FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


kultur bakanligi buyuk odulu- sezai karakoc





palavra
isabetli bir secim olmus
hakikaten dusunce ve siir dunyamiza cok ciddi katkilari olmus ,degerli bir sair ve yazarimiz.

Quote:
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca her yıl verilen ''Kültür ve Sanat Büyük Ödülü''nün bu yılki sahibi şair-düşünür Sezai Karakoç'un, tören istemediği, sadece plaketin adresine gönderilmesini talep ettiği ve para ödülünü de bakanlığın tasarrufuna bıraktığı öğrenildi.



Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1979'dan bu yana her yıl verilen ''Kültür ve Sanat Büyük Ödülü''nün bu yılki sahibinin Sezai Karakoç olduğunun açıklanmasının ardından, ödülün verileceğine ilişkin yazı Karakoç'a ulaştı.

Sezai Karakoç, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un imzasıyla kendisine gönderilen yazıya verdiği cevapta, uygun görülmesi halinde ödülle ilgili bir tören yapılmamasını istedi, ödül plaketi ile diğer ilgili belgeleri de posta yoluyla kabul edebileceğini bildirdi.

Edindiği izlenimlerden, ödülün açıklanmasından sonra kamuoyunda yeterli yankıyı uyandırdığı düşüncesinde olduğunu kaydeden Karakoç, yazısında ayrıca, para ödülünün de, kültür hizmetlerinde veya uygun görülecek başka herhangi bir alanda kullanılmak üzere bakanlık tasarrufuna alınması ricasında bulundu.

-ÖDÜLÜN KARAKOÇ'A VERİLME NEDENİ-

Zamanının büyük bir bölümünü Cağaloğlu'ndaki mütevazı ofisinde geçiren Karakoç'un, Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün bu yılki sahibi olduğu yaklaşık bir ay önce bakanlık tarafından açıklandı.

Açıklamada, ödülün Karakoç'a verilme gerekçesi, ''Karakoç, insanda insani duyguların canlı algılar halinde yaşayarak gittiği büyük şiir yatağında akması, insanlık macerasında, ruhun ve milletimiz özelinde yüksek bir ifadeye kavuşmuş olan tarihi yeniden yapılanma fırtınalarını şiirlerinde yansıtması sebebiyle ödüle layık görüldü'' şeklinde ifade edildi.

İsminin bu ödül için konuşulmaya başlandığı dönem ve ödülün kendisine verildiğinin açıklanmasından sonra, ödülle ilgili herhangi bir görüş dile getirmeyen Karakoç, çeşitli medya organları ile gazetecilerden gelen yoğun röportaj taleplerini de kabul etmedi.

Karikatür, arkeoloji, tarih, edebiyat, dil, sahne sanatları, sinema, karikatür gibi kültür ve sanat dallarında ortaya konulan nitelikli eserlere verilen ödül, Türk kültür ve sanatının gelişmesine, yurt ve dünya düzeyinde çalışmalarıyla kültür ve sanatın yüceltilmesine katkıda bulunan kişi, topluluk ve kuruluşların devlet adına ödüllendirilmesini amaçlıyor.

Alanlarındaki başarıları nedeniyle geçtiğimiz yıl dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ile mimar Turgut Cansever, Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görülmüştü.

-SEZAİ KARAKOÇ KİMDİR?-

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

-DİRİLİŞ DERGİSİ-

''Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar'' sözlerinin sahibi Karakoç, Büyük Doğu, Hisar, Akpınar, Dernek, Düşünen Adam ve A dergileri ile Yeni İstanbul, Sabah ve Milli Gazete'de yazılar kaleme aldı.

Çok sayıda düşünce ve araştırma eserine imza atan Sezai Karakoç, 1960 ve 1971 yılları arasında Diriliş dergisini dönemsel sayılar halinde yayımladı.

Karakoç, yerli düşünce ve edebiyatının en önemli yayınlarından biri olarak bilinen Diriliş dergisini, 1974'ten itibaren düzenli olarak 18 sayı halinde yayınladı ve 1976'dan itibaren de gazeteye dönüştürdü.

1977-78, 1980 ve 1983 yıllarında da yayımlanan Diriliş, son olarak 1987-1993 yılları arasında haftalık olarak yayın hayatına devam ederken, Sezai Karakoç, 1990'da kurduğu Diriliş Partisi ile hayatında farklı bir sayfa açtı.

Karakoç, 1997 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılışına kadar, ''güller açan gül ağacı'' amblemli partisinin genel başkanlığında siyasi hayatını sürdürdü.

-MONA ROSA EFSANESİ-

Şiir kitapları arasında, ''Hızırla Kırk Saat, Taha'nın Kitabı/Gül Muştusu, Körfez/Şahdamar/Sesler, Zamana Adanmış Sözler, Ayinler, Leyla ile Mecnun, Ateş Dansı ve Alın Yazısı Saati'' bulunan Karakoç, 1950 yılında kaleme aldığı, ancak kitaplaştırılmasına 45 yıl boyunca izin vermediği ve bu süre boyunca fotokopi halinde elden ele dolaşan ''Mona Rosa'' adlı akrostiş şiiriyle geniş bir hayran kitlesine ulaştı.

Necip Fazıl Kısakürek'in, ''Ruh gibi, Hazreti İsa gibi'' diye tanımladığı, Ece Ayhan'ın ''Sivil şiirin en iyi şairlerinden'' şeklinde övdüğü, Cemal Süreya'nın ''Öyle bir Müslüman ki Marx da bilir, Nietzsche de bilir, Salvador Dali de sever. Sıkışmış, sıkıştırılmış deha. Alçak gönüllükle katı yüksek uçuyor. Şemsiyesi yok'' ifadesiyle anlattığı Karakoç, özel hayatıyla ilgili çeşitli söylentiler karşısında da hep suskunluğunu korudu.

-ÖZEL HAYATIYLA İLGİLİ İDDİALAR-

Mona Rosa'daki her kıtanın ilk satırının baş harfleriyle meydana gelen ''Muazzez Akkaya'' isminin, Karakoç'un üniversite yıllarında aşık olduğu, ancak hiçbir zaman açılamadığı sınıf arkadaşı olduğu ve Cemal Süreya ile bu konuda bir iddiaya girdiği, iddiayı kaybeden Süreya'nın soyadındaki ''y''lerden birini bu nedenle atmak zorunda kaldığı, kulaktan kulağa yayılan iddialar arasında yer aldı.

''Diriliş Nesli'nin öncüsü'' olarak da nitelendirilen Karakoç'un fikir ve araştırma kitapları arasında, ''Yunus Emre, Mevlana, Mehmet Akif, İslam'ın Dirilişi, İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü, Ölümden Sonra Kalkış, Mağara ve Işık'' bulunuyor.

''Meydan Ortaya Çıktığında ve Portreler'' adlı hikaye, ''Armağan'' adlı piyes, ''Batı Şiirlerinden ve İslamın Şiir Anıtlarından'' adlı çeviri şiir kitapları da yayınlanan Karakoç'un, son günlerde Diriliş Partisi'ni yeniden kurma çalışmalarını başlattığı biliniyor.


palavra
Quote:
MONA ROZA



Mona Roza, siyah güller, ak güller

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller



Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğri iğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar



Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza, ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek...



Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi



Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar



Ellerin ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi

Ellerinden belli oluyor bir kadın

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin ellerin ve parmakların



Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona



Akşamları gelir incir kuşları

Konar bahçenin incirlerine

Kiminin rengi ak, kimisi sarı

Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine

Akşamları gelir incir kuşları



Ki ben Mona Roza bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar su kenarında

Ki ben Mona Roza bulurum seni



Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Henüz dinlemedin benden türküler

Benim aşkım sığmaz öyle her saza

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza



Artık inan bana muhacir kızı

Dinle ve kabul et itirafımı

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı

Artık inan bana muhacir kızı



Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak



Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne

Bir tüy ki can verir bir gülümsesen

Bir tüy ki kapalı gece ve güne

Altın bilezikler o kokulu ten



Mona Roza siyah güller, ak güller

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!

Mona Roza siyah güller, ak güller




benim universite yillarimda bu siir bir hayli meshurdu
Related topics
this is my pet
İstanbul Forumu
Photo of your city
En sevdiginiz filmler
Galatasaray
Odnosnie moderowania forum
Arin
Polityka
doların yaptıklarına bakın
DMOZ nedir?
Winamp için süper bir eklenti
PO
amsterdam da istanbul sergisi
dunyanin en buyuk deneyi
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.