FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


darbeye zemin hazirlamak





palavra
radikal gazetesinde prof un biri ilginc bir yazi yazdi.
ogrencilik yillarinda- 1969-nasil bir darbe zemini olusturma tertibine alet oldugundan bahsediyor.
bana bir hayli ilginc geldi.

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=8027

Quote:
Bir hafta önceki Radikal'in manşeti "1969'da Darbenin Yanından Dönülmüş" idi. Aradan geçen bir hafta süresince bu "yanından dönme" olayı üzerine daha derinden anılar ve yansımalarıyla zenginleşen bir düşünce sürecine girince dayanamadım ve neredeyse iki yıl sonra kendimi yeniden yazıya döktüm.
Kaldı ki elde değildi. Hablemitoğlu cinayetine kadar bile geriye gitmeden Danıştay, Hrant Dink cinayetlerine ve sonra sürdürülen PKK'yı saldırtma ve şeriatı azdırtma vesairelerine kadar devam eden olayları bir "deja vü" olarak yaşamanın yorgunluğuna dayanamadım.
Danıştay saldırısının akşamı kaleme aldığım ve 26 Mayıs 2006 tarihinde Radikal İki'de yayınlanan "Komple Komplo" başlıklı son yazımda PKK saldırılarının neden başlayacağını ve Türkiye'nin AB'den uzaklaştırılarak neden ve nasıl ABD'nin senaryosuna mahkum kılınmak isteneceğini anlatmaya çalışmıştım.
"Senaryo" muhabbeti son zamanlarda özellikle medyada mayalandırılırken, geçmiş olayların mütereddit kaşımaları da yavaş yavaş gündeme gelmeye başlarken bende de eski anılar canlandı. Alın şimdi benden de bir "mişli geçmiş" senaryo!

1969, aylardan Nisan
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde "Talebe Cemiyeti" seçimleri vardır. Erdal Yavuz (bu naçizane yazarınız) bir yıl önceki seçimlerde cemiyet başkanlığından son anda vazgeçmesine rağmen kendini kurtaramayıp "Genel Kurul Başkanı" görevine "sağcı"ların bile oyunu alarak seçilmiştir. Bu görev ona seçimlerin iptali gibi bir boşluk durumunda "SBF Talebe Cemiyeti"ni temsil yetkisi de vermektedir.
Her seçim bir iktidar çıkaracak değil ya. SBF'deki 1969 seçimleri de bir krizden geçici bir belirsizlik çıkardı.
Genel kurul başkanı olarak "sol"un temsilcisi olmama rağmen seçimlerin "sol" tarafından istismar edilmesi ve sandıklara sahte oylar atılması üzerine her koşulda hakkaniyet ve dürüstlüğü savunmak gibi bir hayalin peşinde sürünen ben, seçimleri iptal etme kararı aldım. Yönetmeliğe göre seçimler yenileninceye kadar "Talebe Cemiyeti Başkanlığı" benim üzerimde kalacaktı. Burada bir not düşürmeme izin verin. Seçimleri iptal kararını "haksızlık"a dayanamayarak tek başıma almış ve bunu paylaşmak ve olası sorunlara karşı ne yapabileceğimizi konuşmak üzere Dekan Profesör İlhan Onat'ın makamına gitmiştim. O sırada ortalık karıştı ve seçim sandıklarına el koyarak muhafaza altına aldığım dekanlık kapıları önünde biriken bir kalabalık tarafından zorlanmaya başladı. Buyrun! Ben onların hakları için seçimi iptal etmişken ortalığı ayaklandıranlar ve dekanlığa saldıranlar SBF'nin sağcılarıydı! Bu olayı hatırladıkça hâlâ düşünür ve bir anlam veremem. Belki de bugünlerimizin bile bir anahtarıdır, biraz daha kafa yoralım!


Darbenin eşiği
Hiç istemediğim halde SBF öğrencilerini temsil etmek de artık benim üstüme kaldı. Solun başkan adayı olan Cengiz Çandar artık (ve güya) benim karar vereceğim tarihte yapılacak seçimleri bekleyecektir!
Aradan birkaç gün geçer ve 1 Mayıs 1969 günü bir haber ortalığı karıştırır. Yargıtay Başkanı İmran Öktem vefat etmiştir ve Maltepe Camii'nin imamı, onun "Tanrı'yı insan yarattı" sözünden hareketle Müslüman addedilemeyeceği için cenaze namazını kıldıramayacağını söyler. (Yoksa bazı niyetleri olan bazılarınca dolduruşa getirilerek söyletilmiş midir?) İsmet Paşa orada hazır durumdadır ve beklenebileceği gibi (belki de kurguya uygun olarak) şiddetli bir tepki gösterir. Kalabalık provoke edilir, saldırı senaryoları sahnelenir, sonunda bir general silahına davranır ve devamı!
Ertesi gün babası subay olan bir arkadaşım benimle görüşmek isteyen bazı subayların olduğunu ve kabul edersem o akşam benim onlara götürüleceğimi söyler.
Solun içine düştüğü çaresizlikten ve kökü derinden gelen kışkırtmalardan dolayı sapılan bir anarşist militanizmin çıkış olamayacağı düşüncesiyle "resmi" ve "askeri" bir "demokratik" solun gerçekleştireceği bir çözüme giderek daha meyyal olan ben, söz konusu o akşam randevusuna razı olurum.
Yine o sıralarda beklediğimiz soldan bir darbe rejiminin kuracağı kabinenin isimleri bile sohbetlerimizin çerezi olmaya başlamıştır. Mesela neden olmasın Muammer Aksoy Cumhurbaşkanı ve Mümtaz Soysal Başbakan?.. Ve tank seslerini kollamaktayız yarı mahmur yurt yatakhanelerinde ve bir kulağımız kirişte.


Albayların tebliği
4 Mayıs 1969 akşamı SBF yurdunun önüne gelen bir araba beni alır ve bilmediğim bir yerlere götürür. Karşımda üç kişi kendilerini "albay" olarak tanıtırlar. Bana beklemediğim kadar çok açık ve cesurane söyledikleri şudur: İmran Öktem'in cenaze namazı olayından sonra gelişen infial sonucu 7 Mayıs günü cübbelerini giymiş yargı ve üniversite mensupları Kızılay'da toplanıp Anıtkabir'e yürüyeceklerdir. Bu yürüyüş hepimizin beklediği değişimi gerçekleştirmek için önceden planlanmıştır. Ordunun yönetime el koyması için gereken fırsat bu fevkâlâde "ciddi" yürüyüşe yöneltilecek bir saldırıdan yaratılacaktır. Bana açıkça ve kısaca söylenen şudur: "Bu yürüyüşte ateş açılacak, ölenler olacak ve bunun üzerine biz duruma el koyacağız. Eğer öğrenciler bu yürüyüşe katılacak olursa bu tepkinin ciddiyetini bozacaktır. Siz Ankara'daki öğrenciler üzerinde etkilisiniz, bu yürüyüşe öğrencilerin katılmasını engelleyin".

Bana "tebliğ edilen" bu senaryoyu, parça parça olmuş ve her türlü provokasyona açık ama demokrasiye de aç bir solun ve de sonuçta ülkemin menfaatine olabileceği düşüncesiyle o sırada kabul ettim ve yürütmeye çalıştım.
İlk görüştüğüm kişi teoride ve pratikte saygınlığı ve tanınırlığı olan bir kişi, o sırada Ankara Hukuk Fakültesi asistanı olan Uğur Mumcu oldu. Uğur bu senaryoyu onayladı ve elinden geleni yapacağını söyledi.
İkinci muhatabım yine aynı fakülteden Doğu Perinçek idi ve onunla da mutabık kaldık. Mihri Bellici ve "Doktorcu" (Hikmet Kıvılcımlı yandaşı) ve Türkiye İşçi Partili gruplardan arkadaşlarla da anlaştıktan sonra sıra Mahir Çayan ve yandaşlarına gelmişti. Üniversite gençliğinin en atılgan gubunun lideri olarak Mahir de beni dinledikten sonra "tamam" dedi.
Yine de bunlar yetmedi ve öğrenciler arasında bir tartışma süreci başladı. Ertesi gün bütün grupların tartışma ve çekişmelerinden sonra bir "ortak karar" çıktı: "Yürüyüşe öğrenciler katılacak". O yürüyüşte dağıtılan ve orduyu göreve çağıran dört satırlık bir bildiri de başka çare kalmadığı için bu anıları anlatan kişinin kaleminden çıktı ama bu yazıyı hazırlarken eski defterleri ve kutuları kurcalayıp o bildiri metnini arayıp bulmaya yeltenmedi ve belki de gücü yetmedi. O biraz yorgun çünkü şu andaki gelişmeler hiç de eskileri de aratmıyor.

ERDAL YAVUZ: Prof. Dr.
hekimusta
radikalcilerin tek amacı darbe zaten. ülkenin menfaatleri onlar için ikinci planda Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil Twisted Evil
palavra
Quote:
Prof. Erdal Yavuz'un açtığı tartışmayı izliyor musunuz?

Konuyu Prof. Yavuz'a hatırlatan 1969 yılına ait Türkiye ile ilgili bazı belgelerin üzerinden 'gizlilik' kaydını kaldıran Amerikan dışişleri bakanlığı oldu. ABD dışişleri bakanlığı sayesinde Türkiye'de 1969'da da darbe planları yapıldığını biliyoruz bugün... Konunun Prof. Yavuz'a çağrıştırdığı gerçek daha da önemli: 1969'da Türkiye'de darbe yapmayı kafaya koyanlar, bunu sağlamak için, kanlı eylemler sahneye koymayı da planlamışlar ve bunun için işbirlikçi bulmayı da becermişler...

Türkiye gerçekten ilginç bir ülke; ilginçliği papazın her zaman pilav yemesinden kaynaklanıyor. Ekonomik gelişmelerle atbaşı gitmesi arzulanan sosyal uyanış ve siyasal bilinçlenme gemi azıya alırsa, darbeciler kıpır kıpır hale geliyorlar bizim ülkemizde.

Darbeye karar verdiniz, bunu nasıl gerçekleştireceksiniz? 12 Mart döneminin darbe lideri Memduh Tağmaç, "Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı" açıklamasıyla darbenin esas sebebine işaret etmişti; ancak böyle bir gerekçeyle idareye el konulabilir miydi? Elbette hayır. 1969 darbesi kışkırtıcı eylemlerle gelebilirdi ancak...

Amerikalıların "1969'da Türkiye'de darbe yapılacaktı" belgeli açıklamasını izleyen Prof. Erdal Yavuz'un "Kanlı bir yürüyüş planlanmıştı" ifşaatı bu yüzden önemli. Yargıtay'ın "Tanrı'yı insan yarattı" görüşüyle ünlenen başkanı İmran Öktem vefat etmiş ve cenazesinde büyük olaylar çıkmıştı.

Sonrası şöyle: Bilinci en açık gençler diye bilinen Mülkiyeliler tank sesleri kollar, hocalarının içinde yer alacağı hükümet senaryoları geliştirir... 'Öğrenci lideri' Erdal Yavuz'a kendilerini 'albay' olarak tanıtarak yaklaşan üç kişi darbe senaryosunu anlatır: İmran Öktem olayını protesto için yollara düşecek yargı mensupları ve üniversite hocaları bir saldırıya uğrayacaktır. "Yürüyüşe ateş açılacak ve ölenler olacak, biz de yönetime el koyacağız" der o üç kişi... İstedikleri, öğrencilerin yürüyüşten uzak durmalarıdır. "Bunu siz başarabilirsiniz" derler.

Erdal Yavuz görevi üstlenir. Ankara Hukuk'ta asistan Uğur Mumcu'yla görüşür, o da kabul eder. Doğu Perinçek'le görüşür, onunla da mutabık kalınır. Mahir Çayan da "Tamam" der. Rüzgârın her birini bir tarafa sürükleyeceği bu üç kişi sonu darbeyle bitecek provokasyona destek verirler...

1969'da darbe olmadığını biliyoruz; askerlerin yönetime el koyabilmesi için iki yıl daha beklenecektir. 12 Mart dağdağasında devlet güçlerine karşı savaşırken hayatını kaybedecek sol kadrolar içerisinde, iki yıl önce, "Darbe iyi olur" onayı veren Mahir Çayan da vardır. 12 Martçı kadroların ilk işleri Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek'i de cezaevine tıkmak olur. Uğur Mumcu askerliğini yaparken 'sakıncalı piyade' olur, yedek subay olmak yerine...

Yıllar sonra, bir başka darbeyi özlem ve hasretle bekleyen farklı bir kadro da, darbeden hemen sonra kendilerinin derdest edilip cezaevlerine tıkıldıklarını görünce hayal kırıklığı yaşayacak ve "Fikrimiz iktidarda, kendimiz kodeste" diye anlatacaklardır hislerini...

"Papaz bizde her zaman pilav yiyor" derken kastım budur.

Doğu Perinçek anlatılanlara itiraz ediyor. Ediyor da ne diyor: "Erdal Yavuz hiçbir zaman SBF öğrenci derneği başkanı değildi" diyor; sanki Erdal Yavuz'un öyle bir iddiası varmış gibi... Erdal Yavuz, dernek başkanlığının seçimlerde yaşananlar yüzünden geçici olarak sırtında kaldığını söylüyor. Belki biraz daha düşünse, dernek kongresini bazı 'ellerin' karıştırdığını da hatırlayabilir.

Bir itirazı da Erdal Yavuz'la görüşen üç kişinin 'subay' olarak takdimine Doğu Perinçek'in; o kişilerin TSK ile bir ilgisi yokmuş, özel bir kışkırtıcı gruptanmışlar: "Bunlar, 1968 Kasım ayındaki Mustafa Kemal Yürüyüşü'nün Ankara'ya ulaşacağı sabah Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ni basarak hademeleri öldürme planlarını bazı gençlere uygulatmak istediler. Yine o dönemde bazı gençleri Ankara Küçük Esat semtindeki ve Demirtepe'deki dairelere çağırarak, bazı kışkırtıcı tertiplere katmak istediler."

İlginç, değil mi?

1969'da patlayan olaylarda temas kurulan kişi Erdal Yavuz olduğuna göre, kendisiyle görüşen kişiler hakkında onun verdiği bilgiye itibar etmemiz gerekir. O üç kişi kendilerini 'subay' olarak tanıtmışlar. Doğu Perinçek "Hayır, değillerdi" demeyi sürdürürse, o kişilerin adlarını verse iyi olur. 1969'da sahneye koyacakları eylemlerle askerleri iktidara taşıyacak 'kışkırtıcı çete' kimlerden oluşuyordu acaba? 1950 sonrası NATO çerçevesinde kurulan özel birimden olmasın o üç kişi?

Şimdilerde Yeditepe Üniversitesi'nde dersler veren Erdal Yavuz'a teşekkür borçluyuz...


gerimter
darbeyi ve darbecileri esefle kınıyoruz biz ne zaman 3. dünya ülkesi olmaktan kurtulacağız.
Related topics
İstanbul Forumu
Japonlar düşünmüşler ve kıyamet senaryosunu çekmişler
If it's in the news, is it still pre-emptive?
asure gunu-afiyet olsun
star cumhuriyet ile kafa buldu
words that transfered from one language to another!
Hentbol Hakkında Neler Biliyoruz?
Ülke bayraklarının hikaye ve anlamları
China's vice-president loses post
yeni bir devlet doguyor-kosova-
pkk ya gecit var basortusune yok
supriz gozaltilar
yassiada
turkiyenin en yuksek binasi
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.