ilk olarak tuvalet eğitimi:
1- yavru kediyi eve ilk getirdiğinizde tuvalet kabının içine koyduğunuz kumunun üstüne koyun, patilerini tutup kazırmış gibi yaptırın. o kumun kazınabilecek bir şey olduğunu hissetsin.
2- ama tabii ki ilk kakası, çişi gelişinde gidip oraya yapmayacak. evin bir tenhasında işini görürken yakalarsanız ensesinden tutup kabına götürün. 1 hafta boyunca bu işlemi birçok kez tekrarlamanız gerekebilir. sakin olun, öğrenecek. bebek o daha.
3- evin kuytu köşesine işemişse, sıçmışsa orayı temizleyip rakı dökün. bildiğiniz rakı. bir daha bakalım oraya yapıyor mu.. bu hayvan daha önceden sıçtığı yeri kokusundan tanıyıp orayı tuvaleti sanarak tekrar gidip oraya yapma eğiliminde olduğundan bizim bildiğimiz yöntemlerle temizlemek yetmez, rakı döküp o kokuyu kapatmak gerekir.
4- koltuğun altına kakasını yapmış, aferin. o kakayı alın tuvalet kabına koyun. tuvaletinin orası olduğunu anlasın. kafasına vurmayın, aptal olur. hem yazık değil mi minnacık bebeye?
ikinci olarak aşıları:
1- veterinere götürüp aşısını yaptırın. bu kadar basit. ama ilk aşısını yaptıracağınız zaman veteriner bir karne düzenleyecek bu hayvana. her aşısında o yapılan aşının etiketini karneye yapıştırıp tarih atın. hayvanı gerekli gereksiz aşılamak isteyen paragöz veterinerlerden korunmanın yolu bu.
2- götürdüğünüz veteriner gerekmediği halde aşıya çağırabilir. bu benim başıma geldi. "aman yea fazla aşıdan nolcek, ne güzel sağlıklı olur" değil bu durum. aksine sağlığını bozar. kedinizin sağlığıyla oynayan paragöz veterinerlere karşı tetikte olun.
3- aşılarını aksatmayın.
diğer genel bilgiler:
1- yıkamayın. sokaktan aldınız, çok kirli filan gibi durumlar haricinde temizliğine karışmayın. benim kedim işini bilir*. o kendini temizliyor. kedi, şampuanla köpürtülecek, aceyle beyazlatılacak bir nesne değildir. kendi duyguları, ihtiyaçları, alışkanlıkları, huyları olan bir canlıdır. saygı duyun. yıkanmak istemiyorsa bir bildiği vardır.
2- uzun tüylüyse arada bir tarayın, hem kendisi rahatlar hem siz rahatlarsınız. koltuktan filan tüy temizlemekle uğraşmak ömür törpüsü. ama kalıcı bir çaresi henüz bulunamadı.
3- mamasını iki de bir değiştirmeyin. yaşına göre aynı mamadan alın sürekli.
4- yediklerinizden yedirmeyin, süt koyup içirmeyin. hele yavru kedinin önüne haşlanmış tavuk koymayın.!yaran anne diyalogları!:5- yavru kedinin mamasını hafif ıslatıp yedirebilirsiniz. eve yeni gelen hayvan mama yemiyorsa gerektiğinde mamasından ağzına koymanız bile gerekebilir ellerinizle. sonra "ben seni bebekken ellerimle besledim, minnoşum benim" gibi anaç tavuk hallerine gireceksiniz de. millet deli sanabilir. dışarıya yansıtmayın.
6- bir kağıt parçasını top yapıp atmanız bile onun için inanılmaz eğlenceli bir oyun olacaktır. hayvan dükkanlarından oyuncak alacağım diye kasmayın.
7-aslında ilk yazmam gerekirdi ama, kedinizi pet shoptan almayın. bu kedi bir hayvan olsa da evinize yeni bir arkadaş, ailenize yeni bir üye getiriyorsunuz. yakın zamanda evden biri gibi sevip bağlanacağınız bu hayvanı parayla almanın etik çerçevesini düşününce ben parayla almayın derim. hem pet shoplarda daha sevimli olsun diye çok küçükken satışa sunuyorlar annelerinden ayırıp. gayet sağlıksız koşullarda kafeste bir süre müşteri bekliyor hayvan. kısa zamanda bağlanacağınız kedinizin kısa ömürlü olup sizi üzmesini istemezsiniz. o yüzden bazı internet sitelerinde kendi kedilerinin yavruları için yuva arayanların ilanlarına bir göz atın. eminim çok tatlı yavrular bulabilirsiniz. hem 1.5 aydan önce anne sütünden kesilen yavruyu kesinlikle almayın, sağlıksız olur.
8- gece uyurken yanınıza kıvrılıp uyumak isterse korkmayın, çekinmeyin. kısa zamanda alışırsınız. biraz büyüyünce zaten ergenlerin aileden kopma çabası gibi size kıçını dönüp gidecektir. siz de o günleri mumla ararsınız.
1- yavru kediyi eve ilk getirdiğinizde tuvalet kabının içine koyduğunuz kumunun üstüne koyun, patilerini tutup kazırmış gibi yaptırın. o kumun kazınabilecek bir şey olduğunu hissetsin.
2- ama tabii ki ilk kakası, çişi gelişinde gidip oraya yapmayacak. evin bir tenhasında işini görürken yakalarsanız ensesinden tutup kabına götürün. 1 hafta boyunca bu işlemi birçok kez tekrarlamanız gerekebilir. sakin olun, öğrenecek. bebek o daha.
3- evin kuytu köşesine işemişse, sıçmışsa orayı temizleyip rakı dökün. bildiğiniz rakı. bir daha bakalım oraya yapıyor mu.. bu hayvan daha önceden sıçtığı yeri kokusundan tanıyıp orayı tuvaleti sanarak tekrar gidip oraya yapma eğiliminde olduğundan bizim bildiğimiz yöntemlerle temizlemek yetmez, rakı döküp o kokuyu kapatmak gerekir.
4- koltuğun altına kakasını yapmış, aferin. o kakayı alın tuvalet kabına koyun. tuvaletinin orası olduğunu anlasın. kafasına vurmayın, aptal olur. hem yazık değil mi minnacık bebeye?
ikinci olarak aşıları:
1- veterinere götürüp aşısını yaptırın. bu kadar basit. ama ilk aşısını yaptıracağınız zaman veteriner bir karne düzenleyecek bu hayvana. her aşısında o yapılan aşının etiketini karneye yapıştırıp tarih atın. hayvanı gerekli gereksiz aşılamak isteyen paragöz veterinerlerden korunmanın yolu bu.
2- götürdüğünüz veteriner gerekmediği halde aşıya çağırabilir. bu benim başıma geldi. "aman yea fazla aşıdan nolcek, ne güzel sağlıklı olur" değil bu durum. aksine sağlığını bozar. kedinizin sağlığıyla oynayan paragöz veterinerlere karşı tetikte olun.
3- aşılarını aksatmayın.
diğer genel bilgiler:
1- yıkamayın. sokaktan aldınız, çok kirli filan gibi durumlar haricinde temizliğine karışmayın. benim kedim işini bilir*. o kendini temizliyor. kedi, şampuanla köpürtülecek, aceyle beyazlatılacak bir nesne değildir. kendi duyguları, ihtiyaçları, alışkanlıkları, huyları olan bir canlıdır. saygı duyun. yıkanmak istemiyorsa bir bildiği vardır.
2- uzun tüylüyse arada bir tarayın, hem kendisi rahatlar hem siz rahatlarsınız. koltuktan filan tüy temizlemekle uğraşmak ömür törpüsü. ama kalıcı bir çaresi henüz bulunamadı.
3- mamasını iki de bir değiştirmeyin. yaşına göre aynı mamadan alın sürekli.
4- yediklerinizden yedirmeyin, süt koyup içirmeyin. hele yavru kedinin önüne haşlanmış tavuk koymayın.!yaran anne diyalogları!:5- yavru kedinin mamasını hafif ıslatıp yedirebilirsiniz. eve yeni gelen hayvan mama yemiyorsa gerektiğinde mamasından ağzına koymanız bile gerekebilir ellerinizle. sonra "ben seni bebekken ellerimle besledim, minnoşum benim" gibi anaç tavuk hallerine gireceksiniz de. millet deli sanabilir. dışarıya yansıtmayın.
6- bir kağıt parçasını top yapıp atmanız bile onun için inanılmaz eğlenceli bir oyun olacaktır. hayvan dükkanlarından oyuncak alacağım diye kasmayın.
7-aslında ilk yazmam gerekirdi ama, kedinizi pet shoptan almayın. bu kedi bir hayvan olsa da evinize yeni bir arkadaş, ailenize yeni bir üye getiriyorsunuz. yakın zamanda evden biri gibi sevip bağlanacağınız bu hayvanı parayla almanın etik çerçevesini düşününce ben parayla almayın derim. hem pet shoplarda daha sevimli olsun diye çok küçükken satışa sunuyorlar annelerinden ayırıp. gayet sağlıksız koşullarda kafeste bir süre müşteri bekliyor hayvan. kısa zamanda bağlanacağınız kedinizin kısa ömürlü olup sizi üzmesini istemezsiniz. o yüzden bazı internet sitelerinde kendi kedilerinin yavruları için yuva arayanların ilanlarına bir göz atın. eminim çok tatlı yavrular bulabilirsiniz. hem 1.5 aydan önce anne sütünden kesilen yavruyu kesinlikle almayın, sağlıksız olur.
8- gece uyurken yanınıza kıvrılıp uyumak isterse korkmayın, çekinmeyin. kısa zamanda alışırsınız. biraz büyüyünce zaten ergenlerin aileden kopma çabası gibi size kıçını dönüp gidecektir. siz de o günleri mumla ararsınız.
