FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


Bu Cumhuriyet Bunu Hak Etmedi !





loserk


gördükçe içim parçalanıyor... Crying or Very sad
tufansaba
bilinçsiz halk bilinçsizce davranırsa böyle bilinçsizler geçer başa
insolent1
Nolacak böyle, nereye gideceğiz, ne yapılmaya çalışıyor. off
cavbela
bir insan dinine bağlı olabilir. hatta eşide bağlı olabilir. hatta eşi dininin gereği olduğuna İNANDIĞI baş örtüsünüde takabilir. kimsenin buna birşey demeye bana göre hakkı yoktur. din ve vicdan özgürlüğü bunu güvenceye alır diye düşünüyorum.

RTEnin yapmaya çalıştıklarını yaptıklarını bende beğenmiyor kabul etmiyorum ancak bunun tartışmasını çankayaya baş örtüsü girdi başörtüsü geldi laiklik gitti gibi söylemlerle darlaştırmak kısır döngüye sokmak görülmesi gereken bazı gerçeklerin üstünü kapattığını düşünüyorum.

ayrıca kimsenin bana baş örtüsü takacaksın diyemeyeceği gibi takmayacaksın deme hakkıda yoktur.
loserk
cavbela wrote:

ayrıca kimsenin bana baş örtüsü takacaksın diyemeyeceği gibi takmayacaksın deme hakkıda yoktur.


inanca kimsenin karıştığı yok zaten.. ayrıca bir noktada anlaşalım,burada bahsedilen başörtüsü değil TÜRBAN... ki bu da dini bir semboldür ve devletin hiç bir makamında yer alamaz çünkü "Laiklik" ilkesi bunu gerektirir...
palavra
loserk wrote:
cavbela wrote:

ayrıca kimsenin bana baş örtüsü takacaksın diyemeyeceği gibi takmayacaksın deme hakkıda yoktur.


inanca kimsenin karıştığı yok zaten.. ayrıca bir noktada anlaşalım,burada bahsedilen başörtüsü değil TÜRBAN... ki bu da dini bir semboldür ve devletin hiç bir makamında yer alamaz çünkü "Laiklik" ilkesi bunu gerektirir...


bu mevzuyu daha once de konusmustuk ama ben yine tekrar edeyim.
annem ve onun gibi onlarca kadin koyumuzde yasarken sizin basortusu dediginiz ortuyu kullaniyorlardi,Istanbula tasindiktan sonra da cevrelerinden gorerek -hic bir siyasi,irticai,cemaat,mahalle baskisi olmadan- sizin turban dediginiz ortuyu kullanmaya basladilar.
bu benim kendi gozlerimle gordugum :siz inansaniz da inanmasanizda dogru oldugunu bildigim bir gercek.Simdi tamamen kendi tercihleri olan bir ortunme sekli icin nasil yok onu degil de bunu kullanin denilebilir.Kim bu hakki hangi sekilde kendinde bulur.

-iranda ki mecburi ortunme ne kadar yanlissa, bizim burada turban degil basortusu diye bastirma seklimizde yanlistir.

-hadi diyelim ki turban siyasi bir simgedir.insanlarin mensub olduklari partilerin simgelerini tasimalarina haklari yokmudur.bir cok insan biyigiyla-sakaliyla bunu bir sekilde zaten ortaya koymamaktamidir.Yarin herhangi bir siyasi parti butun mensuplarina saclarini bordo renge boyamalarini soylese ,siz ayni mantikla butun insanlara saclarini bordoya boyamalarini yasaklayacakmisiniz?

-bir insan kendi lisaniyla ben bunu dini inaclarim geregi kullaniyorum dedigi zaman,sanki kalbini yarip bakmis gibi yok sen onu siyasi simge olarak kullaniyorsun demek hangi vicdana ve hukuka sigar.

-birakalim herkes istedigi gibi giyinsin,yapilacak daha ciddi islerimiz var.

-ve herkese hakettigi saygiyi gosterelim,o insanlar sevsek te sevmesek te demokrasinin geregi olan cogunluk oyunu alarak oraya geldiler.
kendi sahislarinin yaninda devletimize ait bir makami temsil ediyorlar.
xfire
ataturklu zamanlar daha guzelmis

eski resimde normal insanlar ama yenide dinci gibi Sad

turkiye duzellir insallah
cavbela
başörtüsü türban arasında pek fark göremiyorum.
laiklik 3 ilkeye dayanır
din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması
eşitlik
din ve vicdan özgürlüğü

bir kişi eğerki bir insanın eşinin baş örtüsü taktığı için cumhurbaşkanı olamsına karşı çıkıyorsa 3 ilkeyi din ve vicdan özgürlüğünü ezmiş oluyor ve laikliği ortadan kaldırmış oluyor.

bence türban veya baş örtüsü dini sembol değildir. insan inanabilir ve takabilir.
insolent1
Arkadaşlar, insanlar dinini seçmekte ve dinin gereklerini yerine getirmekte özgürdür. Ama bu din ve gerekleri kullanımına göre problem çıkartıyorsa, aksaklıklara yol açıyorsa bu engellenmelidir.

Şimdi bunu engellemek dine karşı çıkmak demek değildir. Dinsizlik demek değildir. Özgürlüğe karşı çıkmak da değildir.

Örnek verecek olursam devlet dairesinde çalışma saatleri içinde kişi kafasına göre namaz kılmamalıdır. Bir bayan ister türban olsun ister başörtüsü, yani ne olursa olsun takmamalıdır. Elbette bunların bir sebebi vardır. Kimse dinsizlik gelsin, biz ateistiz, .... diye bunları söylemiyor. Bunların bir mantığı var.

Eğer herkes dini gereği yapması gerekeni kafasına göre yapacaksa özgürlük adı altında, birileri de "ben de derse çıplak girmek istiyorum benim dinim ...dur ve bunu emrediyo" der.

Bu nedenle din ve vicdan özgürlüğünü ezmiş olduğunu düşünmüyorum.
Cumhurbaşkanının eşi de bu ülkeyi temsil edenler arasında yerini alıyor normal olarak. Çeşitli etkinliklerde devlette "first lady" makamıyla bulunuyor. Bu nedenle evindeyken, sokaktayken başörtüsü ya da türban sorun olmuyor bu etkinliklerde sorun oluyor (bu da doğal olarak).

Eğer devletin makamlarında başörtüsü yasağını anlamıyorsanız belirtin, cevap yazarım.

***

Siyasal simge meselesinde türban bir siyasal simge olmuştur. Belki kadınlarımız hiçbir baskı olmadan köylerinde başörtüsü takarken yine baskı olmadan kendi tercihleri ile türban takıyorlar. Ama bunun türban olmasını acaba kim belirledi. Problem oradan başlıyor. Bu siyasal bir fikre götürüyor.

Neden osmanlı zamanında şehirli hanımlar peçe takıyordu, neden şimdi takmıyorlar. Biz ne kadar kimsenin zoruyla yapmıyoruz isteğimizle yapıyoruz desek de birilerinin etkisinde kalıp yapıyoruz sevsek de sevmesek de.

***

İnsanların partilere ait simgeleri takma hakları vardır ama bu da devlet kurumları dışındadır. Bir öğretmen derse girerken simgelerini dışarıda bırakmalıdır.

Bir parti vekiline ya da oy verenine saçlarınızı bordaya boyayın derse o kişiler meclise de giremez, okullarda ders vermeye de, dinlemeye de gidemez. Bordoya boyamayı değil bordo boyayla girmeyi yasaklayacaktır laik sistem.
loserk
insolent1 wrote:
Arkadaşlar, insanlar dinini seçmekte ve dinin gereklerini yerine getirmekte özgürdür. Ama bu din ve gerekleri kullanımına göre problem çıkartıyorsa, aksaklıklara yol açıyorsa bu engellenmelidir.

Şimdi bunu engellemek dine karşı çıkmak demek değildir. Dinsizlik demek değildir. Özgürlüğe karşı çıkmak da değildir.

Örnek verecek olursam devlet dairesinde çalışma saatleri içinde kişi kafasına göre namaz kılmamalıdır. Bir bayan ister türban olsun ister başörtüsü, yani ne olursa olsun takmamalıdır. Elbette bunların bir sebebi vardır. Kimse dinsizlik gelsin, biz ateistiz, .... diye bunları söylemiyor. Bunların bir mantığı var.

Eğer herkes dini gereği yapması gerekeni kafasına göre yapacaksa özgürlük adı altında, birileri de "ben de derse çıplak girmek istiyorum benim dinim ...dur ve bunu emrediyo" der.

Bu nedenle din ve vicdan özgürlüğünü ezmiş olduğunu düşünmüyorum.
Cumhurbaşkanının eşi de bu ülkeyi temsil edenler arasında yerini alıyor normal olarak. Çeşitli etkinliklerde devlette "first lady" makamıyla bulunuyor. Bu nedenle evindeyken, sokaktayken başörtüsü ya da türban sorun olmuyor bu etkinliklerde sorun oluyor (bu da doğal olarak).

Eğer devletin makamlarında başörtüsü yasağını anlamıyorsanız belirtin, cevap yazarım.

***

Siyasal simge meselesinde türban bir siyasal simge olmuştur. Belki kadınlarımız hiçbir baskı olmadan köylerinde başörtüsü takarken yine baskı olmadan kendi tercihleri ile türban takıyorlar. Ama bunun türban olmasını acaba kim belirledi. Problem oradan başlıyor. Bu siyasal bir fikre götürüyor.

Neden osmanlı zamanında şehirli hanımlar peçe takıyordu, neden şimdi takmıyorlar. Biz ne kadar kimsenin zoruyla yapmıyoruz isteğimizle yapıyoruz desek de birilerinin etkisinde kalıp yapıyoruz sevsek de sevmesek de.

***

İnsanların partilere ait simgeleri takma hakları vardır ama bu da devlet kurumları dışındadır. Bir öğretmen derse girerken simgelerini dışarıda bırakmalıdır.

Bir parti vekiline ya da oy verenine saçlarınızı bordaya boyayın derse o kişiler meclise de giremez, okullarda ders vermeye de, dinlemeye de gidemez. Bordoya boyamayı değil bordo boyayla girmeyi yasaklayacaktır laik sistem.


İŞTE O KADAR... Applause Applause
palavra
insolent1 wrote:


İnsanların partilere ait simgeleri takma hakları vardır ama bu da devlet kurumları dışındadır. Bir öğretmen derse girerken simgelerini dışarıda bırakmalıdır.

Bir parti vekiline ya da oy verenine saçlarınızı bordaya boyayın derse o kişiler meclise de giremez, okullarda ders vermeye de, dinlemeye de gidemez. Bordoya boyamayı değil bordo boyayla girmeyi yasaklayacaktır laik sistem.


-simdi diyelim ki bir parti butun mensuplarina bordo sac mecburiyeti getirdi veya tesvik ediyor.
saci bordo olan bir parti mensubu universiteye problemsiz girebilirmi-giremezmi?

- saci bordo olan,parti uyesi olmayan normal bir vatandas universiteye veya baska bir kamu kurumuna girebilirmi/ giremezmi?

-turkiyede yasadigimiz icin herkese malum olan bazi parti sembolleri vardir
biyik gibi
sagci veya solcu tabir edilen biyik sekliyle bir vatandas kamu hizmetlerinden faydalanabilirmi faydalanamazmi/kamu hizmeti verebilirmi?

-saclari dokulen bir bayan(kel) o cirkin goruntuyu onlemek icin bir peruk vaya basortusu takmak istese bu haliyle kamu hizmeti alabilir ve verebilirmi?

-meclis gibi kurumlarin ic tuzukleri var.
erkek vekiller kravat takmak zorunda
bayanlar uygun bir elbise giymek zorunda
meclis baskanlari ve baskan vekilleri frak denilen gulunc kiyafeti giymek zorunda
fakat simdi iki tane bayan baskan vekilimiz oldugu icin sirf onlar icin ilgili tuzuk maddesi degistirildi ve frak yerine baska bir elbise giymelerine izin verildi
-meclis tuzugunde bayanlar basini ortemez diye bir madde yok

ve netice itibariyle bunlarin hepsi kanunlar ve duzenlemeler

eger bu kisiler hanimlarinin-kizlarinin ortulu olduklari bilindikleri halde mutlak bir cogunlukla iktidara gelmisse demekki halkimiz bunun boyle olmasini istiyor demektir.


ve en onemlisi herkesin kendine gore bir laiklik tanimi var:
amerika laik bir ulke ama baskanlar gorevlerine incil uzerine yemin ederek basliyor
yarin yahudi bir baskan secseler tevrat uzerine yemin edecek.

ingilterede kral/kralice ulkedeki butun dini kuruluslarin hamisi rolunu ustleniyor.

putin (eski komunist) bir hristiyan torenine katiliyor ve rahibin elini opuyor

alman basbakani merkel bir papazin kizi

-basini ortmek isteyen birini engellemek laiklik degildir
-basini acmak isteyen birini engellemek de laiklik degildir

-laiklik baskasina zarar vermeden kendi dini inanclarini istedigi gibi yasamaktir.


dini sembollerin siddetle yasaklandigi tek ulke fransa.
insolent1
Sistemin yapması gereken, eğer bordo saç gerçek anlamda siyasi bir anlam kazanmışsa o saçtaki kişileri üniversiteye almamak olmalıdır. Uygun olan budur. Herkesin birbiriyle anlaşabilmesi için bazı kurallar gereklidir her ne kadar her şey istediğimiz gibi olmasa da.

Sağcı ya da solcu bıyığı tam olarak kendi kesimine yerleşmemiştir. Ama tehlikeli boyut kazanırsa o da engellenmelidir. Eğer gerçek laik sistem uygulanıyorsa bu da engellenir.

O şekilde bıyık bırakanlara ya da bordo saçlılara nolacaktır? Ya da kel bir bayanın saçını örtmek istemesine ne olacaktır? Bunlar da kurallara uyacaktır.
Her yerin bir giyinme tarzı vardır çünkü.
Birilerinin de bilmem neremde yara var, rahatsız oluyorum bu nedenle çıplak gezmek istemiyorum dememesi için ortak bir kural olmalıdır.
Bıyıklılar da, çirkin olanlar da, ahlaksız davranmak isteyenler de uymalıdır.
Askeriyenin içinde başörtülü bir bayan asker hoş olur mu? Ya da toplu denize girilen bir ortamda siyah çarşaflı birinin olması doğru mudur?
Her yerin bir giyim tarzı vardır.

***

Amerika ve diğer ülkelerde incile el basmak gerekiyorsa bu onların yanlışıdır. Laik sistemi tam olarak uygulamıyorlar o zaman.

Bir insanın kendi dini üzerine yemin etmesine gerek var mıdır? Sadece o ülkenin vatandaşı olduğu için yemin etmesi yetersiz midir? Eğer insan ülkenin vatandaşı olarak yemininin arkasında durmuyorsa din üzerine yemin etmesi o ülkeyi gerçekten tatmin edecek midir? Neyseki bizde böyle şeyler yok. Bu nedenle bu konuda o ülkelerden ileri olduğumuzu düşünüyorum.
Papanın ağzına bakmak da komünist olsun ne olursa olsun bir devlet başkanının bir rahibin elini öpmesi ne kadar hoştur o da ayrı konu.

***

Son olarak şunları söylemek istiyorum bir ülkede halk çok önemlidir ancak halkın her dediği doğru mudur? Her dediğini yapmak gerekir mi? Bir parti halk bizi birinci parti yaptı diye her istediğini yapabilir mi?

Halkın çoğunluğu ülke bölünsün ya da rejim değişsin şeriat gelsin, komünizm gelsin dese de bu olmaz.

Parti de, biz gücümüzü halkın çoğunun verdiği oylardan alıyoruz diyerek çoğunluk diktatörlüğü yapamaz.
badboyyad
Sevgili arkadaşlar bilidiğimiz üzere Türkiye'de laiklik adlı bi sorun var ama laiklik nedir onubilen yok.Tek birşey aklımdan çıkmıyor bu laiklik elden gidiyor bunlar laikliğe aykırı diyen arkadaşlarım laikliği kendilerimi yazmış yoksa Fransa Hükümeti mi yazmış?Bu soru benin aklımı gerçekten karıştırıyor.Şimdi bunlar laikliğe aykırı diyoruz ama nedense Fransa böyle bişey demiyor ve türbanada başörtüsünede izin veriyor.Ya kardeşlerim niçin çıkıpta biz İslam dinini istemiyoruz biz Mülümanları istemiyoruz demiyorsunuz da türbanı istemiyoruz yok şunu istemiyoruz diyorsunuz?Şimdi başı açık olan insan ama başını kapatan insan diil niçin başı kapalı neyin temsilcisi müslümanlığın bence artık bunlar yeter çıkın ve içinizden geleni diyin İslamı istemiyoruz Müslümanları istemiyoruz.Böyle milleti ikiye bölerek bişeye varamazsınız.Bu milletin 1998 e kadar ne başörtüsüyle nede türbanla ilgili bi sorunu yoktu.Ama devrin başında gelen hükümetinin yaptığı 1998 anayasa değişikliğiyle milletin aklında olmayan işey oldu başörtüsü ve türban sorunu şimdi türban sorunu oldu.Peki niçin bu yasa çıktı tek bişey var bu milleti ikiye bölmek müslümanları yok etmek ama bişeyi unuttular yok etmek istedikleri basit bir şey diildi bu din yok olmadı omıcakta eğer onu yok etmek isterseniz dahada güçlenir ve Dünya'ya daha hızlı yayılır.Örneği açık yurt dışındaki Türk okulları.....
loserk
badboyyad wrote:
Sevgili arkadaşlar bilidiğimiz üzere Türkiye'de laiklik adlı bi sorun var ama laiklik nedir onubilen yok.Tek birşey aklımdan çıkmıyor bu laiklik elden gidiyor bunlar laikliğe aykırı diyen arkadaşlarım laikliği kendilerimi yazmış yoksa Fransa Hükümeti mi yazmış?Bu soru benin aklımı gerçekten karıştırıyor.Şimdi bunlar laikliğe aykırı diyoruz ama nedense Fransa böyle bişey demiyor ve türbanada başörtüsünede izin veriyor.Ya kardeşlerim niçin çıkıpta biz İslam dinini istemiyoruz biz Mülümanları istemiyoruz demiyorsunuz da türbanı istemiyoruz yok şunu istemiyoruz diyorsunuz?Şimdi başı açık olan insan ama başını kapatan insan diil niçin başı kapalı neyin temsilcisi müslümanlığın bence artık bunlar yeter çıkın ve içinizden geleni diyin İslamı istemiyoruz Müslümanları istemiyoruz.Böyle milleti ikiye bölerek bişeye varamazsınız.Bu milletin 1998 e kadar ne başörtüsüyle nede türbanla ilgili bi sorunu yoktu.Ama devrin başında gelen hükümetinin yaptığı 1998 anayasa değişikliğiyle milletin aklında olmayan işey oldu başörtüsü ve türban sorunu şimdi türban sorunu oldu.Peki niçin bu yasa çıktı tek bişey var bu milleti ikiye bölmek müslümanları yok etmek ama bişeyi unuttular yok etmek istedikleri basit bir şey diildi bu din yok olmadı omıcakta eğer onu yok etmek isterseniz dahada güçlenir ve Dünya'ya daha hızlı yayılır.Örneği açık yurt dışındaki Türk okulları.....


Başörtüsü (türbandan farklı olarak) benim bildiğim kadarıyla, Anadolu kadınının sadece "kendisi için" taktığı bir örtü olduğundan hiçbir zaman sorun olmadı.

Türban (başörtüsünden farklı olarak) benim gördüğüm kadarıyla, kadınların bunu "siyasi bir simge" olarak takmasıyla sorun olmaya hak kazandı.

Fakat gerçekte sorun olan türban değil, türbanın simge edildiği "dinci siyasetin" Atatürk Türkiye'sinin başına ne çoraplar öreceğidir. Ki zaten artık alenen görüyoruz gerilediğimizi. Ve bu dinci siyaset ise '98 den çok öncesine dayanır.
badboyyad
işte bizi böyle böldüler dinciler, tarikatçılar, gericiler vs. niye bu çekişme ne için hepimiz huzurlu huzurlu yaşasak kimse kimseye bulaşmasa onun türbanından banane takmış takmamış kime nebırak istediğini giysin ama bazı şeyleride kımak gerekir tabi bizde istemeyiz etrafta herkezin çarşaf giymesini peçe takmasını bunlarda hürce ama türbana niçin karışılıyor ki anlamadım bu laiklik dışı bişey diildir.Kimse kimseye bulaşmasa ne güzel olur herkez huzurlu olsa birbirimize sahip çıksak kardeşçe olsak.
hekimusta
loserk wrote:
cavbela wrote:

ayrıca kimsenin bana baş örtüsü takacaksın diyemeyeceği gibi takmayacaksın deme hakkıda yoktur.


inanca kimsenin karıştığı yok zaten.. ayrıca bir noktada anlaşalım,burada bahsedilen başörtüsü değil TÜRBAN... ki bu da dini bir semboldür ve devletin hiç bir makamında yer alamaz çünkü "Laiklik" ilkesi bunu gerektirir...

başörtüsü ve türban arasında dini açıdan bir fark yoktur. türban dinii bir simgedir de yani dini açıdan takılır da başörtüsü modasal bir simgemidir ve moda icin mi takılır? yoksa sizin dedikleriniz türban ve başörtüsü farklı şeyler olsa "türban başörtüsü değil de başka birşey örtüsü olurdu. örneğin kol örtüsü ayakörtüsü veya karın örtüsü, ancak türban bayanların başlarını örtmeye yarayan bir BAŞÖRTÜSÜ'dür" siz ne kadar başka anlamlar yükleseniz de bu değişmeyecektir. ayrıca sen laiklikle dinsizliği karıstırıyorsun. laikliğin ne oldugunu önce bi anla sonra buraya yaz
loserk
hekimusta wrote:

başörtüsü ve türban arasında dini açıdan bir fark yoktur.


cümleye böyle girdin ya, daha da bişey demiyorum sana... aynı tas aynı hamam, demek ki algı sahibi olamama böyle bişey
insolent1
badboyyad wrote:
işte bizi böyle böldüler dinciler, tarikatçılar, gericiler vs. niye bu çekişme ne için hepimiz huzurlu huzurlu yaşasak kimse kimseye bulaşmasa onun türbanından banane takmış takmamış kime nebırak istediğini giysin ama bazı şeyleride kımak gerekir tabi bizde istemeyiz etrafta herkezin çarşaf giymesini peçe takmasını bunlarda hürce ama türbana niçin karışılıyor ki anlamadım bu laiklik dışı bişey diildir.Kimse kimseye bulaşmasa ne güzel olur herkez huzurlu olsa birbirimize sahip çıksak kardeşçe olsak.
,

http://www.frihost.com/forums/vt-87346-2.html#738314
hekimusta
loserk wrote:
hekimusta wrote:

başörtüsü ve türban arasında dini açıdan bir fark yoktur.


cümleye böyle girdin ya, daha da bişey demiyorum sana... aynı tas aynı hamam, demek ki algı sahibi olamama böyle bişey

islamın şartını say desem sayamazsın daha sonra türban başörtüsü konusunda konusursun. algı sahibi değil bilgi sahibi olmama işte böyle. tenekenin ses çıkarması gibi konusuyorsunuz.
selim06
loserk wrote:


cümleye böyle girdin ya, daha da bişey demiyorum sana... aynı tas aynı hamam, demek ki algı sahibi olamama böyle bişey

hekimusta wrote:

islamın şartını say desem sayamazsın daha sonra türban başörtüsü konusunda konusursun. algı sahibi değil bilgi sahibi olmama işte böyle. tenekenin ses çıkarması gibi konusuyorsunuz.

arkadaşlar lütfen birbirimize karşı daha saygılı olalım, tartışmanın büyüyerek daha fazla atışmaya yol açmaması için bu başlığın kilitlenmesi uygun görülmüştür
-CLOSE-
Related topics
This topic is locked: you cannot edit posts or make replies.    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.