FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


afrika





palavra
uzun yillar unutulmusluga terkettigimiz afrikayi yeniden hatirlamaya basladik.




Quote:
Ankara, Türk dış politikasında uzun yıllar ağır bir ihmale uğrayan Afrika ülkelerine yönelik ilgisini giderek artırıyor. Türkiye, bir yandan kıta ülkeleri ile ticarî ilişkileri artırmayı amaçlarken bir yandan da siyasî ilişkilerini derinleştirecek.



Bu çerçevede önümüzdeki iki yıl içinde Afrika kıtasında 19 ülkeye yeni büyükelçilik açılacak. Türkiye'nin bu kıtada halen 12 ülkede büyükelçiliği bulunuyor. Siyasî ilişkiler, cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyinde yapılacak karşılıklı ziyaretlerle yakınlaşacak.

Önümüzdeki 5 yıl içinde Afrika ülkeleriyle yapılan ticaretin 30 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. İstanbul, 18-24 Ağustos tarihlerinde bir zirveye ev sahipliği yapacak. Türkiye, bu toplantı ile Afrika kıtasının 'stratejik ortaklar grubu'na dâhil olacak. Ankara, insanî yardımlarla da 'kara kıta'nın yanında olmayı sürdürecek. Gelen talep üzerine Genelkurmay Başkanlığı da, Afrika Birliği bünyesinde barışı koruma amacıyla kurulan birimleri eğitmek üzere Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya üst rütbeli subaylar gönderiyor. Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), bölge ülkelerinde açacağı bürolarla başta sulama ve tarım alanında olmak üzere Afrika halkına eğitim verecek. Yaklaşık 30 Afrika ülkesinde faaliyet gösteren Türk okulları da ülke tanıtımına büyük katkıda bulunuyor; Türk işadamlarının önünü açıyor. Önümüzdeki dönemde Afrika liderlerinin büyük ilgi gösterdiği Türk okullarının sayısının artacağı belirtiliyor.

2005'i 'Afrika Yılı' ilan ederek Kara Kıta'ya verdiği önemi gösteren Türkiye'nin bölge stratejisi siyasî, ticarî ve insanî olmak üzere üç alana yayılıyor. İlkinde kıta ülkeleriyle ikili ilişkileri geliştirmek ve Afrika örgütleriyle temasın arttırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda yıl sonuna kadar 10 ülkede (Tanzanya, Gana, Kamerun, Nijer, Çad, Mali, Angola, Madagaskar, Uganda ve Mozambik) yeni büyükelçilik açılacak. Bunlardan 6-7'sinin açılışı, ağustos ayında İstanbul'da yapılacak zirveye kadar yetiştirilecek. 2009'da ise 6 ülkede büyükelçilik açılacak. Dışişleri yetkilileri, 3 ülkede daha hemen büyükelçilik açılabilecek durumda olduklarını ancak siyasi karışıklıklar sebebiyle beklediklerini aktarıyor. Somali ve Zimbabve, bunların arasında. Bütün bunların hayata geçirilmesiyle, Türkiye'nin Afrika'da halen 12 olan büyükelçilik sayısı iki sene içinde 31'e yükselecek. Afrika Birliği, Ocak 2007'deki zirvesinde, Türkiye'yi "stratejik ortak" ilan etti. Ankara, bunu ortaklık ilişkilerinin önünü açacak bir adım olarak görüyor.

Afrika açılım sürecini anlatan Dışişleri Bakanlığı Afrika ve Doğu Asya İkili Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Süha Umar, 1998'den sonra gerçekleştirilen ziyaretlerle bir strateji belirlendiğini belirtiyor. Afrika'yı "dünyanın gözünün odaklandığı bölge" olarak niteleyen Umar, Kara Kıta ülkelerinin dünya siyasetinde önemli roller oynamaya başladığını vurguluyor. Ankara, BM'de 53 sandalye ile temsil edilen Afrika ülkelerinin, bu platformda Türkiye'yi ilgilendiren önemli konularda desteğini almayı da amaçlıyor. Türkiye'nin 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi daimi olmayan üyeliği için Afrika ülkelerinin desteği önemli bir yer tutuyor.

Afrika'ya yönelik ilginin bir diğer nedeni, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi. 2003'te 5 milyar 400 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2006 sonunda 12 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hedef, 5 yılda 30 milyar doları yakalamak. Ankara, Afrika Kalkınma Bankası'na hissedar olmak için de çalışmalarını sürdürüyor. Üyeliğin sağlanması durumunda Türk işadamları, Afrika yatırımlarında, buradan kredi kullanabilecek. Büyükelçi Umar, Türk işadamlarının bir sıkıntı durumunda elçilikleri güvence olarak gördüğüne dikkat çekerek bu temsilciliklerin açılmasıyla Afrika'ya daha güvenle yatırım yapılacağını dile getiriyor. Ankara ayrıca sulama tekniklerinin geliştirilmesi, sağlık, barışı koruma ve temel eğitim ile meslek içi kurslar alanlarında Afrika ülkelerine TİKA vasıtasıyla yardım etmeyi planlanıyor.

Gül ve Erdoğan bölgeye gidecek

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 13-14 Mart tarihlerinde Afrika ülkelerinden Senegal'in ev sahipliğinde Dakar'da düzenlenecek İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Zirvesi'ne katılacak. 20-25 Nisan'da Gana'daki BM toplantısına katılacak olan Gül, daha önce ertelenen Tanzanya'ya da yakın bir tarihte gidecek. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da Nijer, Nijerya ve Kamerun'a bir ziyaret planladığı öğrenildi.

Babacan'a Moritanya'da sıcak karşılama

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Senegal'deki İKÖ zirvesi öncesi Moritanya'yı ziyaret etti. Bu ülkeye ilk kez Türkiye adına en üst düzeyde temaslarda bulunan Babacan, Cumhurbaşkanı Şeyh Abdullahi'yi Ankara'ya davet etti. Babacan, sıcak bir atmosferde geçen temasların ardından başkent Nouakchott'taki balık pazarını gezdi, balıkçılarla bir süre sohbet etti.

Türk okulları büyük tanıtım sağlıyor

Yaklaşık 30 Afrika ülkesinde faaliyet gösteren Türk okulları da ülke tanıtımına büyük katkıda bulunuyor; Türk işadamlarının önünü açıyor. Türkiye-Afrika Ülkeleri Kültürel, Sosyal ve Ekonomik İşbirliği Derneği (AKSİAD) Genel Koordinatörü Kemalettin Özdemir önümüzdeki dönemde Türk okullarının sayısının artacağını kaydetti. Özdemir, bu okullara Afrikalı liderlerin büyük teveccüh gösterdiğine vurgu yapıyor.

palavra
bu arada yardim faaliyetleride hizlanarak devam ediyor.

Quote:
İlk Müslümanlara zor zamanlarında kapılarını açan, onları ülkesinde misafir eden Habeşistan Kralı Necaşi Eshame ile 15 sahabinin kabrinin bulunduğu Necaşi köyü suya kavuştu. Yokluk ve imkansızlık içindeki köyün en acil sorunu olan su sorunu, Türkiye'nin girişimleri sayesinde çözüldü. Aksiyon'un haberinden sonra harekete geçen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) ön çalışmalarını 2006 yılında yaparak 2007 sonunda alan çalışmasına başladı. Bir süre önce de, bir sondaj aracı ve kompresörle birlikte Etiyopya’ya gelen teknik ekip, iki kuyunun açılmasını başarıyla gerçekleştirdi. İlk kuyu, Necaşi Camii'nin bitişiğine, köy meydanına kazıldı. Zorlu sondaj sonucunda 250 metrede suya ulaşıldı. Kuyunun yanı sıra, köy meydanına eski İstanbul çeşmelerini andıran bir de çeşme yerleştirildi. Köyün bir başka mahallesine de ikinci kuyu açıldı. TİKA'nın Addis Ababa Program Koordinatörü Abdullah Sarı'nın verdiği bilgiye göre, söz konusu iki kuyuya ilaveten Necaşi köyünün bağlı olduğu Mekele ili sınırları dâhilinde iki kuyu daha açıldı. Bölgede önümüzdeki günlerde dört kuyu daha kazılacak. TİKA’nın hedefi 2008’de Etiyopya’nın farklı bölgelerinde 50 kuyuyu halkın hizmetine sunmak. Gidilecek yerler arasında, Türk kökenli çok sayıda insanın yaşadığı Harar kenti de bulunuyor.

Ülke su kaynakları bakımından fakir olmamakla birlikte, yeterli mali imkân, araç gereç ve uzman yokluğu ciddi bir sıkıntı. Her yıl binlerce kişi temiz su olmamasının yol açtığı hastalıklar sebebiyle can veriyor.

KÜLTÜR MERKEZİ DE YAPILACAK

Koordinatör Abdullah Sarı, Necaşi köyündeki faaliyetlerin su kuyusu ile sınırlı kalmayacağını belirterek, caminin restorasyonu ve kültür merkezi inşaatı ile ilgili ön çalışmların da başlatıldığını haber veriyor. Konu Başbakan Tayyip Erdoğan'a da iletilmiş ve çok olumlu karşılanmış. Proje çalışmalarının yakında başlaması bekleniyor.

Necaşi köyünü ve sorunlarını ilk kez Aksiyon dergisi Türkiye gündemine taşımış, 7 Temmuz 2006 tarihli "Necaşi'ye vefa zamanı" başlıklı kapağıyla hayırseverleri göreve çağırmıştı. Ülkedeki ilk Türk yatırımı olan Addis Ababa'daki Necaşi Türk Okulu'nun yöneticileri de, iki yıldır Necaşi köyüne su kuyusu açılması ve caminin restorasyon ve çevre düzenlemesinin yapılması için yoğun gayret sarf ediyor, hayırseverleri harekete geçirmeye çalışıyordu. Su kuyularının açılması ve Türkiye'nin ilgisi, başta Necaşi köyü halkı olmak üzere ülkedeki Müslümanlar tarafından sevinç ve takdirle karşılandı. Etiyopyalılar, tarihî ve kültürel bağlar sebebiyle Türkiye ve Türk halkına son derece sıcak bakıyor.

NECAŞİ VE 15 SAHABİ

Gördükleri maddi ve manevi işkenceler sebebiyle Habeşistan'a iki kafile halinde (614 ve 615 yılında) hicret eden sahabiler, Afrika'nın ilk Müslüman topluluğunu oluşturmuşlardı. Gelenler, Habeş krallarının hüküm sürdüğü bölgeye, bugünkü Etiyopya'nın kuzeyine yerleşti. Mekke'ye geri dönmeyip burada vefat eden 15 sahabinin kabri, şu an Necaşi köyünde, sonradan Müslüman olan Kral Necaşi'nin kabrinin yanıbaşında yer alıyor.

Başkent Addis Ababa'ya 840 km uzaklıkta bulunan Necaşi köyüne kara yolu ile ulaşmak iki gün sürüyor. Tigray eyaletinin başkenti Mekele'nin 60 km kuzeyinde, Eritre sınırına 80 km mesafede olan köy, Müslümanlar için önemli bir merkez ama ilgisizlik sebebiyle ülkenin en fakir beldeleri arasında. Camide eğitim gören çocuklar bile hâlâ tahta levhaları kullanıyor.

sevret
Teşekkürler
maeglin20
Afrika'ya değil de bizim vatandaşımıza yardım da bulunsalar daha iyi olmaz mı ?
palavra
maeglin20 wrote:
Afrika'ya değil de bizim vatandaşımıza yardım da bulunsalar daha iyi olmaz mı ?


ikisini birbirinden ayri dusunemezsinizki zaten
bu tur yardimlarin iki amaci vardir.
birincisi ve onemlisi yardima ihtiyaci olan -yer yer aclik tehlikesine kadar dusmus - bu gariban insanlara insanlik adina elimizden gelen yardimi yapmak, onlari butun butun avrupalilarin insafina terk etmemek

ikinciside yapilan bu yardimlarla ora insaninin gonlune girmek
yatirimcilarimiza ve ihracatcilarimiza alan acmak
bunu yaptigimiz taktirde turkiyedeki is hacmide artacaktir.
palavra

10 milyon katarakt hastasının bulunduğu Kara Kıta'da görev yapan Çöl Doktorları, 5 bin kişiyi ameliyatla sağlığına kavuşturdu. Katkida bulunan herkese tebrikler.
Quote:
Afrika'da katarakt hastalarının son yıllardaki umudu Türkler oldu. Yetersiz beslenme, güneş ışınları, hijyen problemleri, maddi imkânsızlıklar ve doktor yetersizliği sebebiyle görme problemi çeken yaklaşık 10 milyon katarakt hastasının talihsizliği, Türk yardım kuruluşlarının ve gönüllü 'Çöl Doktorları'nın bölgeye gitmesiyle değişmeye başladı. Sağlık Bakanlığı ve Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı (TİKA)'nın destek verdiği İHH İnsani Yardım Vakfı ve Dayanışma Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen 'Afrika Katarakt Projesi' Sudan'da devam ediyor.



2 milyon katarakt hastasının bulunduğu Sudan'ın başkenti Hartum'da katarakt ameliyatları için 'Türk Göz Hastanesi' açıldı. Eylül 2007'den beri bu hastanede 5 bin kişi ameliyatla ışığa kavuşturuldu. 20 bin kişi de muayene edildi. Önceki gün ise hastanenin resmi açılışı yapıldı. Açılışa katılan Sudan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Abdulkadir Kemal, kendilerine yardım elini uzatan Türkiye halkına minnettar olduklarını söyledi. Sudan Körlükle Mücadele Projesi Başkanı Dr. Kemal Haşimi de, "Nüfusumuzun yüzde 4'ü görme problemi yaşıyor. Bu problemin üstünden gelmek için her yıl 200 bin katarakt ameliyatı yapmalıyız. Türk kardeşlerimizin kampanyası bizi memnun etmiş, bu yöndeki umutlarımızı artırmıştır." dedi.

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Oruç da, "6 Afrika ülkesinde ameliyatlar yaptık. Benin'de 390, Gana'da 281, Togo'da 300, Çad'da 150, Nijer'de 165 ve Sudan'da 5 bin katarakt hastası ameliyat edildi. Sudan'daki hastanemizde günlük ortalama 35 kişiyi ameliyat ediyoruz. Gerekli altyapının tamamlanmasıyla Afrika'nın diğer 4 ülkesi Somali, Etiyopya, Burkina Faso ve Mali'de de ameliyatlar başlayacak. Amacımız 100 bin Afrikalı katarakt hastasını sağlığına kavuşturmak." dedi.

Sağlık Bakanlığı'nın idari izinli saydığı Çöl Doktorları bir ay bölgede kalıyor. Daha sonra başka doktorlar nöbeti devralıyor. Yaklaşık bir aydır Hartum'da olan ve 300'den fazla kişiyi ameliyat eden Dr. Rukiye Uslup, "Bu insanların gözlerinin açılmasına vesile olduysak ne mutlu bize. İçim rahat bir şekilde ülkeme dönüyorum. Geride gözleri açılan 300 kişiyi bıraktım. Bir ay Türkiye'den ayrı kalmak, bu insanların hayatları boyunca görmeden yaşamaları kadar uzun bir süre olamaz." diye konuştu.

Vatandaşları bağış yapmaya davet eden İHH yetkilileri, 100 YTL bağışta bulunanların, Afrika'da bir kişinin görmesini sağladığını dile getiriyor. www.afrikagorecek.com'dan canlı izlenebilen ameliyatlar hakkında hangi hastaya ameliyat yapıldığı SMS ve e-mail ile bildiriliyor.

maeglin20
palavra wrote:
maeglin20 wrote:
Afrika'ya değil de bizim vatandaşımıza yardım da bulunsalar daha iyi olmaz mı ?


ikisini birbirinden ayri dusunemezsinizki zaten
bu tur yardimlarin iki amaci vardir.
birincisi ve onemlisi yardima ihtiyaci olan -yer yer aclik tehlikesine kadar dusmus - bu gariban insanlara insanlik adina elimizden gelen yardimi yapmak, onlari butun butun avrupalilarin insafina terk etmemek

ikinciside yapilan bu yardimlarla ora insaninin gonlune girmek
yatirimcilarimiza ve ihracatcilarimiza alan acmak
bunu yaptigimiz taktirde turkiyedeki is hacmide artacaktir.


Yatırım..

"Büyük" (!) Devlet abilerimizden (!) bize sıra kalıcak mı ki yatırım yapabilelim ?

Açlık Tehlikesi..

"Hiç kimse acından ölmez.." diye bir söz var bizim buralarda..

Garibanlık..

Peki biz garibanken kim geldi yardıma ?

GÖNLÜNE GİRMEK..

PEKİ BİZ ONLARIN GÖNLÜNDEYKEN BİZİ SATMADILAR MI ??

Babam yaşındasın, saygım var.. Bir terbiyesizlik yapmak istemem kimseye karşı.. Ama başkalarına iyilik konusu çok yanlış bana göre.. Önce kendi evlatlarımıza iyi bir gelecek verelim..

Bilmiyorum, yaşımın küçüklüğünden yada ergenliğe yeni girdiğimden kaynaklanıyor da olabilir; bazen saçmaladığım da oluyor..
hekimusta
evet............ Türkün Türketen başka dostu yoktur değil mi??? onun için diğer insanlar ne yaparlarsa yapsınlar bizim umrumuzda değil ve olmamalı da sana göre.....
Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor peygamberimiz,,,
Türkün Türkten başka komşusu da yok değil mi.... unutmusum...

Laughing Laughing Laughing Laughing
BURAK_X
hekimusta wrote:
evet............ Türkün Türketen başka dostu yoktur değil mi??? onun için diğer insanlar ne yaparlarsa yapsınlar bizim umrumuzda değil ve olmamalı da sana göre.....
Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor peygamberimiz,,,
Türkün Türkten başka komşusu da yok değil mi.... unutmusum...

Laughing Laughing Laughing Laughing

Applause Applause Applause
palavra
Quote:
PEKİ BİZ ONLARIN GÖNLÜNDEYKEN BİZİ SATMADILAR MI ??


benim bildigim kadariyla afrikadan osmanliya hemen hemen hic ihanet olmadi.
belki ferdi vakalar olmus olabilir ama dedigim gibi benim haberim yok

1. dunya savasi sirasinda bazi arap kabileleri ingiliz casuslarina kanip onlarin pesinden gittiler ve osmanliya ihanet ettiler .Su anda o bolgedeki bir cok karisikligin altinda yatan sebep de bu ihanet.

ama dedigim gibi afrikadan ,gerek kuzeyindeki arap afrika gerek orta ve guneydeki siyah afrikadan osmanliya karsi bir tutum olmadi.
orta afrikaya ve guney afrikaya bir cok osmanli temsilcileri gitmis.Guney afrikaya giden Ebubekir efendiyi ( http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=643491),oranin muslumanlari hala rahmetle yadeder.


isin dogrusu biz osmanli olarak -o gunlerdeki zor durumumuz yuzunden- kuzey afrika araplarina yeterince destek veremedik.
italyanlar libyaya saldirdiginda bir ordu bile gonderemedik sadece icinde Ataturkunde bulundugu bir grup subay gizlece gidip direnise destek vermeye calisti.
fransizlar cezayire saldirdiginda da hic bir sey yapamadik,cezayirliler yuz elli yil suren kanli bir direnisle bagimsizliklarina kavustular
ingilizler misira saldirdiginda da bir sey yapamadik
egemenligimiz altindaki bu insanlari koruyamadik.
maeglin20
Fransızlar Mısır'ı işgal ederken yerel halktan destek aldı..

Mısır nerede ? Arabistan - Afrika arası tampon bölge.. Ancak Afrika'da diye geçiyor..
palavra
maeglin20 wrote:
Fransızlar Mısır'ı işgal ederken yerel halktan destek aldı..

Mısır nerede ? Arabistan - Afrika arası tampon bölge.. Ancak Afrika'da diye geçiyor..


tam olay nasil bilemiyorum ama Napolyon 1789 da misiri isgal ettiginde ,belki yerli halktan bir kisim insanlar ona destek olmus olabilir.

ama afrikada 30-40 ulke var, misir bunlardan sadece biri
peki libyaya italyanlar saldirdiginda ,bizim tebamiz olmalarina ragmen yardima gitmememize -gidememize- ne demeli?
hem misir buyuk bir ulke ,buyuk bir ulkede her cesit insan cikabilir,iyiside kotusude ,dostuda hainide cikabilir
bizim kendi ulkemizde bile bir suru nankor vatan haini cikabiiyor malesef.

yinede benim sahsi fikrim oralara ne kadar cabuk ve etkili gidebilirsek onlar adinada ,kendi adimizada faydali olur.

baska bir ulkede yapilan yatirim sadece o ulke icin degildir
mesela frasizlar reno yu,italyanlar fiat amerikalilar ford u sadece bizi sevdikleri icin turkiyede uretiyor degiller herhelde.
maeglin20
palavra wrote:
mesela frasizlar reno yu,italyanlar fiat amerikalilar ford u sadece bizi sevdikleri icin turkiyede uretiyor degiller herhelde.


Saydığın ülkeler zaten ekonomimize gözlerini dikmiş, biz kendi ekonomimizi "özelleştirerek" elelamein (afrikanın) ekonomisine dalıyoruz.. Nasıl yapacaz ?
palavra
Quote:
Afrika son yıllarda geleneksel büyük güçlerin yanı sıra ortaya çıkmakta olan yeni büyük güçlerin de ilgi alanı haline gelmiş bulunuyor.
Şüphesiz Çin bunun en tipik örneği olarak zikredilebilir. Bu çerçevede Çin, 2006 Kasım ayında tarihinin ilk Çin-Afrika zirvesini gerçekleştirerek Afrika'ya dönük çok önemli bir hamle yapmıştı. Bu zirveye 53 Afrika ülkesinin 48'inin lideri bizzat katılmış, zirveyle Çin-Afrika ilişkilerinde önemli bir sayfa açılmıştı.

Çin'in bütün hamlelerini yakından izleyen Hindistan, bugünlerde Çin'in Afrika hamlesine iki yıl gecikmeli olarak başkent Yeni Delhi'de düzenlediği kendi zirvesiyle cevap veriyor.

Salı günü başlayan ve Hindistan-Afrika Forumu denen bu zirveye 14 Afrika ülkesinin liderleri katılıyor. Bunların arasında Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Thabo Mbeki, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Kaguta Museveni, Tanzanya Devlet Başkanı Jakaya Mrisho Kikwee, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika, Kongo Demokratik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Joseph Kabila ve Etiyopya Başbakanı Meles Zenawi gibi önemli liderler var.

Bu yazıyı yazdığımız gün sona erecek olan zirve, Hindistan'ın Afrika'ya dönük stratejisinin önemli bir adımı olacak elbette.

Bu strateji şüphesiz birkaç unsurdan meydana geliyor. Bunlardan birincisi Afrika'nın önemi gittikçe artan enerji ve kıymetli maden kaynaklarıyla ilgili. Hindistan uzun vadede aynen Çin gibi petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü Afrika'dan karşılamak istiyor ve bunun için kıtada çeşitli enerji yatırımları yapıyor. Sudan buna bir örnek sayılır. Hindistan'ın enerji amiral gemisi ONGC Videşh Sudan'da petrol çıkarırken Nijerya, Fildişi Sahili, Gabon'un da dahil olduğu 8 Afrika ülkesine son yıllarda 2 milyar dolarlık enerji yatırımı yapmış bulunuyor.

İkinci unsur da genel anlamda Afrika konusunda Çin'in gerisinde kalmamak, Çin'in Afrika hamlelerine elden geldiği kadar cevap vermek, mümkün olduğu kadar Çin'i dengelemek olarak ifade edilebilir.

Üçüncü unsur, Hint Okyanusu'nun güvenliği ile ilgili. Hindistan'ın ihracat ve ithalatının önemli bir bölümünün yapıldığı Hint Okyanusu'nun Afrika'nın kıyılarındaki ülkelerin tavrı, güvenliğe yaklaşımları Hindistan'ı yakından ilgilendiriyor. Nitekim, bu yüzden Hindistan son yıllarda Mozambik, Madagaskar ve Seyşel Adaları ile önemli askerî anlaşmalar yapmış bulunuyor. Madagaskar'da açılan Hindistan gözlem istasyonunun Hindistan'ın bu konuya ne kadar önem verdiğini açıkça gösteriyor.

Dördüncü unsur ise Hint mallarına, teknolojisine yeni pazarlar açmak olarak kısaca ifade edilebilir. Hindistan aynen Çin gibi Afrika'yı da bu bapta yeni ve potansiyeli büyük bir pazar olarak görüyor. Yeri gelmişken söyleyelim, Çin'in Afrika ile ticaret hacmi bugün 55 milyar dolar civarında ve bu gittikçe artıyor. Hindistan'ın ise 30 milyar dolar civarında ve bunun da Hindistan'ın son hamlesiyle artması hedefleniyor.

Esasen Hindistan-Afrika ilişkileri çok uzun bir maziye sahip sayılır. Hintli tüccarların uzun yıllar boyunca Afrika ile ticaret yaptığı, bu sayede kıtada belli bir yer edindikleri biliniyor. Bunun da ötesinde Hintli lider Mahatma Gandi'nin bütün Afrika tarafından sevilip sayıldığı da malum. Hatırlanacağı gibi Gandi, Hindistan'ın özgürlük mücadelesine o zaman yaşadığı Güney Afrika'da İngiliz yönetimine karşı başlattığı sivil itaatsizlik eylemleri ile başlamış, Gandi'nin bu hareketi Afrika'ya da birçok bakımdan örnek olurken Hindistan, devlet olarak Afrika'nın özgürlüğünü savunmuştu. İşte Hindistan bugün Gandi'nin mirasını da Afrika hamlesinde çok iyi kullanıyor elbette.

Sözü fazla uzatmadan bugün sona erecek olan zirvede Hindistan'ın Afrika'ya yeni birtakım yatırım, yardım imkânlarını sunacağını ve Afrika hamlesini bunlarla güçlendireceğini söyleyelim ve bitirelim.


Related topics
Where do u like to go....for Vacation..?
Nationaliteit
is Space exploration worth it?
Foie gras en de extreme affiches
Vogelgriep - De pest van de 21ste eeuw?
"Stop Sending Aid to Africa!" says Kenyan economic
Wetenschap VS god
Praise the Lord...whoever they may be...
Vakantie
de G
israil vahşeti
Koka Kola değil, Kol Kola
hi there what is your favorite pet
Pembe fil Afrika'ya renk kattı
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.