öncelikli önerim, eğer bu bölümü henüz kazanmadıysanız seçiminizi yapmadan önce hukuk anfilerini gezin, görün, ibret alın.
hakim, savcı, avukat gibi hukuk mezunlarıyla konuşup mezun olduğunuzda başınıza neler geleceğini gözlerinizle görün, onların tavsiyelerini dinleyerek başınıza gelecekleri göremezsiniz. gözlerinize güvenin. bakın o hakim gününü nasıl geçiriyor, duruşmada nelerle uğraşıyor vs.
mezun olunca yapabileceğiniz işler çeşitli olmakla birlikte (kabzımallığı saymıyorum ama tabii ki avukat, hakim, savcı, noter, böyle gider) bunlardan birini seçmekte yüzde yüz özgür olmayacağınızı da bilin. hayatın birtakım gerçeklikleri var. hakim-savcı olacaksanız sınavı var mesela. avukat olacaksanız bazı yeteneklere sahip olmalısınız, sabırlılık ve mücadelecilik gibi.
diğer taraftan bu mesleklerin getirebileceklerini de öğrenin. hakim maaşı başlangıçta ve sonradan ne kadardır, avukatlar nasıl kazanır, nasıl kazanamaz vs.
mezun olduktan sonraki kısmı bir tarafa, fakültenin kendisini yani sadece eğitim sürecini -diğer bir deyişle yaş fidanın fakülteden odun olarak çıkarılması işlemlerinin bütünü- merak ediyorsanız bu da üniversiteye göre değişmekle birlikte ortak yanları da vardır farklı üniversitelerdeki hukuk fakültelerinin.
birinci sınıf derslerinde tarih, türk dili ve edebiyatı gibi 24 ayar hukuk dersi olmayan dersler olduğu için kolay olduğu fikrine kapılabilirsiniz. hukuk derslerinin de ilk örneklerini burda alacaksınız zaten. hala "aman allahım, ne yaptım ben!" deyip edmund durer miydi neydi şu köprünün üstünde korku dolu bakışı atan kızın resmi gibi koşarak kaçmadıysanız ikinci sınıfa geçersiniz. ikinci sınıftan sonra da dünyanın kaç bucak olduğunu görürsünüz zaten.
bazı dersler zordur. bazı dersler kolaydır ama hocası zordur. avusturya evlilik hukukunda nizasız kazaya örnek veriniz ve anlatınız diye soru sorulan ders aslında medeni usul hukuku dersidir. veya aynı soruda almanya, türk, roma, isviçre hukukları ve doktrinini sorabilen bir hocaysa tetikte olmakta fayda var.
ilk bölümü destür bildiğim bir sözle bitiriyorum, hatemi hocamızdan gelsin:
"hukuk fakültesini 4 yılda bitiren 4 yıl kaybeder, 5 yılda bitiren 1 yıl kaybeder."
güzel söylemiş. ben de şunu ekliyorum: "hukuk fakültesini 6-7 yılda bitiren hiçbir şey kaybetmez."
hakim, savcı, avukat gibi hukuk mezunlarıyla konuşup mezun olduğunuzda başınıza neler geleceğini gözlerinizle görün, onların tavsiyelerini dinleyerek başınıza gelecekleri göremezsiniz. gözlerinize güvenin. bakın o hakim gününü nasıl geçiriyor, duruşmada nelerle uğraşıyor vs.
mezun olunca yapabileceğiniz işler çeşitli olmakla birlikte (kabzımallığı saymıyorum ama tabii ki avukat, hakim, savcı, noter, böyle gider) bunlardan birini seçmekte yüzde yüz özgür olmayacağınızı da bilin. hayatın birtakım gerçeklikleri var. hakim-savcı olacaksanız sınavı var mesela. avukat olacaksanız bazı yeteneklere sahip olmalısınız, sabırlılık ve mücadelecilik gibi.
diğer taraftan bu mesleklerin getirebileceklerini de öğrenin. hakim maaşı başlangıçta ve sonradan ne kadardır, avukatlar nasıl kazanır, nasıl kazanamaz vs.
mezun olduktan sonraki kısmı bir tarafa, fakültenin kendisini yani sadece eğitim sürecini -diğer bir deyişle yaş fidanın fakülteden odun olarak çıkarılması işlemlerinin bütünü- merak ediyorsanız bu da üniversiteye göre değişmekle birlikte ortak yanları da vardır farklı üniversitelerdeki hukuk fakültelerinin.
birinci sınıf derslerinde tarih, türk dili ve edebiyatı gibi 24 ayar hukuk dersi olmayan dersler olduğu için kolay olduğu fikrine kapılabilirsiniz. hukuk derslerinin de ilk örneklerini burda alacaksınız zaten. hala "aman allahım, ne yaptım ben!" deyip edmund durer miydi neydi şu köprünün üstünde korku dolu bakışı atan kızın resmi gibi koşarak kaçmadıysanız ikinci sınıfa geçersiniz. ikinci sınıftan sonra da dünyanın kaç bucak olduğunu görürsünüz zaten.
bazı dersler zordur. bazı dersler kolaydır ama hocası zordur. avusturya evlilik hukukunda nizasız kazaya örnek veriniz ve anlatınız diye soru sorulan ders aslında medeni usul hukuku dersidir. veya aynı soruda almanya, türk, roma, isviçre hukukları ve doktrinini sorabilen bir hocaysa tetikte olmakta fayda var.
ilk bölümü destür bildiğim bir sözle bitiriyorum, hatemi hocamızdan gelsin:
"hukuk fakültesini 4 yılda bitiren 4 yıl kaybeder, 5 yılda bitiren 1 yıl kaybeder."
güzel söylemiş. ben de şunu ekliyorum: "hukuk fakültesini 6-7 yılda bitiren hiçbir şey kaybetmez."
