne çıktığını belirten ünlü futbolcu, "Ama bu sahneye çıkarkenki heyecanı yaşamadım" dedi. 'Dünyanın değişik ülkelerinde görev yapan öğretmenlerin önünde saygıyla eğiliyorum' diyerek başını eğen Şükür'e davetliler alkışlarla cevap verdi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi Saime Toptan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Sağlam, DYP Genel Başkanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanı ve Uluslararası Stratejik İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş, eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, işadamı İhsan Kalkavan, Ayhan Bermek, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, Orka Grup Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Zaman Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Akbulut ve Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Bülent Korucu, Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, İBB eski Başkanı Ali Müfit Gürtuna, gazeteci Taha Akyol, yazar Beşir Ayvazoğlu, Hilmi Yavuz, Prof. Dr. Orhan Okay, Prof. Dr. Toktamış Ateş, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Yıldırım, Spor dünyasından Hakan Şükür, Arif Erdem, Uğur Tütüneker, İsmail Demiriz, Cihat Aslan, sanat dünyasından Ferdi Tayfur, Necla Nazır, Bedia Akartürk, Yaşar Alptekin, Eşref Kolçak, Beşinci Boyut dizisinin "Salih" karakterini canlandıran Cengiz Toraman, Yeşeren Düşler dizisinde "Halil" karakterli oyuncusu Ali Başar ve Yeşeren Düşler dizisinin "Hazal" isimli oyuncusu Nilüfer Aydan, yapımcı Şahin Özer, iş adamı Nadir Güllü, Mahir Kaynak, Toktamış Ateş, Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Azeri milletvekili Genira Paşaoğlu, Kazakistan Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Anuvar Tanalinov.

Şarkı yarışması dalında Orta Asya ülkelerinden 3 kız dereceye girdi. Azerbaycan'dan Hatice Alizade, 'Ben seni sevdiğimi dünyalara bildirdim 'le birinci, Türkmenistan'dan Abadan Halmedova, 'Dön gel bir tanem'le ikinci, Tacikistan'dan Suman Kurbanova da 'Aldım başımı'yla üçüncü oldu. Şarkı yarışmasının ödüllerini TBMM Başkanı Köksal Toptan verdi.

Şiir yarışması dalında birinciliği Arnavutluk'tan Adeila Selimaj Arif Nihat Asya'nın Naat'ını okuyarak kazandı. Endonezya'dan Anisa Fitria Dewi, Asrın Türküsü isimli şiirle ikinci olurken, üçüncülüğü Sudan'dan Walaa Tarık Mohamed, Türküler Dolusu şiiriyle aldı. Şiir yarışmasının finali önceki gün Bursa'da düzenlenen Türkçe şöleninde yapılmıştı.



nagra
herşeyimiz araç olmuş... dilimiz, inancımız, sevgimiz... kısaca;
kim ölmüş? Rolling Eyes
palavra
Quote:
Size 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın muhteşem gecesinden bir kare naklederek söze başlamak istiyorum. Bu ânı, canlı yayın yapan televizyon kameralarının gösterip göstermediğini bilmiyorum, muhtemelen dikkatlerini çekmemiş olabilir; kezâ gösterileri takib eden fotoğraf muhabirleri de bu sahneyi kaçırmış olabilirler; hattâ, bütün dikkat yoğunluğunu sahnedeki göz alıcı manzaraya kilitleyen binlerce kişi de büyük ihtimâl fark etmemiştir.

O sahne şuydu: Olimpiyatların düzenleme komitesi, bildiğiniz gibi çok güzel ve mânidar bir uygulama başlatarak Türkçeye hizmeti geçmiş bilim ve fikir adamlarını ödüllendirdi. Bu çerçevede Türk Edebiyatı araştırmalarının mümtaz ve unutulmaz şahsiyeti Prof. Dr. Orhan Okay hocamız da Ali Şir Nevâî ödülüne lâyık görüldü. Şair Hilmi Yavuz’la birlikte sahneye çıkarak ödülünü aldı ve hislerini şu cümlelerle ifâde etti:

“60 yıla yaklaşan hocalık ve yazarlık hayatımın en güzel ve en mânâlı ödülünü almış bulunuyorum. Bu ödüle ne kadar lâyık olduğumu bilmiyorum; bu ödülün asıl önemli sahibi Türkçe. Bugün gördüğüm çeşitli milletlerden gelen insanların, gençlerin ileride dilimizin, tarihimizin, sanatımızın, oyunlarımızın, aletlerimizin gönüllü misyonerleri olacaklarına inanıyorum.”

Sonra program tabii akışı içinde devam etti ve tesâdüfen dikkatimi çeken o hâdise şöyle gelişti: Protokol sırasında oturan Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bir ara yerinden kalkarak, salonun çıkışına doğru yürümeye başladı. Bakanın korumaları hareketlendiler fakat Bakan el işaretiyle onları durdurarak yürümeye devam etti. Orhan Okay hocamızın oturduğu yere kadar geldi, Orhan Okay’ın önünde eğildi, eline uzandı ve o eli öptü.

Birkaç kelime konuştular; ne konuştuklarını duymak mümkün değildi fakat tahmin etmek kolaydı.

İçimden şöyle geçti: “Aşkolsun bu hükümetin Millî Eğitim Bakanı’na, aşkolsun hocasının elini öperek onun hayır duasını almak gibi bir ilim geleneğini unutmamış o hayırlı talebeye. Aşkolsun, ilim adamı karşısında hürmetini ifadeden çekinmeyen o siyasetçi portresine...”

Bakan Hüseyin Çelik’in de bir ilim adamı, üstelik Türk Dili ve Edebiyatı ana bilim dalında doçentliğe kadar yükselmişken siyasete atıldığı da herkesin mâlumu; muhtemelen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okurken Orhan Okay Hoca’nın doğrudan talebesi olmak şerefine de erişmiştir fakat bizim ilim geleneğimizde bu gibi ayrıntılardan çok daha önemli olan husus, şeklî hoca-talebe ilişkisi mevcut olmasa bile, “hoca” ile “talebe” arasındaki asla kesintiye uğramayan hürmet ve muhabbet bağıdır ve Bakan Çelik, pek az kimsenin fark edip şahit olduğu o güzel jesti ile, o güzel geceyi taçlandırmış oldu.

“Hocası”na da helâl olsun; kadirbilir ve mütevazı “talebesi”ne de...

Ne güzel, ne mânidar bir andı o.

Fark etmemiş olanlar da bilsin istedim.

***

İslâm’ın ilim geleneğinde âlimler ile siyasetçiler arasında böyle bir hukuk vardır. Âlim siyâsetçiye yakınlaşmaz ve bunun için gönüllü olmaz; siyâsetçinin kendini bileni ise, âlimlere yakın durmaya ve onlardan istifâdeye çalışır. Bu mesele hakkında İhyâ-i ulûm’id-din’de zikredilen bir Hadîs-i Şerif’i hatırlatmanın yeridir:

“Âlimlerin fenâsı, emirlerin ayağına gidenler, emirlerin iyisi ise âlimleri ziyaret edenlerdir.”

İşte bu nüktenin hâlâ yaşadığını görmek beni çok mutlu etti.



TÜRKÇE OLİMPİYATLARI’NDAN KISA NOTLAR



O gece çok güzeldi. Televizyonda seyretmiş olanlar da elbette bu hissi paylaşmıştır ama orada olmak, sahnenin dışında olup biteni seyretmek de ayrı bir zevkti. Düşüncelerimi kısaca sizlerle paylaşmak istedim:

Organizasyon mükemmeldi ve hemen hemen aksamadan işledi; öyle ki insan, bu tertibin ardındaki emek ve zihin gücünü merak ve tebrik etmek ihtiyacını duyuyor. Sadece 110 ülkeden gelmiş 550 çocuğu ağırlamaktan ibaret değil mesele; onlara mükemmel sahne performansı kazandıracak derecede eğitip desteklemek için günlerce çalışan isimsiz insanların emeğine saygı duymak gerekiyor.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kısa tuttuğu konuşmasında anlamlı bir noktaya işaret ederek, gösterilerini zevkle seyredip dinlediğimiz çocukları yetiştiren öğretmenleri hatırlatmak nezaketini gösterdi ve “bunlar eli öpülecek eğitim neferleridir” sözleriyle en yüksek merciin ağzından yurtdışında çalışan öğretmenlerimize manevi birer gurur madalyası taktı.

Bu muhteşem gösterileri seyrederken, ne kadar içe kapanıp kaldığımızı, dışımızdaki dünya ile ne kadar koptuğumuzu hissettik. Renkleri, dilleri, zevkleri bizden çok farklı toplumların çocuklarını evladımız, torunumuz gibi uzaktan sevip takdir ederken bir mânâda dünyanın kaç bucak olduğunu da hatırlamış olduk. Gururlandık, duygulandık.

Civarımdakilerden birisinin şöyle konuştuğuna şahit oldum, “Nedir bu kardeşim” dedi, “mendil elimizden düşmedi; yakınlarımızın cenazesinde bile böyle ağlamadık”. Abartmıyordu ve durum aynen öyleydi ve itiraf edeyim, böyle mutluluk verici vesilelerle ruhu yıkamak insana çok iyi geliyor.

Sahnede çocuklar vardı ama her seyirci, o çocukları çok uzaklarda, sözünü bile etmeye değmez mütevazı ücretlerle ama büyük bir inanç ve azimle yetiştiren o arslanlar gibi öğretmenler kuşağını bir dakika bile zihninden çıkarmadı. Onlara, çok uzaklara buralardan hayır dualar, şükranlar ve muhabbetler yolladık; onların eserleriyle göğsümüz kabardı.

Sabah akşam tartışıp durduğumuz iç meseleler o koca salonda aniden ufalıp küçülüverdi, ufkumuz genişledi. “Oh yahu” dedik, “birileri de inadına güzel işler yapıyor işte!”

25-30 yaş sularındaki pırıl pırıl gençlerimizin hem ülkelerine, hem insanlığa hizmet ederken, arkalarına bile bakmamalarında hepimiz için, herkes için büyük ibretler ve dersler var. Bu öğretmen nesli, bizim içimizde bir yerlerde var olduğuna inandığımız ama ne zaman lâzım olsa yerinde bulamadığımız “iyi taraf”ımızı, yani Türklerin iyi meziyetlerini temsil ediyorlar.

Onları bu kelimelerimle alınlarından öpüyoruz; öyle kabul etsinler.

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30485
hekimusta
darkeagle wrote:
maeglin20 wrote:
Ahh şu ... "eğitim" (!) kurumlarından bir türlü kurtulamadım..


Allah kurtarsın kardeş...
amin amin.
Adamlar ne için yapıyorlar acaba??? Para mı? para olmadıgı açıkca ortada. Ya şeriat devleti istiyorlar ya da sizden cok ülkesini seviyorlar. Acaba hangisi?
Şeriat devleti isteseler arapça öğretirler gibi geldi bana. bence ikincisi daha agır basıyo
darkeagle
hekimusta wrote:
darkeagle wrote:
maeglin20 wrote:
Ahh şu Fettoş'un "eğitim" (!) kurumlarından bir türlü kurtulamadım..


Allah kurtarsın kardeş...
amin amin.
Adamlar ne için yapıyorlar acaba??? Para mı? para olmadıgı açıkca ortada. Ya şeriat devleti istiyorlar ya da sizden cok ülkesini seviyorlar. Acaba hangisi?
Şeriat devleti isteseler arapça öğretirler gibi geldi bana. bence ikincisi daha agır basıyo


Adamların istediği devlet...

Bunun içinde eğitim sistemine odaklanıyorlar.
hekimusta
darkeagle wrote:
hekimusta wrote:
darkeagle wrote:
maeglin20 wrote:
Ahh şu ...'un "eğitim" (!) kurumlarından bir türlü kurtulamadım..


Allah kurtarsın kardeş...
amin amin.
Adamlar ne için yapıyorlar acaba??? Para mı? para olmadıgı açıkca ortada. Ya şeriat devleti istiyorlar ya da sizden cok ülkesini seviyorlar. Acaba hangisi?
Şeriat devleti isteseler arapça öğretirler gibi geldi bana. bence ikincisi daha agır basıyo


Adamların istediği devlet...

Bunun içinde eğitim sistemine odaklanıyorlar.

biraz açarmısın? adamaların istedigi devlet derken devletin yönetimini ele geçirmek ise şimdi devletin basındaki basbakan ve cumhurbaskanı onlarla aynı fikirde ve demek ki amaclarına ulasmıslar. yok istedikleri devlet derken şeriat devletini kastediyorsan buna gerçekten inanıyormusun diye sorarım sana? herkes şeriat diyip duruyor ama aklı basında olan kimseye inandırı gelmez.
adamlar başörtüsünü serbest hale getirmeye güçleri yetmiyor. dikkat edin başörtüsünü zorunlu hale getiremiyorlar demiyorum, şeriat devletinde zorunludur ama demokrasi ülkelerinde takıp takmamak konusunda insanlar hürdür. bu ülkede başörtüsüz değil başörtülü gezmek yasak. yani şeriat devleti olma ihtimali amerikanınkinden daha düşük bence.
kuru laf degil somut örnekler gösterin. afaki konuşarak ancak düşüncesi olmayanlara laf inandırılabilir. eğer bir kişiye gerçekten birşeyler ispatlamak istiyorsanız kantını göstermek zorundasınız.
kim devleti ele geçirmek istiyor? söz konusu camiadan bir kişi gösterin şöyle dedi ya da yaptı bunun anlamı da acıkca devleti ele geçirmektir diye gösterin. sözle peynir ekmek teknesi yürümez.
selim06
Arkadaşlar konu hassas bir konu tutunulacak tavır genel geçer olacağı için bu tür lakap ya da adlandırma kullanımlarının kişinin izni haricinde yapılmaması gereklidir.Bu nedenle malum lakap ya da adlandırmalar kaldırılmıştır.Lütfen bu konuya gereken önemi gösteriniz.Kişiler eleştirilebilir(ancak delillerle ya da mantıksal tutarlılıkla) ancak ne forum üyeleri ne de başka şahıslara aşağılayıcı söz ve ya lakap kullanımları kabul edilemez.Anlayışınız için teşekkür ederiz.
nfsforever
Bunun yapılması gercekten cok guzel dunyada bizim ulkemizi insanımızı tanımayan bir cok insan var. Bu sayede uklemiz trizm acısından da kalkınacaktır.
Related topics
Harry Potter 6 - The Half-Blood Prince *(ENDING REVEALED)*
blonde jokes
Japón
Longhorn Lab 6 Login Screen
Buying 6, 7 or 8 ICQ number
Shenzhou 6 Safely Returns Taikonauts
I have 6 point, why did you send me ...
Tool
Lock Folder XP 3.6
HotMetal Pro 6 tutorials?
is Space exploration worth it?
FreeBSD 6.0 is up and running!
IE 6 problem (bugs me off)
turck-mmcahe 2.4.6 installation for php
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.