Nükleer Enerji
Dünya'da çok çeşitli enerji kaynakları kullanılmaktadır. Dünya'daki enerji kaynaklarının çoğu (% 80'ni) "fosil yakıtlar"dan elde edilmektedir. Enerji, fosil yakıtlardan -ki, bunların başında petrol ve kömür gelmektedir- elde edilirken "karbondioksit" gazı açığa çıkmaktadır. Karbondioksit gazı atmosferin üst tabakalarında birikerek "sera etkisi" yapmaktadır. Sera etkisi, Yerküre'nin iklimini değişmektedir. İklim değişikliği kendini, Yerküre'nin daha fazla ısınması şeklinde göstermektedir. Bu bir anlamda Yerküre'de "kuraklık" olması ve "su kaynakları"nın azalması demektir. Kuraklık ve su kaynaklarının azalması, ormanların kuruyarak yok olmasına neden olmaktadır. Ormanlar yok olunca, malum yağışlar azalmaktadır. Ayrıca sera etkisi, kutuplardaki buzulların erimesi suretiyle "denizin yükselmesi", başka bir ifade ile, deniz kıyılarının su altında kalmasına neden olmaktadır. Görüldüğü üzere, her bir felaket başka bir felaketi doğurmak suretiyle "felaketler zinciri" oluşmaktadır. Ama Dünya'da "yenilenebilir enerji" türü kullanılırsa, yukarıda belirtilen tehlikelerin hiç biri gerçekleşmeyecektir. Yani, Yerküre'nin "ekolojik dengesi" bozulmayacaktır. Bilindiği üzere, tüm canlıların yaşamılarını sürdürmesi, ilahi kaynaklı bu ekolojik dengenin bozulmamasına bağlıdır. Bu dengeyi bozan, ne yazık ki, biz insanlardan başkası değildir. Eğer fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanılırsa, hem Dünya'nın mevcut enerji kaynakları tükenmeyecek, hem de tüm canlılar için "sürdürülebilir bir yaşam ortamı" oluşakcaktır.
Günümüz Dünyasında gereksinim duyulan enerji, "nükleer santrallar"la elde edilmesi mümkün olsa da, her zaman "radyosyon sızıntısı" tehlikesi vardır. Ne var ki radyosyon sızıntısı tüm canlılar için oldukça zararlıdır. Bir de, nükleer enerji üretiminde çıkan atıkların zararsız hale getirilmesi de çok zordur. Bu atıkların tehlikeli etkileri çok uzun yıllar (yüzlerce hatta binlerce yıl) sürmektedir. Bu atıkların sızıntı yapmadan uzun yllar bir yerde muhafazası gerekmektedir. Bu ise çok zordur. İşte bu nedenlerden dolayı nükleer enerji santralları bırakın Türkiye'ye Dünya'nın hiç bir yerine kurulmamalıdır derim. Bunların yerine biyolojik, hidrolik, güneş ve rüzgar santralları kurulmalıdır.
Murat, 20 Aralık 2006
____________________
Last edited by cihan on Thu Dec 21, 2006 8:41 am; edited 1 time in total
Dünya'da çok çeşitli enerji kaynakları kullanılmaktadır. Dünya'daki enerji kaynaklarının çoğu (% 80'ni) "fosil yakıtlar"dan elde edilmektedir. Enerji, fosil yakıtlardan -ki, bunların başında petrol ve kömür gelmektedir- elde edilirken "karbondioksit" gazı açığa çıkmaktadır. Karbondioksit gazı atmosferin üst tabakalarında birikerek "sera etkisi" yapmaktadır. Sera etkisi, Yerküre'nin iklimini değişmektedir. İklim değişikliği kendini, Yerküre'nin daha fazla ısınması şeklinde göstermektedir. Bu bir anlamda Yerküre'de "kuraklık" olması ve "su kaynakları"nın azalması demektir. Kuraklık ve su kaynaklarının azalması, ormanların kuruyarak yok olmasına neden olmaktadır. Ormanlar yok olunca, malum yağışlar azalmaktadır. Ayrıca sera etkisi, kutuplardaki buzulların erimesi suretiyle "denizin yükselmesi", başka bir ifade ile, deniz kıyılarının su altında kalmasına neden olmaktadır. Görüldüğü üzere, her bir felaket başka bir felaketi doğurmak suretiyle "felaketler zinciri" oluşmaktadır. Ama Dünya'da "yenilenebilir enerji" türü kullanılırsa, yukarıda belirtilen tehlikelerin hiç biri gerçekleşmeyecektir. Yani, Yerküre'nin "ekolojik dengesi" bozulmayacaktır. Bilindiği üzere, tüm canlıların yaşamılarını sürdürmesi, ilahi kaynaklı bu ekolojik dengenin bozulmamasına bağlıdır. Bu dengeyi bozan, ne yazık ki, biz insanlardan başkası değildir. Eğer fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanılırsa, hem Dünya'nın mevcut enerji kaynakları tükenmeyecek, hem de tüm canlılar için "sürdürülebilir bir yaşam ortamı" oluşakcaktır.
Günümüz Dünyasında gereksinim duyulan enerji, "nükleer santrallar"la elde edilmesi mümkün olsa da, her zaman "radyosyon sızıntısı" tehlikesi vardır. Ne var ki radyosyon sızıntısı tüm canlılar için oldukça zararlıdır. Bir de, nükleer enerji üretiminde çıkan atıkların zararsız hale getirilmesi de çok zordur. Bu atıkların tehlikeli etkileri çok uzun yıllar (yüzlerce hatta binlerce yıl) sürmektedir. Bu atıkların sızıntı yapmadan uzun yllar bir yerde muhafazası gerekmektedir. Bu ise çok zordur. İşte bu nedenlerden dolayı nükleer enerji santralları bırakın Türkiye'ye Dünya'nın hiç bir yerine kurulmamalıdır derim. Bunların yerine biyolojik, hidrolik, güneş ve rüzgar santralları kurulmalıdır.
Murat, 20 Aralık 2006
____________________
Last edited by cihan on Thu Dec 21, 2006 8:41 am; edited 1 time in total
