| Quote: |
| İstanbul Ümraniye’de 3 yıl önce bir havayi fişek deposu patladı. 6 kişi öldü. Büyükşehir Belediye Meclisi, kaçak olarak faaliyet gösteren patlayıcı madde depolarının kapatılmasına karar verdi.
Başkanlık katına giden önerge unutuldu. İhmalin bedeli çok ağır oldu. Zeytinburnu’nda kaçak havayi fişek ve maytap deposu patladı, 20 kişi öldü. Vali Güler olay yerinde ’traji komik’ bir açıklama yaptı: "Maytap atölyesinin ruhsatı yok. Maalesef böyle kaçaklar oluyor." İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’ın yorumu da başka söze gerek bırakmadı: "Vatandaş ihbar etmezse nereden bilelim." ZEYTİNBURNU Maltepe Mahallesi Gümüşsuyu Çiftehavuzlar Caddesi’ndeki Türksan Han’ın en üst katında bulunan maytap ve havai fişek atölyesinde dün sabah yaşanan olaylar Türkiye’de her an nelerin yaşanabileceğini ortaya koydu. İhmal nedeniyle 20 kişinin hayatını kaybettiği olayda yetkililerin ilginç açıklamaları olayı skandal boyutuna taşıdı. Seyredenlerin 14’ü öldü Dün saat 09.30’da önce bir patlama meydana geldi; ardından yangın çıktı. Sanayi bölgesinde çalışanlar, yangını izlemek üzere iş hanı karşısındaki Prestij Sanayi Sitesi’nin otoparkına, bazıları da sokağa koştu. Kısa süre sonra, binanın alt katında bulunan atölyelerdeki yıkama ve boyama kazanları, korkunç bir gürültüyle patladı. Patlamanın etkisiyle, 19 yıllık binanın 3 ve 4. katları ile dış cephesi hemen hemen bütünüyle, yanda bulunan iki iş hanı da kısmen çöktü. Gerçekleşen patlamanın korkunç basıncıyla büyük hızla çevreye fırlayan beton ve demir parçaları, dev şarapnel parçaları gibi 100 metre çapındaki alanda yangını izleyenlerin üzerine yağdı. Bu parçaların isabet ettiği, yangını yolda izleyen 6 kişi ile otoparktan izleyen 8 kişi hayatını kaybetti. Ölümler bu kadarla kalmadı. Çöken binalarda altı kişi enkaz altında kalarak öldü. Bakımsız bina ve atölyeler tuzak gibi Patlamadan sonra yapılan incelemeler bölgedeki binalarda bulunan kazan dairelerinde gerekli bakımların yapılmadığını gösterdi. Bazı bölge sakinleri, sık aralıklarla yapılması gereken kazan bakımlarının atölye sahipleri tarafından masraftan kaçınmak amacıyla yılda bire indirildiğini söyledi. Bu arada kaçınılan kazan bakımlarının maliyetinin 150 YTL olduğu öğrenildi. İlginç ruhsatsız atölye savunması Patlamadan sonra İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş incelemelerde bulundu.Topbaş’ın "İmalathane kaçak. Vatandaş ihbarda etmezse nereden bilelim" sözleri yadırgandı. Vali Güler ise "Burası kaçak bir yer ve maalesef zaman zaman böyle kaçaklar olabiliyor" dedi. Bölgede gaz dolum tesisi var Davutpaşa, Türkiye’de örnekleri çok olan küçük işletmelerin toplu olduğu bir bölge. Çalışanlarının büyük kısmı sigortasız olan bu küçük işletmeler her türlü tehlikeye açık çalışıyor. Örneğin, Davutpaşa’nın göbeğinde Habaş’a ait bir gaz dolum tesisi var. Dünkü patlama şayet bu tesise sıçramış olsaydı, bugün Davutpaşa yerle bir olmuş hale gelecekti. İsimleri belirlenen 14 kurban Heybetullah Güleç (19) Ömer Vural (44) Yaşar Kara (37) Kadir Cesur (3 Kazım Nişli (50) Halit Altan (45) Hayatını kaybeden diğer kurbanlar: Zübeyir Bal (45), Burhan Sabay (35), Hasan Akhun (21), Novruz Mamadov (4 Bu da bir çeşit terör BAŞBAKAN Tayyip, Zeytinburnu’ndaki patlamanda ihmali olanlar hakkında inceleme yapıldığını bildirdi. Erdoğan, Vali Muammer Güler başta olmak üzere ilgililerle görüşerek, olayın bütün boyutlarıyla soruşturulması talimatını verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da bu patlamayı ’ihmal terörü’ olarak niteledi. Baykal, "Buna da bir terör saldırısı gözüyle bakabiliriz. Çünkü göz göre göre yıllardır izlenen yanlış imar, kentleşme politikası, sanayinin yerleşmesi, her türlü denetimden uzak olması, yani ciddi bir kentleşme politikasının olmaması, İstanbul gibi bir metropolde en tehlikeli bir sanayiyle hayatın iç içe geçmesine neden oldu" dedi. İSTİFA ÇAĞRISI CHP Genel Sekreter Yardımcısı CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ise olay yerinde yaptığı inceleme sonrasında, "Bu bir toplu cinayettir. İki sorumlusu vardır, iş yeri sahibi ve belediye. Hem büyükşehir hem de ilçe belediye başkanı istifa etmeli. Belediyelerin görevi savcılığa suç duyurusu yapmak değil. Denetlemek, gerekirse kapatmaktır. 16-17 yıldır İstanbul’u bu zihniyet yönetiyor. Hiç mi akıllarına gelmedi? Büyük ihmal vardır. Yapanın yanına kár kalmasın diyerek TBMM’de soruşturma ve araştırma önergesi vereceğiz." İhbar olmazsa biz ne bilelim BÜYÜKÇEKMECE Belediye Başkanı Hasan Akgün, 9 Haziran 2005’te Ümraniye Demirciler Sanayi Sitesi’ndeki bir havai fişek deposunda meydana gelen ve 6 kişinin hayatını kaybettiği patlamanın ardından, 13 Haziran 2005’te Büyükşehir Belediye Meclisi’ne önerge sunmuştu. Hasan Akgün önergesinde, İstanbul’da kaçak olarak faaliyette bulunan yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde depolarının tespit edilip kapatılmasını istemişti. Akgün’ün önergesi, Meclis üyelerinin oy birliği ile gereği yapılması için Başkanlık Makamı’na havale edilmişti. Önergenin akıbeti bilinmezken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dün yaptığı açıklamada, "Bu işyerinin ruhsatı yok. Vatandaşlarımız havai fişek, maytap gibi imalathane ve depo olarak kullanılan ne kadar yer varsa itfaiyemize ihbar etsinler. İhbar olmazsa biz bilemeyiz." Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı ise patlamayla ilgili soruşturma başlattı. Cumhuriyet Savcısı Ali Haydaroğlu olay yerinde incelemelerde bulundu. Patlamanın olduğu işhanında ikisi ruhsatsız yedi dükkan bulunuyor. |
Hayatımızla "Maytap" geçiyorlar
| Quote: |
| Kazan bu...
Doğurduğuna inanıyorsan patladığına da inanacaksın! İşyeri, ruhsatsız. İşçi, sigortasız. Maaş, kayıtdışı. Vergi, kaçak. Elektrik, arak. Üretim, belirsiz. Kazan, denetimsiz. Bina, çürük. * Netice? 20 insanımız daha gitti. * Vali’ye soruyorlar... Neden patladı? "Henüz bilmiyoruz." Neresi patladı? "Henüz bilmiyoruz." Ne üretiyorlarmış? "Henüz bilmiyoruz." Kaç kişi çalışıyormuş? "Henüz bilmiyoruz." * Korktum bi an için. "Siz ne iş yaparsınız" diye sorsalar... Vali, "Henüz bilmiyoruz" diyecek! * Mayıs 2005... Zeytinburnu’nda bina çöktü. Şubat 2006... Zeytinburnu’nda bina çöktü. Kasım 2006... Zeytinburnu’nda bina çöktü. Dün... Zeytinburnu’nda bina patladı, çöktü. * Zeytinburnu Belediye Başkanı, üç dönemdir oturuyor o koltukta. Son seçime baktım... Yüzde 52.5 almış. Necidir kendisi? İmam. Büyükşehir Başkanı? O da imam. * E sonra ne oluyor? Tren uçtu... "Contadan." Bina patladı... "Kazandan." Bu şartlarda nasıl yaşayabiliyoruz hálá? Allah’tan. |
insallah suclular cezasiz kalmaz.
buyuk ihtimalde kalmaz mahkemede dosyalarin kaybolmasi icin demirel gibi bir dayilari olmasi lazim.
buyuksehir belediye baskani imam mis.
ilahiyat fakultesi mezunlarina imam dendigini ilk defa duydum.
ama ayni zamanda doktora yapmis bir mimar
hakikatin yarisina bakmak bizi hic bir yere goturmez.
yarim imam dinden ,yarim doktor candan eder
yarim ve samimiyetsiz gazeteciyle de hic bir yere varamayiz.
30 yillik bir mimari (hem de doktorali ) imam diye kucumsemek adiligin dik alasidir.
buyuk ihtimalde kalmaz mahkemede dosyalarin kaybolmasi icin demirel gibi bir dayilari olmasi lazim.
buyuksehir belediye baskani imam mis.
ilahiyat fakultesi mezunlarina imam dendigini ilk defa duydum.
ama ayni zamanda doktora yapmis bir mimar
hakikatin yarisina bakmak bizi hic bir yere goturmez.
yarim imam dinden ,yarim doktor candan eder
yarim ve samimiyetsiz gazeteciyle de hic bir yere varamayiz.
30 yillik bir mimari (hem de doktorali ) imam diye kucumsemek adiligin dik alasidir.
| Quote: |
| Kadir Topbaş 1945 yılında Artvin, Yusufeli'de doğdu. Orta öğrenimine Işık Lisesinde başlayıp İHL'sinde tamamladı. 1972 yılında M.Ü. İlahiyat Fakültesi'nden, 1974 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Doktora tezini, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümü'nde "Hidiv Kasrı ve Boğaziçi sivil mimarisindeki yeri" konusunda tamamladı. Uzun yıllar “serbest mimar” olarak çalıştı.
|
| palavra wrote: | ||
| insallah suclular cezasiz kalmaz.
buyuk ihtimalde kalmaz mahkemede dosyalarin kaybolmasi icin demirel gibi bir dayilari olmasi lazim. buyuksehir belediye baskani imam mis. ilahiyat fakultesi mezunlarina imam dendigini ilk defa duydum. ama ayni zamanda doktora yapmis bir mimar hakikatin yarisina bakmak bizi hic bir yere goturmez. yarim imam dinden ,yarim doktor candan eder yarim ve samimiyetsiz gazeteciyle de hic bir yere varamayiz. 30 yillik bir mimari (hem de doktorali ) imam diye kucumsemek adiligin dik alasidir.
|
yılmaz özdil'i tanımıyosun
ihmal + denetimsizlik + rüşvet + para hırsı = 20 ölü
| cavbela wrote: |
| ihmal + denetimsizlik + rüşvet + para hırsı = 20 ölü |
| mr.emre wrote: | ||||
yılmaz özdil'i tanımıyosun |
tanimiyorum
senin alintiladigin haricindede hic bir yazisini okumadim
30 yillik doktorali mimari ,gercekleri carptirarak imam diye -kendine gore- kucuk gormeye calismasini sende hos karsilamiyorsundur herhalde.
---onun hakkinda tek bildigim Emin colasanin tetikciligi artik Aydin dogan a zarar vermeye baslayip kovulmasindan sonra , aciga cikan tetikci yazar kadrosunu doldurmaya calistigi
emin colasan en azindan belge-melge bir seyler arastirirdi.
bu eleman kim mimar kim imam bir google arastirmasi yapamayacak kadar kabiliyetsiz veya art niyetli.
| BURAK_X wrote: | ||
|
malesef dogru
eger kusuru olanlarin uzerine ciddiyetle gidilirse bu tur uzucu olaylarin tekrari onlenmis olur.
Kardeşler halk duyarsız senin binanın altında imalat hane var kardeşim insan bi gider konuşur belediyeye sorar izni var mı diye ama beni rahatsız etmiyor beni ilgilendirmiyor diye diye bugün bu olaylar oluyor biraz duyarlı olalıım at bakışıbakmayalım.
haklısın bu konuda bizim daha duyarlı olmamız lazım
| badboyyad wrote: |
| Kardeşler halk duyarsız senin binanın altında imalat hane var kardeşim insan bi gider konuşur belediyeye sorar izni var mı diye ama beni rahatsız etmiyor beni ilgilendirmiyor diye diye bugün bu olaylar oluyor biraz duyarlı olalıım at bakışıbakmayalım. |
zeytinburnu belediyesi ekibi toplamış bölgede imalathaneleri gezip denetliyolarmış. Bu işler böyle yürüyo memlekette. Oranın denetlenmesi gerektiğini nerden bildin belediye. Önce birileri ölsün ki anca anlaşılıyo.
şaka gibi
