FRIHOST • FORUMS • SEARCH • FAQ • TOS • BLOGS • COMPETITIONS
You are invited to Log in or Register a free Frihost Account!


Asgari Ücret Açıklandı





tufansaba
Quote:
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yeni asgari ücretleri açıkladı.
Buna göre 2009'un ilk altı ay için yüzde 4.3, ikinci altı ay için de yüzde 4.1 zam yapılacak.
İlk altı ayda 16 yaşından büyükler için asgari ücret brüt 660 YTL, net 527,13 YTL olarak tespit edildi. İkinci altı ayda ise asgari ücret brüt 693 YTL, net 546,48 YTL olacak.


Kaynak : Habertürk


Çok büyük artış olmuş ülkede açlık sınırının 1600ytl küsür olduğunu düşünürsek Confused asgari ücretle aile geçindirmeye çalışanlar için gerçekten kötü heleki kirada oturuyorsa (büyük olasılık) ve bu kriz döneminde
hekimusta
beklenen bir artış
palavra
bence asil problem asgari ucretin miktarindan cok , askeri ucretle calisan vatandaslarimizin sayisinin coklugu

insanlarimiz kendilerini daha donanimli yetistirip asgari ucrete metbu vasifsiz isci statusunden kurtuldugu zaman asgari ucret problemindende otomatikman kurtuluruz

piyasanin kendi kurallari var

hukumet asgari ucreti ancak bu kurallara gore belirliyebilir
kurallari bosverip asgari ucreti 2000 liraya cikarsa bircok isyeri gelir-gider dengesini saglayamayacagindan iflasin esigine gelir.
cuneytozdemir
Asıl sorun asgari ücretin azlığı değil arkadaşlar.. Türkiye'de şu anda 15 milyon işsiz insan var.. Evet .. Ne yazık ki 15 milyon.. Belki de daha fazla.. Resmi rakam değil diyen arkadaşlara da şimdiden cevap vermek gerekirse, resmi rakamlara göre enflasyonun da düşük gösterildiğini hatırlatırım...

15 milyon işsiz vatandaşımızın yanısıra, en az bir o kadar da sigortasız çalışan var.. Bunlar ne yazık ki Türkiye 'mizin gerçekleri.. Bu gerçeklerle yüzleşmek zorundayız.. Gerçek rakamları masaya getirmeden, kimse "Ekonomik sorunları biliyoruz, çözüm bizde " filan demesin...
Garga
Abi ne bu ya...Millet açlık sınırının katlarca altında offf offf Sad
cavbela
üniversite mezunlarının bile işsiz olduğu bir ülkede insan nasıl kendini geliştirip yüksek maaş alacakki?
1000lerce dolar verip kurslara giderek, sertifikalar alarakmı acaba??
palavra
cavbela wrote:
üniversite mezunlarının bile işsiz olduğu bir ülkede insan nasıl kendini geliştirip yüksek maaş alacakki?
1000lerce dolar verip kurslara giderek, sertifikalar alarakmı acaba??


malesef meselenin buyuk bir kismida universiteler zaten
kaliteli eleman yetismiyor
dogru duzgun bir sistem yok

ve en onemlisi ogrenci arkadaslarimiz yeterince calismiyor
bu da ister istemez isssizligi korukluyor

universitelerin ne ile mesgul oldugunu gosteren guzel bir ornek

Quote:
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Ömer Kuru'nun yaşadıkları 'bu kadar da olmaz' dedirten cinsten. Üniversite yönetimince 'odasındaki koltuğu çalmakla' suçlanan Kuru, aklanmak için 8 yıl uğraşmış.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde bir öğretim üyesinin 8 yıl süren akademik mücadelesi, tam bir kara mizah örneği. 2000 yılında profesör olmaya hak kazanan Ömer Kuru, Aziz Nesin hikâyelerini aratmayacak olaylar yaşamış. Kuru'nun 2 yılı, sadece bir koltuğun varlığını ispat etmeye çalışmakla geçmiş.

Üniversitedeki 'koltuk hikayesi' Ferit Bernay'ın rektör seçilmesinden hemen sonra 2001 yılında başlıyor. O dönem Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı başkanı olan Ömer Kuru, yeni yönetime muhalif görülerek görevden alınır. Kuru, kararın usulsüz olduğunu savunarak idare mahkemesine dava açar. Bu sırada yönetim, yerine başkasını atar ve odasını boşaltmasını ister. Taşınma sırasında tıp fakültesi dekan yardımcısı, hastane başhekim yardımcısı, ayniyat saymanı ve yeni anabilim dalı başkanının eşliğinde bir tespit tutanağı tutulur. Kuru'ya ait eşyalarla üniversiteye ait olanlar ayrılır ve oda boşaltılır. Taşınma, Kuru'nun başına umulmadık işler açar. İlk olarak soruşturma açılır. Gerekçe, odayı boşaltırken büro malzemelerini evine götürmesidir. Rektörlüğe dilekçe yazarak hangi eşyaları zimmetine geçirdiğini sorar. Fakat cevap alamaz. Bir süre sonra soruşturma kurulundan bir fatura gelir. "Ayniyat saymanlığında demirbaşa kayıtlı olan koltuk takımını aldınız ve götürdünüz." denilmektedir. Neye uğradığını şaşıran Kuru, "Bu bahsetmiş olduğunuz koltuk takımı buradadır." diye dilekçe yazar. Bir süre sonra 3 profesörden oluşan heyet inceleme yapar ama sonuç şaşırtıcıdır. Heyet, koltuğun zimmete geçirildiği görüşünde ısrarcıdır.

Ömer Kuru, bunun üzerine 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müracaat eder. O günleri Meclis Araştırma Komisyonu'na ayrıntılı bir şekilde anlatan Kuru, şu ifadeleri kullanıyordu: "Koltuğun orada olduğunu ispat edemiyoruz. Yani koltuk duruyor ama 'hayır, aldın' diyorlar. Sonuçta, size belki inandırıcı gelmeyebilir ama asliye hukuk mahkemesine müracaat ettim. Dedim ki: Burada bir koltuk var. Ben bunu soruşturma kuruluna gösteremiyorum. Geliyorlar, gidiyorlar koltuğun bir türlü orada olduğunu tespit edemiyorlar." 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, odada bir tespit yapar. "Evet, koltuk burada durmaktadır, herhangi bir yere taşınmamıştır." diye tutanak tutulur. Fotoğraflar çekilir, mühürlenir ve bu şekilde dosya hazırlanır.

Tam 'kurtuldum' derken Kuru'ya YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'ndan bir telefon gelir: "Sizin için kamu görevinden ihraç cezası talep ediliyor. Hiç gelip dosyanıza bakmıyorsunuz. Kurulumuz mevzuyu görüşecek." Üniversite yönetimi, koltuk yüzünden Kuru'nun memuriyetten uzaklaştırılmasını talep etmektedir. Kuru, son telefonla birlikte iyice bunalıma girer. Çaresiz, mahkemenin hazırladığı dosya ile YÖK'e gider ve ifade verir. Dönemin dekan yardımcısı da onun lehine ifade verir. Sonuçta Yüksek Disiplin Kurulu, 26 Haziran 2002'de üniversitenin önerdiği cezanın reddine oybirliğiyle karar verir.

Doçent, bu kararla derin bir nefes alsa bile aslında gerçek hiç de öyle değildir. Bu kez de savcılıktan yazı gelir. Üniversite, aynı zamanda başsavcılığa ihbarda bulunmuştur. Başsavcılık inceleme yaptıktan sonra görevsizlik kararı verir. Üniversite yönetimi ise dosyayı ceza soruşturmasına dönüştürür. YÖK'ün reddettiği suçtan dolayı ceza soruşturması yapılır. Kuru, soruşturmanın muhakkiki olan dönemin fen fakültesinin dekanına YÖK kararını göstermesine rağmen lüzum-u muhakeme kararı verilir. Yani mahkemede yargılanmasının önü açılır. Asliye ceza mahkemesinde dava açılır. Yargılanır ve beraat eder. Daha önce anabilim dalı başkanlığından alınır alınmaz idare mahkemesinde açtığı davayı da kazanmıştır. Böylece görevine geri dönmeye hak kazanır. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Kayhan Özkan, kendisini göreve yeniden atar. Ancak bu kez de dekan hakkında soruşturma başlatılır. Kuru'nun macerası da orada sona ermez. Geriye dönük olarak hakkında birçok soruşturma açılır. 2000 yılında hak kazandığı profesörlük kadrosuna da atanmaz. Ta ki Bernay gidinceye kadar. 2008 yılında yaşanan rektörlük değişiminin ardından, 8 yıl sonra profesör olabilir Kuru. Şimdilerde o günleri hiç hatırlamak bile istemiyor. "Size dışarıdan Aziz Nesin hikâyesi gibi gelebilir. Komik de görünüyordur. Ama benim için hiç de öyle değildi. Bire bir yaşadım ben o günleri." diyor.

Yolsuzluk ve kadrolaşma iddialarının eksik olmadığı Ferit Bernay dönemi, öğretim üyeleri açısından tam bir 'cadı avı'na dönüşmüştü. Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporuna göre, yaşanan trajikomik olayların temelinde, eski rektör Ferit Bernay'ın üniversiteyi 'misyon adamları'yla doldurma isteği vardı. Eski rektör, "Buraya irticai ve bölücü kadroları sokmuyoruz. Çağdaş ve Atatürkçü bilim adamlarıyla çalışmayı tercih ediyoruz. Eğer, bu kadrolaşmaksa evet ben kadrolaşma yapıyorum." demişti.
cavbela
Quote:
bu da ister istemez isssizligi korukluyor
ordada bi istihdam fazlası varsa bunu dolduracak kalitede herzaman işçi bulunabilir,
bugun binlerce eğitim fakültesi mezunu işsiz var, acaba bunlar çok kalitesiz olduğu içinmi kadro açılmıyor...
palavra
cavbela wrote:
Quote:
bu da ister istemez isssizligi korukluyor
ordada bi istihdam fazlası varsa bunu dolduracak kalitede herzaman işçi bulunabilir,
bugun binlerce eğitim fakültesi mezunu işsiz var, acaba bunlar çok kalitesiz olduğu içinmi kadro açılmıyor...


egitim mezunlari mevzusunu bende anlayamadim sahsen
bir suru sinifta 50-60 ogrenci egitim gormeye calisirken nicin daha fazla okul yapilip daha fazla ogretmen kadrosu acilmadigini cidden merak ediyorum

ama sunu da unutmamak lazim
egitim mezunusunuz diye sadece devlet okullarinda is aramak gerekmiyor

ozel dersten , dershaneden, ozel okula kadar bir suru alternatif var

kendine guvenen ve kendisini iyi yetistirmis 5-6 kisilik bir kadro cok guzel bir universite hazirlik dershanesi acabilirler
locoom
A cane non magno saepe tenetur aper (*)... diyorum ve ekliyorum
Beneficium accipere libertatem est vendere (*)..... veeee son olarak daaaa
Quis custodiet ipsos custodies.(*)..???


-------------------------------------------------------------------------------------------------
*Yabandomuzu hep kendinden küçük köpeklere yem olur.
*Yapılan bir lütfu kabul etmek özgürlüğünü satmaktır.
*Yargıçları kim yargılayacak?
sukufe07
herzamankı fiili artıslar kızmamak lazım alıstırdılar mılletı bole olur tabıWink
locoom
daha fazla latince soz bilsem yazcam da yok Very Happy
Related topics
Kullanım Şartları
İstanbul Forumu
Opera artık ücretsiz
Aylık ADSL kullanım miktarınız nedir?
Frihostta Yeni Bir Dönem
ÖSS Sınav Yerleri
Siyanur Webtop 1.1
Gmail cepte ?
Öss açıklanıyor
.biz Domain!
En pahali pasaport Türkiye'de
Markum
Seçim Yaklaşıyo oyları kim toplar sizce??
Windows 8'in Kopyala/Yapıştır ekranı açıklandı!
Reply to topic    Frihost Forum Index -> Language Forums -> Turkish

FRIHOST HOME | FAQ | TOS | ABOUT US | CONTACT US | SITE MAP
© 2005-2011 Frihost, forums powered by phpBB.