FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


yeni YOK baskanimiz





palavra

Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan

insallah
- universitelerimizi -olmasi gerektigi gibi- birer bilim yuvasi haline getirir.
-en azindan bir kac universitemiz dunyanin en iyi universiteleri siralamasinda dereceye girerler.
-universiteler yolsuzluk,darbe kiskirticiligi ve kilik-kiyafetten ziyade ilimle anilmaya baslar.
darkeagle
palavra wrote:

Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan

insallah
- universitelerimizi -olmasi gerektigi gibi- birer bilim yuvasi haline getirir.
-en azindan bir kac universitemiz dunyanin en iyi universiteleri siralamasinda dereceye girerler.
-universiteler yolsuzluk,darbe kiskirticiligi ve kilik-kiyafetten ziyade ilimle anilmaya baslar.


Boşa umutlanma...
palavra
UMIT fakirin ekmegidir.
mr.emre
Quote:
Bu, 5’inci YÖK Başkanı.

1’inci, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi rektörüydü.

2’nci, 19 Mayıs Üniversitesi.

3’üncü, Karadeniz Teknik.

4’üncü, Galatasaray rektörüydü.

Ya 5’inci?

Rektör değil.

Dekan bile değil.

*

Herhangi bir fakülteyi ya da üniversiteyi yönetmemiş biri, hepsini birden yönetecek.

*

Albayın, tuğ, tüm, kor ve or’u atlayıp, direkt genelkurmay başkanı olmasıdır.

Muhabirin, editör, yazı müdürü olmadan, genel yayın yönetmeye kalkmasıdır.

Vali olmamış kaymakamın, İçişleri Bakanlığı koltuğuna kurulmasıdır.

*

Yönetemez.

Yönetemeyeceğini göreceğiz.


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7860196.asp?yazarid=249&gid=61&sz=78272
undergroundking_tourus
en geri zekalı en başa sistem bu...
palavra
undergroundking_tourus wrote:
en geri zekalı en başa sistem bu...


Evet simdiye kadar bu mantik uygulandigi icin en vasifsizlar universitelere rektor olmuslar

cumhurbaskanida onlardan birini YOK baskani olarak atayip bir vasifsizi terfi ettirmek istemedigi icin ;
gayet hakli olarak disaridan birini atamis

yeni baskan -gormek istemeyenler goremez tabi- yetkinligini her alanda ispatlamis kaliteli ve kabiliyetli biri.Zaten bu yuzden simdiye kadar rektor olamamistir.ODTU de yillarca ders vermis degisik sitelerden ve bloglardan yuzlerce ogrencinin kendisi hakkindaki sitayiskerane beyanlarini gorebilirsiniz.

hatirlarsaniz eski cumhurbaskanimiz genelde universitedeki on secimde en az oyu alanlari rektor olarak atardi.Onlarda kendilerine oy vermeyen ogretim uyeleriyle ugrasmaktan bilimle ugrasmaya vakit bulamazlardi.
mr.emre
bende senin şu geri viteslerine hastayım be bulut

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7870056.asp?gid=180&sz=6764
palavra
mr.emre wrote:
bende senin şu geri viteslerine hastayım be bulut

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7870056.asp?gid=180&sz=6764


hurriyetteki haberi okudum bana hic geri vites havasi vermedi.
en bastada her turlu yasaga karsi oldugunu soylemisti simdi de aynisini soyluyor.
loserk
...
palavra
loserk wrote:
peki şimdi ne diyor? nasıl yök başkanı olduğunu ve kimlerden nasıl tiyolar aldığını açıkça ortaya koyuyor değil mi?

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=314922


muhitimde anlayis kabiliyetimin keskinligiyle un salmis biri olarak yine pek anlayamadim neyi nereden tuyo almis.

basbakan yeni baskani cok konusmamasi icin onceden uyarmis,bunda ne problem var anlayamadim.

yok baskani fikri ifadenin onundeki her turlu yasaga karsi oldugunu soylemisti ve selcuk universitesindeki muhalif hocaya destek cikarak ne kadar samimi oldugunu gostermis.Buda onun hanesine yazilacak arti bir puan.


vazifeye yeni baslayan birini daha icraatlara baslamadan tenkit etmeye baslamak cok makul degil.



http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=625513
Quote:
YÖK'ün yeni başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü olduğunu, ne yalan söyleyeyim, YÖK Başkanı olduktan sonra öğrendim. Ben, sosyolog değilim elbet; o nedenle de daha önce adını duymamış olmam, doğal sayılabilir.
Prof. Dr. Özcan, şüphesiz, ne rahmetli hocamız Prof. Dr. Mübeccel Kıray, ne Prof. Dr. Şerif Mardin ne de Prof. Dr. Nilüfer Narlı gibi yazılı ve görsel medyada ciddi entelektüel konularda görüşlerine sık sık başvurulan bir popüler figür de değil. Bir de, artık sadece magazin basınında sık sık, maalesef ipe sapa gelmez konularda boy gösteren Zekeriya Beyaz Hoca da değil elbet... Öyle anlaşılıyor ki, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, kendisini akademik ve hocalık çalışmalarıyla sınırlamış; onun dışında ne medyanın itibarlısı ne de medyanın oyuncağı olmayı düşünmeden, mütenekkiren yaşamayı tercih etmiş bir akademisyen...

Prof. Özcan'ın parlak bir akademik geçmişi var. Chicago Üniversitesi gibi, ABD'nin en saygın üniversitelerinden birinde doktora vermek, öyle herkese nasip olan bir şey değildir. ODTÜ'deki öğrencileri tarafından hem bilgisi hem de esprisi ile çok sevilen bir hoca olduğunu da öğrendik. Üniversitelerimize egemen olan ve Prof. Dr. Kemal Gürüz'ün YÖK başkanlığı sırasında tahammül edilemez boyutlara ulaşmış olan yasakçı zihniyete karşı, Prof. Dr. Özcan'ın bütün yasakların kalkması gerektiği yolundaki açıklamaları da, gerçekten yürek ferahlatıcı olmuştur. Kendisini tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz.

Değerli rektörlerimizin bir kesiminin Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın YÖK başkanlığına atanmasından kesinlikle hazzetmediklerini de biliyoruz. Ancak muhalefetin, bilim adamlarına yakışan bir düzeyde yapılmasını istemek hakkımızdır. Prof. Dr. Özcan'ın atanma kararı açıklandıktan sonra bir TV kanalında, Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun bir demecini dinledim ve açık söylemek gerekirse, çok üzüldüm. Prof. Hilmioğlu, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın YÖK başkanlığına atanmasını nasıl karşıladığı sorusuna, tastamam şu yanıtı verdi: 'Sayın Cumhurbaşkanı, kendine benzeyen birini bulmuş!'

Bir üniversite rektörüne yakışmayacak bir yanıt. Sormak gerekiyor: Acaba, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK başkanlığına atandığında, bir rektör çıkıp da 'Sayın Cumhurbaşkanı Sezer, kendine benzer birini atamış!' deseydi, Prof. Hilmioğlu, bunu nasıl karşılardı? Prof. Hilmioğlu, istihza ile mi, yoksa öfke ile mi söylendiği pek belli olmayan yanıtıyla, hem sayın Cumhurbaşkanı'nı hem de Prof. Dr. Özcan'ı aşağılamış olduğunu düşünmüyor mu?

YÖK Başkanı, üniversitelerin mali, akademik ve idari açılardan özerk, ama özellikle de akademik açıdan özgür olmaları gerektiğini bildiriyor;- ki bu, bence, son derece önemlidir. Akademik özgürlük;- evet! Zira, bazılarının artık kendi düşüncelerine karşı bile olsa, muhalif fikirlere özgürlük tanımayı öğrenmeleri gerek. Gerçek Aydınlanmacı Akıl, budur;- yoksa o dayatmacı, buyurgan Jakoben Akıl değil! Gerçek Aydınlanmacı Akıl, hem Prof. Dr. Atilla Yayla'yı hem de Doç. Dr. Şahin Filiz'i aynı toleransla (evet, aynı toleransla!) kabullenmekten geçiyor.

YÖK Başkanı'nın türban konusundaki görüşlerinin de fevkalade ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum;- özgürlüğün, siyasal görüş farklılıklarıyla kısıtlanmaması gerektiğini de! Türban yasağı bir anayasa meselesi ise Parlamento bunu çözebilecek konumdadır. Ve sanıyorum, kabak tadı vermiş olan bu meseleyi, önünde sonunda çözecektir de!


geyikkutuphanesi
haber metinlerinin hiçbirini okumadım ama haber kaynaklarına bakarak tartışmanın içeriğini anladım Smile De-ja-vu
palavra
geyikkutuphanesi wrote:
haber metinlerinin hiçbirini okumadım ama haber kaynaklarına bakarak tartışmanın içeriğini anladım Smile De-ja-vu


arif olan leb demeden corumu anliyor zaten.
bir de sizin kaynaklari gorseydik Wink
geyikkutuphanesi
palavra wrote:
geyikkutuphanesi wrote:
haber metinlerinin hiçbirini okumadım ama haber kaynaklarına bakarak tartışmanın içeriğini anladım Smile De-ja-vu


arif olan leb demeden corumu anliyor zaten.
bir de sizin kaynaklari gorseydik Wink


Ben bu tartışma kaynağı kurumun temelinin gereksiz olduğunu düşündüğüm için başına kimi geçirdikleri konusunda tartışmanın da mantık hatasına düşmek olduğunu düşünüyorum.
hakanarslan
dıgerlerıyel arasıdnakı fark nedır

anlamıyorum ıns ıyı dır
hakanarslan
dıgerlerıyel arasıdnakı fark nedır

anlamıyorum ıns ıyı dır
mr.emre
http://www.hurriyet.com.tr/egitim/anasayfa/7979122.asp?gid=180&sz=84245
loserk
...
palavra
-universite egitimi turkiyede zaten parali
harc denilen bir odeme -az da olsa- zaten var.simdi tartisilan bu miktarin ozel universiteler seviyesinde arttirilip arttirilmamasi.
-bana gorede su anda mevcut yapi buna musait degil
eger ozel bir universitedeki gibi ucret odemek zorunda kalsaydim ,universite okuyamazdim herhalde.

---tartismanin eksenini iyi belirlemek lazim
yok baskani parasi olan okusun , olmayan okumasin demiyor.
yeni bir sistem ve her ogrenciye parali egitimini devam ettirebilecegi burs vadediyor.

Quote:
Bu ülkede ne zaman ağzınızı açıp da "paralı yüksek öğretim" diyecek olsanız, hemen "halk düşmanı" olarak damgalanır ve bastırılırsınız.



Yazar E-Posta: gokturkgulay@yahoo.comHaber Tarihi: 9 Ocak 2008 Bu ülkede ne zaman ağzınızı açıp da "paralı yüksek öğretim" diyecek olsanız, hemen "halk düşmanı" olarak damgalanır ve bastırılırsınız: "Vay, sen yoksul çocuklar okumasın mı demek istiyorsun!"

Şimdi yeni YÖK başkanımız paralı yüksek öğrenimden söz edince bu pis demagojinin bir kez daha tedavüle girişine tanık olduk. Evet, bu bir demagojidir. Üniversitede çocuk okutanların büyük çoğunluğunu oluşturan ve aslında yılda birkaç bin lira eğitim parasını bal gibi ödeyebilecek olan bir kesimin; küçük bir azınlık olan gerçek yoksulların arkasına saklanarak kendi bedavacılıklarını sürdürmeleridir. O yoksul kesim avantacıların vitrinidir. Bu vitrin kullanılarak "sosyal adaletten" bahsedilir. Ve bu yolla, Türkiye'nin en büyük sosyal adaletsizliği gerçekleştirilir.

Sınav sonuçlarına şöyle bir bakın: Kim girebiliyor üniversitelere? Yüzde kaçı hangi bölgeden, hangi tip okullardan geliyor? Yüzde kaçı dershaneye gitmiş oluyor? Yoksulluk edebiyatı ardına saklanan gerçek şu ki, biz bu sistemle çocuğunu iyi liselerde okutabilmiş, binlerce lira harcayıp üniversiteye hazırlamış olan imtiyazlı bir azınlık için parasız öğretim yapıyoruz. 60 milyon insanın ödediği vergilerle bir avuç hali vakti yerinde, en azından orta halli ailenin çocuğuna bedava yüksek öğrenim veriyoruz.

Çocuğunu üniversiteye sokmak ne kelime, orta okulu bile okutamayan milyonlarca vergi mükellefinin ödedikleriyle bu çocukları okutuyoruz. İşte asıl sosyal adaletsizlik budur. Bunun Türkçesi, fakirden alıp zengine vermektir. Küçük bir şanslı azınlığın faydalandığı bir hizmeti bütün topluma ödetmektir asıl adaletsizlik... Peki gerçek yoksullar yok mu; onların çocukları ne yapacak, derseniz, bunu da yeniden keşfetmemize ihtiyaç yok. Dünya ihtiyaç sahiplerini kredilendirmenin, onlara burs sağlamanın çeşitli modellerini geliştirmiş. Alır bu modellerden kendi bünyenize en iyi uyanı, uygularsınız. Eğitimin vatandaş açısından temel bir hak, devlet açısından da temel görev olduğu, paralı yüksek öğretimin bu hakkı kısıtladığı ve eğitimde eşitlik ilkesine aykırı olduğu yolundaki görüşe gelince...

Sanırım burada biraz durmamız ve epey yozlaştırdığımız şu "hak" kavramına daha yakından bakmamız lazım: Herhangi bir sosyal ya da ekonomik talep, adına "hak" dendi diye diye hak olmaz. Anayasamızda belirtilen eğitim hakkı, her vatandaşın hiçbir kısıtlama olmaksızın, istediği kurumda ve istediği düzeye kadar özgürce eğitim yapabilme hakkına sahip olmasıdır. Diyelim ki "kız öğrenciler şu şu okullara giremez" "filanca etnik grup şu dallarda eğitim yapamaz" şeklinde bir sınırlama eğitim hakkının ihlalidir. Devletin görevi de, vatandaşın bu hakkını garanti etmek, yani eğitim hakkını özgürce kullanmasının önündeki engelleri kaldırmaktır. Ama işte bu kadar...

Devletin, bütün vatandaşlarını istedikleri son sınıra kadar bedava okutmak diye bir görevi olamaz. Tıpkı, vatandaşların konut edinme hakkının, devlete, bütün vatandaşlarına birer konut sağlama görevi yüklemeyeceği gibi... Tıpkı, çalışma hakkının, devlete, bütün vatandaşlarına iş bulma yükümlülüğü getirmeyeceği gibi... Bedava yüksek öğretimi devletten bir "hak" olarak değil, ama bir "hizmet" olarak bekleyebilirsiniz. Yani, devletin ödenen vergiler karşılığında ve imkanlar ölçüsünde size bedava üniversite eğitimi sağlamasını talep edebilirsiniz. Ama artık bu, bir "bütçe öncelikleri" tartışmasıdır. Oysa hak dediniz mi, akan sular durur. Çünkü haklar ne bütçe imkanları dinler, ne öncelikler sıralaması...

Hiçbir şekilde kısıtlanamaz, şarta bağlanamaz. Ve zaten kimseden de istenemez. Çünkü "hak" zaten bizde olandır. Bizim sahip olduğumuz ve başka birine veremediğimiz, devredemediğimiz bir şeydir. Haktan farklı olarak, hizmetin ne ölçüde verilebileceği ise, özünde bütçe tartışmasıdır; ülkenin imkanlarına, toplumun önceliklerine ve Meclis'in politik tercihlerine göre tartışmayla belirlenir. Eğer bugün üniversitelerin finansmanı konusunda tartıştığımız bu olsaydı, yani paralı üniversiteye karşı çıkanlar argümanlarını "temel hak" noktasına dayandırmayıp, bütçeden eğitime ayrılan payın arttırılması talebi şeklinde ifade etselerdi, ben yine parasız üniversiteye karşı olurdum.

Eğitim Bakanlığı'nın bütçenin arttırılmasını savunurdum elbette, ama o zaman bile, eğitim bütçesinde ortaya çıkan ek kaynağın üniversitelere değil, zorunlu olduğuna göre, mutlaka parasız olması gereken temel eğitime harcanmasından yana olurdum. Nüfusun küçük bir yüzdesinin yararlandığı yüksek öğretimin ise mümkün olduğu kadar bu hizmetten yararlananlar tarafından finanse edilmesini savunurdum.

http://www.bugun.com.tr/yazar.asp?yaziID=10781
loserk
...
mr.emre
öğrenim kredisini ödeyemeyen anadolu evladı nasıl ödeyecek paralı üniversitenin kredisini.
cavbela
ilk önce eğitimi paralı yapmaya çalışan zihniyetin anayasaya bakmalarını tavsiye ederim. ana yasa derki eğitim ücretsizdir. ama biz ne yapıyoruz paraya ihtiyacı olan öğrencilere kredi verip daha hayata başlamadan 10 milyar borçlandırıyoruz. 100lerce milyon harç parası alıyoruz oda yetmezmiş gibi kayıt ve kayıt yenileme paraları alıyoruz. bunun üstüne gidiyoruz bide bütün eğitim ücretli olsun diyoruz. heralde bazılarına zar zor üniversite okuyon orta sınıf(da!) fazla geliyor.
Liceneus
hakanarslan wrote:
dıgerlerıyel arasıdnakı fark nedır

anlamıyorum ıns ıyı dır



Sorun burada işte Laughing hiçbir fark yok, aynı şeyin laciverti, kılıfı farklı, şekli şemali farklı.
geyikkutuphanesi
ya bi de orda bişe daha dedi. Herkes üniversite okumasın. Ara elemana ihtiyaç var ara eleman olsunlar die. Bi kere bu yaklaşımla olayı çözmek zorr. Ara eleman da ne demek. Sizin tanıdığınız bi çocuk var mı büyüyünce ne olcan die sorana "Ara eleman olcam amca" die cevap vercek. Bu arada şu anda yurttayım anons yapıyo anonsçu amca " ocak-şubat- mart aylarına ait yurt ücretlerini 31 aralığa kadar yatırmak izne gidecek öğrencilerin menfaatleri gereğidir" dedi Very Happy (Türkçeye çok hakim kendisi Smile )şu 225 ytl yurt ücretini nası yatıracağımı kara kara düşünmeye başladım. Bana mezun olur olmaz aylık 10000 ytl gelir vaad etsinler o zaman ayda 1000 ytlsini bi zamanlar bu kadar geliri kazanmamı sağlayan üniversite eğitimim için vereyim. Piyasada asgari ücretle çalışan mühendisler varken nası tutturacaklar bu sistemi?
Garga
Üniversiteli arkadaşların rahata kavuşturması için duacıyız..
insolent1
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=314922

Quote:

''Aman Hocam ipimizi çekerler''


burası yorumsuz.


Yök başkanı ne diyor, "Üniversitelerdeki tüm yasaklar kalkmalı".

Üniversitede adam öldürmek serbest mi olacak yani. Bu adam ne dediğini bilmiyor.
Aklıma bu adam hakkında maşadan başka bir şey gelmiyor.
palavra
insolent1 wrote:
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=314922

Quote:

''Aman Hocam ipimizi çekerler''


burası yorumsuz.


Yök başkanı ne diyor, "Üniversitelerdeki tüm yasaklar kalkmalı".

Üniversitede adam öldürmek serbest mi olacak yani. Bu adam ne dediğini bilmiyor.
Aklıma bu adam hakkında maşadan başka bir şey gelmiyor.


Universitelerin veya YOK un ic tuzuklerinde

"---adam oldurmek yasaktir" diye bir ibare yoktur herhalde.Oyle bir yasak olmadigi icin kalkmasi da dusunulemez Wink
cavbela
üniversitelerde öyle saçma yasaklar varki, bunların hepsi kalkmalı. ama bu yasakların temel sebebi YÖK, 12 eylül darbesinden sonra kurulan yök şimdi başımıza özgürlük abidesi olarak kesilemez.
sefilim
kimler geldi kimler geçti o oturduğu koltukdan,umarım layıkıyla görevini ifa eder Cool başarılar dilerim
insolent1
palavra wrote:
insolent1 wrote:
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=314922

Quote:

''Aman Hocam ipimizi çekerler''


burası yorumsuz.


Yök başkanı ne diyor, "Üniversitelerdeki tüm yasaklar kalkmalı".

Üniversitede adam öldürmek serbest mi olacak yani. Bu adam ne dediğini bilmiyor.
Aklıma bu adam hakkında maşadan başka bir şey gelmiyor.


Universitelerin veya YOK un ic tuzuklerinde

"---adam oldurmek yasaktir" diye bir ibare yoktur herhalde.Oyle bir yasak olmadigi icin kalkmasi da dusunulemez Wink


Bunun önlemi anayasa ile alınmıştır. Aynı şekilde kılık kıyafetin de.
Adam öldürmekten bu nedenle bahsetmiyorsa YÖKün iç tüzüğünde yok diye, yine aynı nedenle kılık kıyafete yorum yapmaması gerekmiyor mu?


Hükümet anayasayı değiştirerek en iyisini yapacak heralde kendi çapında.
Bari kendilerini laiklik yanlısı göstermesinler boşuna.
Related topics
Frihost nedir ? Size neler sunar ?
İstanbul Forumu
Süper firefox eklentileri
Üyelerin Siteleri
2. SERVER yine gitti :'(
Yahoo Yeni mail sistemi
1999 depremi
Radio
Üyeler Sizi Tanıyalım
Yeni bir domaini kısa zamanda indexletmenin yolları
Yeni üyeler öncelikle buraya!!!
ICANN’den İki Yeni Alan Adına Onay
İşte Yeni Mavi Ekranımız
Windows 8 Arayüzünde Yeni Değişiklikler Olaca
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.