FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


Kyoto Anlaşması





maniac_ea
Biraz uzun ama okunması gereken bir şey diye düşünüyorum...

Quote:
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) içinde imzalanmıştır. Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salınımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa salınım ticareti yoluyla haklarını arttırmaya söz vermişlerdir.

Kyoto Protokolü şu anda tüm dünyadaki 160 ülkeyi ve sera gazı salınımlarının %55'inden fazlasını kapsamaktadır.

Kyoto Protokolü şu prensipleri temel alır:
* Kyoto Protokolü devletler tarafından desteklenir ve BM şemsiyesi altında küresel kurallar ile belirlenir
* Devletler iki genel sınıfa ayrılmıştır: gelişmiş ülkeler, bu ülkeler Ek 1 ülkeleri olarak anılacaktır; ve gelişmekte olan ülkeler, bu ülkeler Ek 1'de yer almayan ülkeler olarak anılacaklardır. Ek 1 ülkeleri sera gazı salınımlarını azaltmayı kabul etmişlerdir. Ek 1'de yer almayan ülkelerin ise sera gazı sorumlulukları yoktur ve her yıl sera gazı envanteri raporu vermelidirler.
* Kyoto Protokolündeki hedeflerine uymayan herhangi bir Ek 1 ülkesi bir sonraki dönem azaltma hedeflerinin %30 daha azaltılması ile cezalandırılacaktır.
* 2008 ile 2012 arasında, Ek 1 ülkeleri sera gazı salınımlarını 1990 yılı seviyesinden ortalama %5 aşağıya çekmek zorundadırlar (birçok AB üyesi ülke için bu 2008 için beklenilen sera gazı salınımlarının %15 aşağısına denk gelmektedir). Ortalama salınım azalmasının %5 olarak belirlenmesine rağmen AB üyesi ülkelerin salınım hedefleri %8 azaltma ile İzlanda tarafından hedeflenen %10 artırıma kadar değişmektedir. Bu azaltma hedefleri 2013 yılına kadar belirlnmiştir.
* Kyoto Protokolü, Ek 1 ülkelerinin sera gazı salınımı hedeflerine ulaşmak için başka ülkelerden salınım azalması satın alabilmeleri esnekliğine imkan tanımıştır. Bu, çeşitli borsalardan (AB Salınım Ticaret Borsası gibi) veya Ek 1'de yer almayan ülkelerin salınımlarını azaltan Temiz Gelişim Tekniği (TGT) projeleri ile veya diğer Ek 1 ülkelerinden satın alınabilinir.
* Sadece TGT Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış Onaylı Salınım Azaltımları (OSA) alınıp satılabilir. BM çatısı altında, Kyoto Protokolü Bonn merkezli Temiz Gelişme Tekniği Yönetim Kurulu'nu Ek 1'de yer almayan ülkelerde gerçekleştirilen TGT projelerini değerlendirip onaylaması için kurmuştur. Bu projeler onaylandıktan sonra OSA verilir.

Pratikte bu kurallar Ek 1'de yer almayan ülkelerin sera gazı sınırlamalarına tabi olmadıklarını ama sera gazını azaltan bir projenin bu ülkelerde uygulanması durumunda elde edilen Karbon Kredisinin Ek 1 ülkelerine satılabilineceğini anlatır.

Bu mekanizma şu iki ana nedenden dolayı koyulmuştur:

* Kyoto Protokolüne uymak bazı Ek 1 ülkeleri için oldukça sınırlayıcıdır (özellikle Japonya ve Hollanda gibi zaten az salınım yapan ve çevre standartlarına saygılı ülkeler için). Protokol böylece bu ülkelerin kendi sera gazı salınımlarını azaltmak yerine Karbon Kredisi almalarını sağlar; ve
* bu şekilde Ek 1'de yer almayan ülkeler sera gazı salınımlarını azaltmak için teşvik edilmiş olurlar çünkü Karbon Kredisi satarak bu projeler için kaynak edinmiş olurlar.

Tüm Ek 1 ülkeleri Kyoto Protokolü içinde sera gazı salınım değerlerini gözetim altında tutmak için ulusal daireler kurmuşlardır. Japonya, Kanada, İtalya, Hollanda, Almanya ve daha birçok ülke devletleri karbon kredisi için bütçeden pay ayırmışlardır. Bu ülkeler kendi büyük enerji, petrol, doğalgaz holdingleri ile birlikte çalışarak mümkün olan en fazla sayıda Karbon Kredisini en ucuza almaya çalışmaktadırlar.

Hemen hemen tüm Ek 1'de yer almayan ülkeler de kendi Kyoto Protokolü süreçlerini izlemek amacıyla ve özellikle TGT Yönetim Kuruluna destek için sunacakları projeleri belirlemek amacıyla yönetim birimleri kurmuşlardır.

Bu iki ülke grubunun çıkarları birbirine terstir, Ek 1 ülkeleri mümkün olan en ucuza Karbon Kredisi almak isterlerken Ek 1'de yer almayan ülkeler ise kendi TGT projelerinden elde ettikleri Karbon Kredisinden en fazla değeri elde etmek istemektedirler.

Amaçlar
Kyoto Protokolündeki amaç, “atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasını sağlamak”tır.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, 1990 ile 2100 yılları arasında 1.4 °C ile 5.8 °C arası sıcaklık artışı tahmin etmektedir. Tahminlere göre, başarılı bir şekilde uygulanması durumunda Kyoto Protokolü bu artışı 0.02 ile 0.28 C arasında düşürebilecektir (kaynak: Nature, Ekim 2003 sayısı).

Kyoto Protokolü savunucuları bu protokolün amaca ulaşmak için ilk adım olduğunu ve amaca ulaşıncaya kadar hedeflerin değiştirileceğini belirtmektedirler.

Anlaşmanın Durumu
Anlaşma Aralık 1997'de Japonya'nın Kyoto şehrinde görüşülmüş, 16 Mart 1998'de imzaya açılmış ve 15 Mart 1999'da son halini almıştır. Rusya'nın 18 Kasım 2004'te katılmasıyla 90 gün sonra 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aralık 2006 tarihinde toplam 169 ülke ve devlete bağlı örgütler anlaşmaya imza atmışlardır (Ek 1 ülkelerinin salınımlarının %61.6'sından fazlasına karşılık gelmektedir). İmza atmayan önemli ülkeler arasında ABD ve Avustralya vardır. Çin ve Hindistan gibi bazı ülkeler ise anlaşmaya imza atsalar bile karbon salınımlarını azaltmak zorunda değillerdir.

Anlaşmanın 25. maddesine göre anlaşma “Ek 1'de yer alan en az 55 ülkenin imzalaması ve bunun Ek 1 ülke salınımlarının en az %55'ine karşılık gelmesi durumunda, buna uyulduğu tarihten sonraki doksanıncı gün yürürlüğe girer.” 55 ülke şartı 23 Mayıs 2002'de İzlanda'nın anlaşmayı kabul etmesi ile, %55 şartı da Rusya'nın 18 Kasım 2004'te anlaşmayı imzalaması ile sağlanmış, anlaşma 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Anlaşmanın Detayları
Birleşmiş Milletler Çevre Programı basın bildirisine göre: “Kyoto Protokolü gelişmiş ülkelerin sera gazı salınımlarını 1990 yılına göre %5.2 azaltmalarını öngören bir anlaşmadır (protokolün uygulanmaması durumunda 2010 yılı salınım tahminleri dikkate alınırsa bu, %29'luk bir azalmaya karşılık gelmektedir). Amaç altı sera gazının – karbon dioksit, metan, nitrous oksit, sülfür heksaflorid, HFC'ler ve PFC'ler – 2008-2012 arası beş yıllık ortalama salınım değerlerini azaltmaktır. Ulusal hedefler AB ve başka bazı ülkeler için %8'lik, ABD için %7'lik, Japonya için %6'lık azaltma, Rusya için %0 değişiklik ve Avustralya için %8 ile İzlanda için %10'luk bir artış şeklinde çeşitlilik göstermektedir.”

Anlaşma 1992'de Rio De Janeiro'da yapılan Dünya Zirvesi'nda kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (BMİDÇS) ek olarak kabul edilmiştir. BMİDÇS üyesi tüm ülkeler Kyoto Protokolüne imza atabilir, üye olmayanlar atamazlar.

Kyoto Protokolünün birçok maddesi BMİDÇS Ek 1'de belirtilen gelişmiş ülkeler için geçerlidir.

Ortak ama özelleşmiş sorumluluklar
BMİDÇS “ortak ama özelleşmiş” sorumluluklar tanımlamaktadır. Ortak ülkeler

1. Tarihsel ve güncel küresel sera gazı salınımının gelişmiş ülkeler tarafından gerçekleştirildiğini
2. Gelişmekte olan ülkelerin kişi başı gaz salınımlarının halen düşük olduğunu
3. Gelişmekte olan ülkelerin küresel salınımlarının sosyal ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre artacağını kabul ederler.

Diğer bir deyişle Çin, Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkeler anlaşma gereklerinden muaftırlar çünkü şu andaki iklim değişikliklerine neden olan salınımların ana sorumlusu değildirler.

Kyoto Protokolünü eleştirenler gelişmekte olan ülkelerin ve özellikle Çin, Hindistan gibi ülkelerin yakın bir zamanda en fazla sera gazı salınımı yapan ülkeler olacağını söylemektedirler. Aynı zamanda, protokol sınırlamaları yüzünden gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere çıkış olacağını ve dolayısıyla net sera gazı salınımlarının değişmeyeceğini söylemekteler.

Finansal Sorumluluklar
Protokole göre prensipte gelişmiş ülkeler diger ülkelerdeki iklimle ilgili çalışmalar ve projeler için para ve teknoloji sağlamakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük BMİDÇS ile belirlenmiştir.

Salınım Ticareti
Kyoto Protokolüne göre ülkeler 2008 ile 2012 yılları arasında salınımlarını 1990 yılına göre %5.2 düşürmekle yükümlüdürler. Buna rağmen, pratikte birçok ülke belirli sanayi kuruluşlarına sınırlamalar koymuştur (kağıt endüstrisi, enerji santralleri gibi). AB'de bu uygulama vardır ve birçok ülke de buna doğru kaymaktadır. Buna göre, belirlenen seviyeden fazla salınım yapacağını anlayan bir şirket bir şekilde başka yerlerden Karbon Kredisi bulmak zorundadır. Bu da Karbon Kredisi ticaretini ve borsasını ortaya çıkarmıştır.

Yaptırımlar
BMİDÇS Uygulama Biriminin bir Ek 1 ülkesinin salınım hedeflerine uymadığına karar vermesi durumunda o ülke salınım hedefi farkı ile birlikte fazladan %30 daha salınımını azaltması gerekmektedir. Aynı zamanda ülke salınım ticareti programından da yararlanamayacaktır.
palavra
guzel bir protokol olmus
ama biz de tecrubelerimizden biliyoruz ki
abd nin destek vermedigi hic bir anlasma protokol islemiyor.

imza atan ulkeler abd yi buna zorlayacak bir irade olusturabilseler, belki birseyler degisebilir.
cihan
Küresel ısınmanın önüne geçmek için birey , yerel yönetimler ve hükümet olarak sorumlulukarımız var. Bireysel sorumluluklarımız kullandığımız enerjiyi tasarruflu kullanmak; yerel yönetimlerin sorumluluğu, bu anlamda sorumlu olduğu bölgeyi kirleten kurum ve kuruluşları denetlemek, ihlal edenler hakkında yasal işlem yapmak; hükümet (devlet) ise bu konuda gereken yasaları hazırlamak ve uygulamasını sıkı bir şekilde takip etmek olmalıdır diye düşünüyorum.

Murat, 04 Şubat 2007
__________________
geyikkutuphanesi
geçenlerde bilim adamları toparlanıp küresel ısınmayla ilgili gerçekleri ve felaket senaryolarını oluşturdular. Ve yine gelen başka bir bilgiye göre burada çalışan bilim adamlarına ABD'li büyük sanayiciler ve petrol devleri adam başı 10000$ karşılığında bu raporun gerçekleri yansıtmadığını, küresel ısınmanın insan dışında faktörlere de bağlı olduğunu söylemelerini teklif etmiş. Yerlerse? Bu mantaliteyle bu emperyal sermayelerle mücadele etmek zor... Adamların derdi yeşiller...Dünya kimin umrunda
selim06
Arkadaşlar biz ABD'ye suç buluyoruz ama Türkiye'de Kyoto'yu imzalamıyor.Devlet politikamız önce ABD kadar kirletelim sonra imzalarız.Kalkınmak için belki Kyoto bi engel ama olmayan bir Dünya'ya kalkınmak ne kadar akıl karı bilmiyorum..
cihan
Evet ABD kadar olmasa da Küresel Isınma'da Türkiye'nin de sorumluluğu var elbette. Küresel Isınma'ya neden olan Atmosfer'e bırakılan Sera gazı salınımında Türkiye ne yazık ki, 13. sırada. Bu nedenle bizler de T.C vatandaşları olarak, bu konuda hükümete yasal düzenlemeleri yapıp bunları titizlikle uygulamaya koymalarını ve denetimlerini yapmalarını takipetmeliyiz.

Murat, 04 Ocak 2007
_________________
insolent1
Quote:

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Türkiye’nin, AB sürecinde kaçınılmaz olarak Kyoto Sözleşmesi’ni imzalayacağını belirterek, "İklim Değişikliği Ulusal Bildirimi, Kyoto’ya giden yolu çizen rapordur" dedi.


Quote:

Bakan Güler, aynı soruya verdiği yanıtta, Türkiye’nin kişi başına karbondioksit üretiminde 87. sırada yer aldığına dikkati çekerek, "Türkiye, çevre bilinci gelişmiş ülkelerden biridir" dedi.


Ayrıca Hindistan,Çin de Amerika gibi 'Kyoto Sözleşmesi'ni imzalamayan diğer sanayi ülkeleri.Pek de umurlarında değil galiba.
geyikkutuphanesi
Türkiye'nin anlaşmayı yürürlülüğe koyabilmesi için 20 milyar dolar harcama yapması gerekiyormuş. Bu şartlarda bu anlaşma biraz zor...Bence uluslararası bir fon oluşturulup Türkiye benzeri ülkelerin anlaşmayı yürürlülğe koyabilmesini sağlamak için destek olunması gerekir.. Fakat mali destek verebilecek tüm güçler anlaşmaya karşı zaten.
Garga
geyikkutuphanesi wrote:
Türkiye'nin anlaşmayı yürürlülüğe koyabilmesi için 20 milyar dolar harcama yapması gerekiyormuş. Bu şartlarda bu anlaşma biraz zor...Bence uluslararası bir fon oluşturulup Türkiye benzeri ülkelerin anlaşmayı yürürlülğe koyabilmesini sağlamak için destek olunması gerekir.. Fakat mali destek verebilecek tüm güçler anlaşmaya karşı zaten.


Evet çok büyük bir para ama eğer bu para ödenmezse artık geri dönülemiyecek. Bence bir yolu bulunup imzalanmalı ve yürürlüğe de girmeli. Çok güzel olurdu...
tarslan1981
iklim değişikliği gercekten cok önemli bır konu

mesela yarından sonrayı ızleyenlerınız vardır. bu fılm rastgele yapılmadı olasılığı cok yuksek bır teorıden cıkarak yapıldı. ama anlayana hıtap ettı.

zaten ulkelerde gec oldu ama farkına vardı kyoto anlasması felan ımzalandı. insallah uygulamada bır aksaklık yapmaslarda dunya cok azda olsa duzene gırer. eskiden (ilkokul çağlarımda) benım memleket zonguldaga kar yagdıgında kapıları acamazdık onu kar dolardı şimdi bakıomda kar hafıften yerde kalsa mesut olmaa calışıorum.

yanı dıyeceğim kyoto gıbı bılınclı anlasmalar cok guzel ama amerıka gıbı ulkeler bunu karsı cıkıo cok kotu bır olay( şeytan dio bırleş anlaşmayı ımzalayan ulkelerle gır amerıkaya ama olmas)
tarslanars
iklim değişikliği gercekten cok önemli bır konu
mesela yarından sonrayı ızleyenlerınız vardır. bu fılm rastgele yapılmadı olasılığı cok yuksek bır teorıden cıkarak yapıldı. ama anlayana hıtap ettı.
zaten ulkelerde gec oldu ama farkına vardı kyoto anlasması felan ımzalandı. insallah uygulamada bır aksaklık yapmaslarda dunya cok azda olsa duzene gırer. eskiden (ilkokul çağlarımda) benım memleket zonguldaga kar yagdıgında kapıları acamazdık onu kar dolardı şimdi bakıomda kar hafıften yerde kalsa mesut olmaa calışıorum.
yanı dıyeceğim kyoto gıbı bılınclı anlasmalar cok guzel ama amerıka gıbı ulkeler bunu karsı cıkıo cok kotu bır olay( şeytan dio bırleş anlaşmayı ımzalayan ulkelerle gır amerıkaya ama olmas)
coozy
Kardeş niye iki kere üst üste aynı mesajı gönderiyosun?
mr.emre
coozy wrote:
Kardeş niye iki kere üst üste aynı mesajı gönderiyosun?


bir kaç konu da aynı şey olmuş. umarım yanlışlıkla olmuştur.
atilgan41
Küresel ısınmanın önüne geçmek için birey , yerel yönetimler ve hükümet olarak sorumlulukarımız var. Bireysel sorumluluklarımız kullandığımız enerjiyi tasarruflu kullanmak; yerel yönetimlerin sorumluluğu, bu anlamda sorumlu olduğu bölgeyi kirleten kurum ve kuruluşları denetlemek, ihlal edenler hakkında yasal işlem yapmak; hükümet (devlet) ise bu konuda gereken yasaları hazırlamak ve uygulamasını sıkı bir şekilde takip etmek olmalıdır diye düşünüyorum.

geçenlerde bilim adamları toparlanıp küresel ısınmayla ilgili gerçekleri ve felaket senaryolarını oluşturdular. Ve yine gelen başka bir bilgiye göre burada çalışan bilim adamlarına ABD'li büyük sanayiciler ve petrol devleri adam başı 10000$ karşılığında bu raporun gerçekleri yansıtmadığını, küresel ısınmanın insan dışında faktörlere de bağlı olduğunu söylemelerini teklif etmiş. Yerlerse? Bu mantaliteyle bu emperyal sermayelerle mücadele etmek zor... Adamların derdi yeşiller...Dünya kimin umrunda
gkcn
küresel ısınmanın gerçekleşmesi aslında bi açıdan yararlı oldu bizim için bi an önce basıp gidicez burdan Very Happy
mr.emre
isteyen buradan
Related topics
Japanesse Music, Have you try to hear it?
Demonstrating against the war/president/etc etc etc = FRAUD
Is the US an International Bully or the "free world sav
Cultura Japonesa
Oh, the evil that Bush has done to this world...
climate change - hot topic (excuse the punn)
Kyoto Protocol
More front page news NOT on the front page..
Votre pays préféré?
environment
Canadian Election
Hi, everybody!
Canada and Kyoto
Kyoto?? Bah! China Blows by USA in CO2 Emissions.
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.