FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


rektor oglu





palavra


babaniz,dayiniz buyuk bir koltukta oturuyorsa size olum yok bu dunyada. Cool

Quote:
Türkiye'de milyonlarca öğrenci, üniversiteye girebilmek için yıllarca ders çalışıyor, kitap ve dershane için binlerce lira harcıyor. Ancak Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik'in oğlu Orhan Tan, bu zahmetlere katlanmadan istediği okula girmeyi başardı.



Öğrenci Seçme Sınavı'nı (ÖSS) kazanamayan Oktik, hülle yoluyla Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne kayıt yaptırdı. Olayın hikâyesi ilginç. Orhan Tan, geçtiğimiz yıl ÖSS'den 176 puan alabildi. Dört yıllık bir fakülteyi tercih edebilmek için gerekli olan 185 barajını bile geçemeyen Oktik, mülakat yoluyla İngiltere'deki Northumbria Üniversitesi'ne yazıldı. İsmi pek bilinmeyen bu okulda 9 ay kaldıktan sonra, taban puanı 343 olan Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne yatay geçiş yaptı. Bu şansı Türkiye'de sadece rektörün oğlu Orhan Tan yakaladı.


Zira, Yıldız Teknik Üniversitesi 2007'de yatay geçişler için 218 kontenjan ayırdı ve bunlardan sadece birini yurtdışındaki öğrencilere verdi. Onu da Orhan Tan Oktik kullandı. Üniversitenin bünyesine katılan 218 kişiden 217'sinin okul notları ve ÖSS puanları internette ilan edilirken, Oktik'in puanları yayınlanmadı. Yurtdışından yatay geçişlerde aranan '1 yılı hazırlık olmak üzere en az 2 eğitim sezonu okumak' şartı da rektörün oğlu için dikkate alınmadı. ÖSS'de asgari barajı aşamayan Orhan Tan, bu yöntemle Türkiye'nin sayılı fakültelerinden birine kayıt yaptırdı.

Yıldız Teknik Üniversitesi'nin 2007-2008 eğitim sezonunda yatay geçiş yöntemi ile alacağı öğrenciler için yaptığı duyuruda şu ifadelere yer veriliyor: "Yurtdışından yatay geçişlerde, adaylardan, yükseköğretim kurumlarında öğretime başladıkları akademik yıl için geçerli olan en az ÖSS puanını (ya da uluslararası eşdeğer sınavlardan istenen en az puanı aldıklarını belgelemeleri) gösterir ÖSYS belgesi istenir."

Başvuru şartlarında ÖSS puanı istenmesine rağmen Muğla Üniversitesi Rektörü Şener Oktik'in oğlu Orhan Tan Oktik'ten ÖSS belgesi istenmedi. Rektör Oktik, oğlundan neden böyle bir belge istenmediği sorusuna, "Oğlum Türk vatandaşlığının yanı sıra İngiliz vatandaşı. Böyle olduğu için ÖSS belgesi istenmedi. İngiliz vatandaşları gibi muamele gördü." dedi.

YTÜ yatay geçiş için Mimarlık Fakültesi'ne Türkiye'den sadece İTÜ, ODTÜ, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Dokuz Eylül, Anadolu ve Gazi üniversitelerinin mimarlık bölümleri öğrencilerinin başvurularının kabul edileceğini duyurmuştu. Türkiye'den alanında kendini ispatlamış ve kaliteli üniversitelerden öğrenci kabul eden YTÜ'ye Orhan Tan Oktik'in İngiltere'de 108 üniversite arasında 70'inci sıralarda olan Northumbria Üniversitesi'nden geçiş yapması dikkat çekti.

'Meslek dayanışması yokmuş'

Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik, İngiliz vatandaşı olduğu için oğlunun Northumbria Üniversitesi'ne İngiliz öğrenci statüsünde alındığını, Türkiye'deki ÖSS sistemi ile ilgisinin bulunmadığını söyledi. İngiltere'deki üniversiteyi birinci yılında başarıyla bitirdiği için YTÜ tarafından kabul edildiğini savunan Şener Oktik, "İngiltere'de ve birçok Avrupa ülkesinde lisans programları 3 yıldır. Bu diplomalar YÖK tarafından tanınır. Kaldı ki oğlum 3 yılda bitirebileceği bir dereceyi bırakarak 4 yıl okumayı göze almıştır." dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durul Ören de, Rektör Oktik'in oğlu yatay geçiş için başvuru yaptığında çok rahatsız olduğunu anlattı. Ören, "Dekanlığa talimat vererek evrakların iyice incelenmesini istedim. Bazı evraklar eksikti, sonradan tamamlattırdık. Burada kural hatası yapmadık." diyerek yapılan işlemin doğruluğunu savundu. İki rektör arasında meslek dayanışması olmadığını belirten Ören, sözlerini şöyle sürdürdü: "Evet ikimiz de fizikçiyiz; ama ben Şener Bey'i rektör olmadan önce sadece bir kez gördüm. Katiyen meslek dayanışması söz konusu değil. Orhan Tan Oktik, İngiliz vatandaşı olduğu için böyle bir haktan yararlandı. Ben başka ülke vatandaşlığına sıcak bakmıyorum; ama insanların elinde iki hak oluyor. Herkesin görüşüne saygı göstermek gerekir. Sosyete de çocuğunu Amerika'da doğurmak için ABD'ye gidiyor. Benzer yatay geçişler geçmişte de yaşandı. Benim üst düzey devlet görevlisi olan bir dostum vardı. Çocuğunu Pakistan'a gönderdi. Orada bir konsolos tanıdığı varmış. Pakistan'da 1 yıl okuduktan sonra önce Kıbrıs'a yatay geçiş yaptı, ardından da İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme'ye geldi. Onun böyle bir olanağı vardı, kullandı."

mr.emre
palavra wrote:


babaniz,dayiniz buyuk bir koltukta oturuyorsa size olum yok bu dunyada. Cool



sıvı yumurta gibi Cool Cool
palavra
Yabanci ogrenciler imtihanina girmeden ,bu yatay gecisin yapilmasi hukuken mumkun degil

ama tanidiklar olunca hukuk-guguk pek farketmiyor.


Quote:
Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik, Öğrenci Seçme Sınavı'nı kaybetmesine rağmen hülle yoluyla mimarlık fakültesine kayıt yaptıran oğlunun İngiliz vatandaşı olduğunu, bu sebeple yabancı öğrencilere verilen haktan yararlandığını söyledi.



Ancak Orhan Tan Oktik'in yabancılar için zorunlu olan Yabancı Öğrenci Sınavı'na (YÖS) girmediği ortaya çıktı. Oktik'in yatay geçişte kullandığı İngiltere'deki Northumbria Üniversitesi'nin de Türkiye ile öğrenci değişim anlaşması yok. Oktik ailesinin vatandaşlık durumu da ilginç. Ulusalcı söylemleriyle tanınan Rektör Prof. Dr. Şener Oktik, 1996 yılında İngiliz vatandaşlığına geçmiş. Aynı üniversitede görev yapan eşi Doç. Dr. Nurgün Oktik de İngiliz vatandaşı. Ailenin 1982 yılında Ankara'da dünyaya gelen oğulları İhsan Can ile İngiltere'de doğan Orhan Tan da İngiliz vatandaşı.

Üniversiteye giriş sınavında başarılı olamayınca İngiltere'deki bir okula mülakatla kayıt yaptırıp yatay geçişle Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ)'ne gelen Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik'in oğlu Orhan Tan'ın yabancı uyruklu öğrenciler için yapılan Yabancı Öğrenci Sınavı (YÖS)'na da girmediği ortaya çıktı.

Rektör Oktik, oğlunun, İngiliz vatandaşı olması sebebiyle yatay geçiş hakkını kullanarak YTÜ'ye kayıt yaptırdığını ifade etmişti. Ancak, yabancı öğrencilerin Türk üniversitelerinde okuyabilmesi için iki yöntem bulunuyor. Bu öğrenciler, ya okudukları üniversitelerin Türkiye'deki üniversitelerle yaptıkları ikili anlaşmalar çerçevesinde öğrencilik yapabiliyor ya da ÖSS benzeri bir sınav olan YÖS'e girerek Türkiye'deki bir üniversiteye yerleştiriliyor. Rektör Oktik'in oğlunun YÖS'e girmediği gibi yatay geçiş yaptığı Northumbria Üniversitesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi'nin de öğrenci değişimi adına ikili anlaşması bulunmuyor.

Rektörün oğlu Orhan Tan Oktik, geçtiğimiz yıl ÖSS'den 176 puan alıp, dört yıllık bir fakülteyi tercih edebilmek için gerekli olan 185 barajını bile geçememesine rağmen mülakat yoluyla İngiltere'deki Northumbria Üniversitesi'ne yazılmıştı. Oktik, ismi pek bilinmeyen bu okulda 9 ay kaldıktan sonra, taban puanı 343 olan Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne yatay geçiş yaptı. Yatay geçişler için ayrılan 218 kişilik kontenjandan sadece 1'inin yurtdışı için kullanılması ve bu hakkın Orhan Tan Oktik'e kullandırılması dikkat çekmişti. Oğul Oktik, yurtdışından yatay geçişlerde aranan '1 yılı hazırlık olmak üzere en az 2 eğitim sezonu okumak' şartını da yerine getirmeden Türkiye'nin sayılı fakültelerinden birine kayıt yaptırmıştı.






Quote:
Ulusalcı söylemleri ile tanınan Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik'in, ailece İngiliz vatandaşı olduğu ortaya çıktı. 1996'da İngiliz vatandaşlığına geçen Şener Oktik'in aynı üniversitede görev yapan eşi Doç. Dr. Nurgün Oktik de İngiliz vatandaşı. Oktik ailesinin 1982 yılında Ankara'da doğan oğulları İhsan Can ve İngiltere Durham'da dünyaya gelen Orhan Tan da İngiliz vatandaşı


hekimusta
eğer bir rektor bunu yaptırıyorsa vay Türkiyenin haline
badboyyad
Şimdi bunlar Türkiye'nin laik olmadığını söylüyorlar başörtüsüne karşı çıkıyorlar ama haklılar Kurtuluş Savaşı sonrası bir İngiliz komutanının dediğini yapcaklar yani atalarının İngiliz komutan demiş ki ''Biz bu Türkler'in elinden kur'anlarını almadığımız sürece onları yenemeyiz herşey sırasıyla direk kur'anı alamıcakları için önce içindekileri alcaklar içten yıkma strajedisi.[/b][/u]
nasyek
Adamı savunmak büyük bir yanlış olur ancak adamın yediğ haltı da türbana dayandırmakta pek mantıklı görünmüyor. Ne yani adam ulusalcıymış kıyak geçmişler yok ingiliz vatandaşıymış vatanı satacakmış.... Bu ülkede Kubilay'ın kafası kesildi, Maraş,Sivas ve Çorum'da insanlar yakıldı,Bosna paraları diye Trilyonlar iç edildi ki bu ülkenin cumhuru bu davadan yargılanan parti MYK idi, Yimpaş, Endüstri Holding, Kanal 7 yurtdışındakileri faizsiz kazanç diye dolandırdı.Bakanın oğlu KDV si kalkan mısır ticaretini önceden keşfetti. Başbakanın oğlu gemicik aldı. Ilmlı islamcı İbrahim Sadri kumar masasında yakalandı. Ki bu liste uzar gider.
Yapılan usulsüzlük herkes için aynı olmalıdır. Birine görürken diğerine susmak doğru değil!!!
palavra
tamamda yedikleri halti turbana ve laiklige dayatan rektorlerin kendileri

bir rektor tarihi eser kacakciligi yapar ,uzerine gidilir hemen yok ben laikim ,turbana karsiyim bu yuzden ustume geliyorlar.
biri akrabalarini universiteye doldurur,ayni terane

biri ogluna kiyak yaptirir,yine ayni terane

sucla ,suclunun fikriyatini ayirip ,herkese isine gore ceza veya mukafat vermek lazim.
nasyek
Suç suçtur fikre göre ayrılamaz. Ne yani yolsuzluk yapanın görüşünün ne önemi var ya da ben türbanı savunayım paraları cukkalayayım öyle mi? En son tapu müdürü demişti rüşvet değil bahşiş diye. Bunun fikriyatı olmaz. Doğru tektir ve suç suçtur.....
palavra
basortusu konusunda sesi fazla cikan hemen hemen her rektorun bir karin agrisi var biryerlerde.
hepsininde savunmasi ayni -ben laikim bu yuzden.

Quote:
Üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan Anayasa değişikliğine muhalefetin başını çeken Üniversitelerarası Kurul Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın'ın, 1999 yılında ihale usulsüzlüğünden yargılandığı belirlendi. Akaydın'ın Rahşan Affı ile ceza almaktan kurtulduğu ortaya çıktı.

İHALELER KARDEŞE VERİLMİŞ

1993-1998 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcılığı yapan Akaydın, aynı zamanda Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi'nin ihale komisyonuna başkanlık ediyordu. Daire Başkanı Cemal Öcal'ın ihalelerinin hepsini kardeşinin şirketine verdiğinin anlaşılması üzerine, Mustafa Akaydın'ın da aralarında bulunduğu rektör yardımcıları hakkında '2 bin 886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 6'ıncı maddesine aykırı ihaleler yapmak' nedeniyle soruşturma açıldı.

HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILDI

Antalya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açılan kamu davası sonucunda, soruşturmayı yapmak üzere dosya YÖK Başkanlığı'na gönderildi. Bunun üzerine YÖK tarafından oluşturulan 3 kişilik bir komisyon, dönemin rektörü Yaşar Uçar'dan onay alarak, 2001 yılında disiplin ve ceza soruşturması başlattı. Komisyon Başkanlığı yapan Sait Güran ile komisyon üyeleri olan Aysel Çelikel ve Selçuk Öztek son soruşturmayı yaptı.

YÖK YARGILAMA İZNİ VERMEDİ

Soruşturmayı yürüten komisyon, 'yapılan işlemlerin üniversitenin avantajına bir durum olduğu', ihalelerin kendine ve şirkete çıkar sağlamak amacına alet edilmesi kastının bulunmadığı kanaatine vardı. Komisyon, bu gerekçeyle Mustafa Akaydın'ın içinde bulunduğu sanıkların yargılanmasına izin verilmemesi yönünde rapor hazırladı.

RAHŞAN AFFI KAPSAMINA GİRDİ

Yapılan itiraz üzerine Danıştay 2. Dairesi, suçun kamuoyunda Rahşan Ecevit affı olarak bilinen eski TCK'nın 240'ıncı maddesi kapsamına girdiği gerekçesiyle ertelenmesine karar verdi. Danıştay'ın 5 Nisan 2002 tarihinde verdiği bu kararın ardından Akaydın hakkındaki dosya yasada öngörülen 5 yıllık süre dolduğu için 2007 yılında sicilinden silinmiş oldu.

(Star)

palavra
Quote:
YÖK Üyesi Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu'nun aynı anda 7 üniversite öğretim görevlisi olarak çalıştığı, ancak aldığı ücretleri gizleyerek vergi kaçırdığı iddia edildi.

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu son 4 yıl içinde 7 üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yaptı. YÖK üyeliğinin yanı sıra, Kadir Has, İstanbul Ticaret, Galatasaray, Kültür, Maltepe, Bahçeşehir ve Kıbrıs Yakındoğu üniversitelerinde 4 yıldır öğretim görevlisi olarak çalışan Yüzbaşıoğlu, buralardan elde ettiği gelirlerini gizledi.

VERGİ BEYANNAMESİ VERMELİ

Anayasa profesörü Yüzbaşıoğlu'nun üniversitelerden aldığı ücretleri toplayarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermediği ve böylece vergi kaçırdığı ileri sürüldü. Uzmanlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 86. maddesine göre bir kişi birden fazla işverenden ücret alıp, ücretin yıllık tutarının 19 bin YTL'yi geçmesi durumunda ilgili yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesi verilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekiyor. Kanuna göre, elde edilen gelir sayesinde oluşacak verginin de ödenmesi gerekiyor. Uzmanlar, Yüzbaşıoğlu'nun her bir üniversiteden en az 3 bin YTL aylık gelir sağlayabileceğini, bunun da 7 üniversiteden yıllık toplam 252 bin YTL kazanç anlamına geldiğini belirtti.

palavra
Quote:
Sayıştay, Gazi Üniversitesi'nin kasasına gitmesi gereken yaklaşık 10 milyon YTL’nin usulsüz bir şekilde Gazi Üniversitesi Vakfı'na aktarıldığını ortaya çıkardı.Sayıştay Başkanlığı, önceki rektör Prof. Dr. Rıza Ayhan ile 2004'te görev başına gelen Prof. Dr. Kadri Yamaç'ın dönemlerine ait Gazi Üniversitesi 2003 ve 2004 bütçelerini inceledi.

Meclis Araştırma Komisyonu'nun talebiyle yapılan incelemelerde, Gazi Üniversitesi'ne kayıt yaptıran, yüksek lisansa, doktoraya başvuran ve yatay geçiş için müracaat eden öğrencilerden bağış adı altında alınan paraların, GÜV'e aktarıldığı belirlendi. Sayıştay denetçileri, Rektör Prof. Dr. Kadri Yamaç'ın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ve Gazi Üniversitesi Vakfı'ndaki (GÜV) yolsuzlukları belgeledi.

Önceki rektör Prof. Dr. Rıza Ayhan döneminde de yaşanan usulsüzlükler kapsamında Gazi Üniversitesi'ne kayıt yaptıran, yüksek lisansa, doktoraya başvuran, yatay geçiş için müracaat eden öğrencilerden bağış adı altında alınan paralar GÜV'e aktarıldı. 2003 yılında 966 bin YTL, 2004 yılında ise 84 bin YTL usulsüz kayıt parası toplandı.

VAKIF PROMOSYONU

Gazi Üniversitesi personelinin maaş, ek ders, ikramiye, katkı payı ile öğrenci harçlarının ve yurt paralarının Vakıfbank, Yapı Kredi Bankası, İş Bankası ve Akbank'a yatırılması karşılığında bankaların verdiği promosyonlar da vakfa aktarıldı. Kanun hükümleri gereği özel bankaların verdikleri toplam 3 milyon 588 bin YTL değerindeki promosyonlar, üniversite bütçesine girmesi gerekirken GÜV'e gönderildi.

Akbank'tan 13 Mayıs 2004 tarihinde 5 yıl süreli yapılan protokol gereği 675 bin 798 YTL nakit para ile 156 bin 704 YTL ve 66 bin 869 YTL değerinde iki adet binek otomobil GÜV'e giderken, 25 Ocak 2005 tarihinde 5 yıl süreli İş Bankası'yla yapılan protokol gereği 2 milyon 210 bin YTL para alındı. Yapı Kredi Bankası'ndan 16 Mart 2001 tarihinde imzalanan "tele24 bordro ve tele24 kuruluş protokolü" gereği 275 bin YTL, Vakıfbank'tan ise, "Harç Tahsili Protokolü" gereği 2003 yılında 204 bin YTL para GÜV'e aktarıldı.

HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDİLDİ

Yapı Kredi Bankası'ndan alınan kira paraları da vakfa verildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ana giriş katı dahilindeki 70 metrekarelik yer, banka şube yeri olarak kullanılmak amacıyla 1 Ocak 2001'den itibaren 4 yıllığına Yapı Kredi'ye tahsis edildi. Bankanın bu anlaşma karşılığında verdiği aylık 5 bin 500 dolar ise GÜV'ün kasasına girdi. GÜV, 4 yıl boyunca kira gelirlerinden 337 bin YTL haksız kazanç elde etti.

Turkcell, İş-Tim, TT Tim İletişim şirketlerinden alınan baz istasyonu kira bedelleri de vakfa aktarıldı. Gazi Üniversitesi ile iletişim şirketleri arasında, 2002 yılından itibaren üniversite içine baz istasyonları kurulması yönünde sözleşmeler imzalandı. Bu sözleşmeler karşılığı elde edilen kira gelirlerini 2004 yılı sonuna kadar vakıf aldı. Turkcel'den alınan 99 bin 500 YTL ile İş- Tim ve TT Tim'den alınan 29 bin 800 YTL, üniversitenin bütçesine gönderilmesi gerekirken GÜV'ün oldu.

VERGİ PAYLAŞIMI

Sayıştay denetçileri, Gazi Üniversitesi öğretim görevlilerinin vakfın aldığı projelerde çalıştırıldığını ve kendilerine ödenen ücretlerde vergi kaçırıldığını da belirledi. Projelerden elde edilen gelirler, üniversitenin döner sermayesine girmesi gerekirken, yüzde 30'u GÜV'e, yüzde 70'i bu projelerde çalışan öğretim görevlilerine verildi. Üniversite döner sermayesine girmesi gerekirken giremeyen gelir tutarı 2003 yılında 3 milyon 751 bin 629 YTL, 2004'te de 947 bin 11 YTL oldu. Öğretim görevlilerine ödeme yapılırken de yanlış oranda vergi kesildi. 33 bin 223 YTL gelir vergisi, 269 bin 930 YTL de KDV kayıplara karıştı.

tufansaba
eğitim şart Smile
geyikkutuphanesi
Merak etmeyin biz planı yaptık mimarlık çıkışı bekleyip alıcaz o elemanı Laughing Kampüsde rahat yok elemana belki össde zorlanmadı ama eğitim hayatı oldukça zor geçecek Laughing
palavra
geyikkutuphanesi wrote:
Merak etmeyin biz planı yaptık mimarlık çıkışı bekleyip alıcaz o elemanı Laughing Kampüsde rahat yok elemana belki össde zorlanmadı ama eğitim hayatı oldukça zor geçecek Laughing


oyle bir durumda olmakda bir hayli zordur herhalde.

cevresindeki herkes tarafindan sahsi kabiliyetiyle degilde,torpille bir yere gelmis biri olarak gorulen bir sahis rahat rahat arkadaslik iliskileride kuramaz.
palavra
Quote:
Eski Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferhat Ecer, zimmetine para geçirdiği iddiasıyla yargılandığı davada 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.



Alınan bilgiye göre, Ecer'in rektörlük yaptığı dönemde maaş promosyonu olarak bankadan aldığı parayı zimmetine geçirdiği iddiasıyla Niğde Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı dava sonuçlandı.

Mahkeme heyeti, eski Rektör Ferhat Ecer'e 9 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Ecer'in avukatlarının cezaya itiraz ettikleri ve temyize başvuracakları öğrenildi.

Prof. Dr. Ferhat Ecer hakkında, rektörlük görevini yürütürken bir banka ile personel maaş sözleşmesi imzaladığı ve bankadan aldığı 135 bin YTL'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla yaklaşık 2 yıl önce soruşturma açılmıştı.
Niğde Sulh Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklanan ve yaklaşık 4 ay cezaevinde kalan Ecer, kefaletle serbest bırakılmıştı. Daha sonra dava, Niğde Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Aralık 2004'te rektörlük görevinden istifa eden Ecer hakkında, 2006 yılında dava açılmış, YÖK Disiplin Kurulu, Ecer'e kamu görevinden çıkarma cezası vermişti.



135 bin ytl iyi para.
rektor olacak insanlarda mangal gibi yurek olmali, gece gunduz ilimle ugrasmali ,maddiyata tamah etmemeli.
Related topics
Flash en la onda
Turkiye Lubnana asker gondermeli mi?
yeni YOK baskanimiz
Suçu: İnternetten kadın hakları raporu indirmek
smiech to zdrowie - podziel sie kawalem
Steve Jobs Hasta Yatağından Andorid’i Suçladı
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.