Ülkeyi bölüp parçalamak isteyenler Dink’in cenazesini bile âlet ettiler. Törene katılan bazı gruplar “Hepimiz Ermeni’yiz”, “Hepimiz Kürt’üz” pankartları açarak hainliklerini bir kez daha gösterdiler
TÜRK’ü, Kürt’ü, Laz’ı Çerkez’i, Ermeni’si yıllarca birlikte yaşadığımız bu topraklarda, hep “Türk’üz” diye haykırdık. Ayyıldızlı bayrak altında, Misak-ı Milli sınırlar içinde hepimiz Türklüğümüzle gurur duyduk.
Acılarımızda kenetlendik, sevinçlerimizi paylaştık. Bu vatan topraklarında bilerce yıldır hiç ayrım yapılmadı, yapılmasına izin verilmedi.
Hangi kökenden olursa olsun, Türk şemsiyesi altında Türklüğümüzle gurur duyduk. Ama son yıllarda içimizdeki hainler, ülkeyi bölüp parçalamak için ellerinden geleni yapıyor, en küçük fırsatı bile değerlendirmek için pusuda bekliyor, cenaze üzerinden bile çıkar elde etmeye çalışıyorlar.
Hepimizin kınadığı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Hrant Dink’in cenazesindeki manzara, gerçekten düşündürücü, bir o kadar da kahrediciydi. Törende “Hepimiz Ermeni’yiz, Ermeni”, “Hepimiz Hrant Dink’iz” şeklindeki dövizler taşınıp “Katil devlet” sloganlarının atılması, bu vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin kemiklerini sızlattı.
Bölücü sloganlar
Ülkeyi bölüp parçalamak isteyenlerin tezgâhladığı saldırı sonucu ölen Dink için ilk tören, saat 10.00’da İstanbul Şişli’deki Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi önünde yapıldı. Sendika, meslek odaları ve siyasi partilerden temsilcilerinin oluşturduğu organizasyon komitesinin çağrısı üzerine pankartlar taşınmadı. Ancak Tükiye’nin bölünüp parçalanmasını isteyenler, siyah karton üzerine beyaz yazılı “Hepimiz Hrant Dink’iz”, “Hepimiz Ermeni’yiz”, “Katil 301” dövizlerini taşıdı.
Cenazeye katılan gruplar, zaman zaman “Faşizme karşı omuz omuza” şeklinde sloganlar attı. Sık sık alkışların sesinin duyulduğu törenin başlangıcında Erkan Teti adlı müzisyen Ermeniler’in halk çalgısı olan “duduk”la Sarı Gelin, Fırat ve Yiğidim Aslanım adlı parçaları çaldı.
Sevgiliye mektup
Hrant Dink’in eşi Rakel, kızları Delal, Sera ve oğlu Ararat’la beraber gazeteden çıkarak kendisi için bekletilen otobüsün üzerine çıktı. Rakel Dink’in eşinin ardından kaleme aldığı “Sevgiliye Mektup” adlı metni okudu.
Dink’in eşi, “Bugün bedenimin yarısını, sevgilimi, çocuklarımın babasını, sizin kardeşinizi uğurluyoruz. Bugün sessizlikle büyük bir ses yükselteceğiz. Bugün derinliklerin ışığa yükseldiği günün başlangıcıdır. Yaşı kaç olursa olsun, 17 veya 27. Katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim” dedi.
Türk Bayrağı’na sarılmadı
Rakel Dink’in konuşmasının kortej yürüyüşe geçti. Dink’in küçük kızı Sera babasının fotoğrafını gözyaşları içinde taşıdı. Dink’in cenazesi Agos Gazetesi’ndeki törenin ardından Meryem Ana Kilisesi’ne uğurlandı.
Vatandaşların yürüyüşü ise, Şişli-Osmanbey-Harbiye-Taksim-Tarlabaşı Bulvarı-Unkapanı-Saraçhane-Aksaray üzerinden Yenikapı’ya kadar sürdü. Yürüyüş sırasında “Katil 301’, ‘Hepimiz Hrant’ız”, “Hepimiz Ermeni’yiz” “Bu ülkede kelaynaklar korunuyor. Ne yazık ki güvercinler öldürüyorlar” pankartları açıldı.
Harbiye’de Surp Agop Apartmanı’nın dördüncü katından Ermenistan bayrağı açıldığı görüldü, Bu sırada önünden geçen kortej, “Hepimiz Ermeni’yiz” diye bağırdı. Bir apartmandan açılan Türk Bayrağı ise hemen toplandı.
Dink için Meryem Ana Kilisesi’nde tören düzenlendi. Kumkapı’daki kilisede saat 14.00’de başlayan ayini Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II yönetti. Törende, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hükümeti temsil etti. Cenazeye Türk Silahlı Kuvvetleri’ni temsilen Tümgeneral Muzaffer Cengiz Aslan katıldı. Cenaze kilisedeki törenin ardından, Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Ogün Samast: PİŞMANIM
HRANT Dink cinayetinin katil zanlısı Ogün Samast dün avukat ve savcıların huzurunda 5 saat ifade verdi. Samast ifadesinde, pişman olduğunu söyledi. Samast; “Olayın ardından gazete ve televizyonlarda haberi izlediğimde pişman oldum. Trabzon’a ailemin yanına gidip onları gördükten sonra teslim olacaktım” dedi. İşlediği cinayeti bir hata olarak gördüğünü söyleyen Samast, “Böyle olacağını bilmiyorum” derken, olayla ilgili tüm ayrıntıları anlattı. Psikologların gözetiminde devam eden sorguda Samast, çocukluk yıllarından yaşadığı sıkıntıları, hayata bakış açısına kadar polise anlattı. Öte yandan gözaltındaki kişilerin, rahip Santoro cinayeti ile ilgili olarak da sorgulandığı bildirildi.
‘Cinayetin bana maliyeti 500 YTL’
OGÜN Samast’ı, Hrant Dink’i öldürmesi için azmettirdiği iddiasıyla Trabzon’da gözaltına alınıp İstanbul’a götürülen Yasin Hayal’ın, cinayeti planladığını kabul ettiği öne sürüldü. Hayal’in sorguda, “Bu iş bana 500 YTL’ye patladı. 250 YTL ile tabanca aldım. 200 YTL Ogün’e verdim. 50 YTL de ıvır zıvır masraf çıktı” dediği belirtildi.
Dink’in mezarı için tartışma
TÜRK Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, Hrant Dink cinayeti ile ilgili Tercüman’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Patrikhane olarak aslen Protestan Ermeni olan Dink’in Kumkapı Ortodoks Ermeni Mezarlığı’na defnedilmesinin ardında kurgulanmış bir tezgah olduğunu ifade eden Erenerol, tezgahı kuranların da Ermeni Diasporası olduğunu belirtti.
Dink’in ailesi ve yakınlarının da bu tezgahın içine alındığını söyleyen Erenerol, “Hrant Dink’in inancına bile saygı gösterilmedi. O ve ailesi, Protestan Ermeni’ydi. Hatta Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi’nin Ruhani Lideri Kirkor Ağabaloğlu, Dink’in çocukluğundan beri kendi kiliselerinde dini vecibelerini yerine getirdiğini, cemaatin içinde yer aldığını, kilisede Dink için özel bir köşe bile hazırladıklarını belirtti”
diye konuştu.
Dink’in mensubu olduğu kilisenin Ruhani Lideri Ağabaloğlu’nun asıl cenazeyi kaldıracak kişi olduğunu belirten Erenerol, “Kirkor Ağabaloğlu’nun cenazeyi değil kaldırmak, dua edilmesine bile izin verilmedi. Türk milleti üzerinde çok büyük oyun oynanıyor” dedi.
Dink’i kullandılar
Hrant Dink’in kullanıldığına dikkat çeken Erenerol şunları söyledi: “Onu öldüren Ermeni Diasporası ve ardındaki güçtür. Dink, son zamanlarda onların işlerine çomak soktu. Çünkü kullanıldığını anlayıp uyandı. Ermeni Soykırımı iddialarında tamamen Türkler’den yana tavır almaya başladı. Güneydoğu’daki Kürtler’i, ‘Oyuna geliyorsunuz’ diye aydınlattı. Ancak bu onun sonu oldu. Kullanıldığını fark edince ortadan kaldırdılar. Tetiği çeken kişinin soyadının ‘Samast’ (Kilise Bekçisi) anlamına gelmesi önemlidir.” |